Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan 10marifet.org'da: "Derya baykal"

sinepil.org

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

Aranan terim: yazık

Yorumlarda da aramayı ihmâl etme.
  
aramanızın hem armut hem de armutlu kelimelerini içermesi için armut* arayabilirsiniz

29 adet sonuç bulundu

 
tuttum

warlamb | 30 Haziran 2010 17:00 | 0 yorum var

Uzaktaki Köprü

\

Yıllar evvel pazar sabahları, Voltran'ın hemen ardından yayına giren western ve savaş filmlerinin en heyecanlılarından birisi "A Bridge Too Far". 6 Haziran 1944'ün ardından başlayan müttefik ilerleyişi, ne yazık ki ikmal yollarının uzaması neticesinde duraklamıştır. Bu durumda savaşı daha kısa sürede bitirebilmek ve Almanya'yı işgal edebilmek için, çılgınca denebilecek bir manevrayla "Pazar Yeri Operasyonu" (Operation: Market Garden) başlatılır.
Plan gereği 35.000 müttefik paraşütçüsü, Alman hatlarının gerisine, Hollanda'ya indirilecek; bu birlikler köprübaşlarını tutacak ve zırhlı mekanize birliklerinin geçişine imkan tanıyacaktır. Ancak yanlış zamanlama, gelen istihbaratların iyi değerlendirilmemesi, beklenenden üstün Alman mukavemeti ve en önemlisi müttefik generallerinin başarıdan en fazla nemayı alma gayretleri neticesinde operasyon hayal kırıklığı yaratır. Arnhem Köprüsü sonunda ele geçirilir, ancak müttefiklerin verdiği kayıplar inanılmaz boyuttadır.
Film inanılmaz oyuncu kadrosu (Gene Hackman, James Caan, Sean Connery, Anthony Hopkins, Michael Caine...) ile dönemin yıldızlar geçidi gibidir. Aynı zamanda yönetmen Richard Attenborough; kostüm, mekan, techizat vb konularda hiç taviz vermemiş, dönemin atmosferini en iyi şekliyle izleyiciye yansıtmıştır.
Savaş filmleri içerisinde gerek konusu, gerekse de oyuncu performansı açısından incelendiğinde çok önemli bir yeri olan bu film mutlaka izlenmesi gerekenler listenizde yer almalıdır.
Spacer
Spacer

Etiketler: , , , , , , , , , , ,

tuttum

exorientelux | 15 Ocak 2010 12:34 | 2 yorum var

Karamazovi

\

Dostoyevski denince akan suları durduranlardansanız, size izlerken mest olacağınız bir filmden bahsetmek istiyorum, Karamazovi.

2008 yılı Çek yapımı, Petr Zelenka'nın yönettiği Karamazovi adlı film, bir tiyatro grubunun, Dostoyevski'nin Karamazov Kardeşler adlı romanının tiyatro uyarlamasının provalarını yaptıkları bir günü anlatmakta. Bahsini ettiğim tiyatro grubu Polonya'da bir festivalde oynamak üzere davet edilir. Festivalin özelliği oyunun sahnede değil bir fabrikada oynanacak olmasıdır. Böylelikle seyirciyle oyun ve oyuncuların iyice bütünleşmesi amaçlanmıştır.Oyuncular fabrikanın kullanılmayan bir bölümünde provaya başlarlar. Böylelikle biz eşşiz bir romanın usta oyuncuların elinde canlanmasını keyifle izlemeye başlarız. Prova ilerledikçe orada çalışan güvenlik görevlisiyle oyun arasında gizemli bir örtüşmenin de yaşandığına şahit oluruz.

Spacer
Spacer

Etiketler: , , , , ,

tuttum

alploganer | 07 Haziran 2010 14:30 | 1 yorum var

The Time Traveler's Wife

\

Henry zamanda yolculuk yapma yeteneğine sahip biridir. Sık sık geçmişe yaptığı yolculuklarla ileride evleneceği kız olan Clare ile çok erken tanışır. Çünkü Clare 8 yaşındadır henüz. Clare ile daha sonra karşılaştığında ise ikisi de genç ve serpilmiştir artık. Köklü bir sevgiye sahip çift bir süre sonra evlenir. Fakat Henry’nin zaman yolculukları durmak bilmez. Henry’nin her yolcuğunda Clare biraz daha yalnızlaşır. Yalnızlığı katlanılmaz seviyeye gelen Clare, bu hastalığın (bunu hastalık olarak değerlendirmektedir) çarelerini aramaya başlar ve Dr. Kendrick'i bulur. Ne yazık ki o da Henry’nin derdine derman olamaz. Umutları tamamen tükenen Clare bu arada hamile olduğunu öğrenir ve doğuracağı çocuğun geleceğinden endişe etmeye başlar. Yalnızlığıyla Clare’i de yalnızlaştıran Henry de çocuğunun böyle bir hayat sürmesini istemez. Bütün bu olanlar Henry ve Clare’ı biraz daha birbirinden uzaklaştırmış ve biraz daha kendi yalnızlıklarına gömülmelerine neden olmuştur.

Spacer
Spacer

Etiketler: , , , , , ,

tuttum

firedup | 30 Eylül 2010 12:32 | 3 yorum var

Şans Kapıyı Kırınca (2005)

Şans Kapıyı Kırınca
Şans Kapıyı Kırınca

Yönetmen ve Senaryo: Tayfun Güneyer
Gösterim Yılı: 2005
Tür: Komedi

Tayfun Güneyer'in ilk sinema filmi olan Şans Kapıyı Kırınca 2005 yılında Küba'da çekilmiş. Başrollerde Ferhan Şensoy ve Asuman Dabak yer alıyor.

Filmin kısaca konusu ise şöyle: Aile babası Kuddusi (Ferhan Şensoy) "Şans Kapıyı Kırınca" adlı yarışmaya katılınca büyük ödülü alabilmek için yiyeceklerin kalorilerini ezberlemesi gerekiyor. Fakat bir patatesin kalorisini hatırlayamaması üzerine aldıkları teselli ödülü ile film başlar. Teselli ödülü olarak ise daha önce adını hiç duymadıkları, haritada yer almayan Barbunya Adası'na giden ailenin başına türlü olaylar gelir.

Şans Kapıyı Kırınca
Şans Kapıyı Kırınca

Kurgusu, türk ailesine olan benzerlikler ve esprilerin kalitesi ile gönülleri fetheden film ne yazık ki sinema sitelerinde yeterli puanı alamamış:
IMDB'de 5,8 puan
Beyazperde.com'da 6,7 puan
Sinemalar.com'da 6.6 puan ve
Sinematurk.com'da 7,82 puan almış.

Spacer
Spacer

Etiketler: , , , , , , , , , , ,

tuttum

queennothing | 15 Kasım 2010 10:19 | 0 yorum var

Love in the Afternoon (1957)

\
6 Oscar Ödüllü yönetmen Billy Wilder'in yönetmenliğini yaptığı sinema filmi "Love In The Afternoon" (Öğleden Sonra Aşk), 1957 senesinde (ülkemizde 1959) vizyona girdi. Filmde Amerikan aktör Gary Cooper ve Belçikalı aktris Audrey Hepburn başrolleri paylaşıyor.
Claude Chavasse, eşini aldatan eşler, birbirlerini dolandıran kardeşler, mirasyediler veyahut salt kimlik belirlemek için para karşılığı hafiyelik yapan bir adamdır. Claude'nin kızı Ariane ise, henüz gençlik çağlarını yaşamakta olan, aklı beş karış havada, aşka hevesli ve hayata karşı pek meraklı bir kızdır. Çello eğitimi alan genç Ariane, bir akşamüstü babasına gelen müşterinin sözlerine kulak misafiri olur ve genç kız, kendini hayatını kurtardığı çapkın bir milyarderin kollarında, hem de sırılsıklam aşık bulur.

Spacer
Spacer

Etiketler: , , , , , , , , , ,

tuttum

queennothing | 15 Aralık 2010 17:35 | 0 yorum var

Kekilli'den anne-oğul dramı; Die Fremde (2010)

\
Aktris Feo Aladag'ın ilk yönetmenlik deneyimi olan Türk-Alman ortak yapımı "Die Fremde" (When We Leave/ Ayrılık), 2010 senesinde vizyona girdi. Berlin ve İstanbul'da çekilen film, çeşitli film festivallerinde 20'ye yakın ödül kazanırken, Oscar Ödülleri'nde En İyi Yabancı Film Oscar'ına aday adayı oldu. Filmde Sibel Kekilli, Nizam Schiller, Derya Alabrora, Settar Tanrıöğen, Tamer Yiğit, Almila Bağrıaçık, Florian Lukas, Serhad Can, Nursel Köse ve Ufuk Bayraktar rol alıyor.

Berlin'de yaşayan Umay, evlenir ve kocasıyla birlikte İstanbul'a yerleşir. Mutsuz bir birliktelik yaşayan genç kadın, gördüğü şiddete dayanamaz ve oğlu Cem'i de yanına alarak tekrar ailesinin yanına, Berlin'e döner. Kocasını terkederek yeni hayat umuduyla babaevine dönen Umay ne yazık ki hayal kırıklığına uğrayacak, başta ailesi olmak üzere yakın çevresi tarafından 'namus' gerekçesiyle kocasına geri dönmesi için baskı görecektir.

Spacer
Spacer

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , ,

tuttum

queennothing | 02 Mart 2010 14:19 | 0 yorum var

Grey Gardens (2009)

\
1917 - 2002 tarihleri arasında yaşamış olan Edith Bouvier Beale'nin hayat hikayesini anlatan TV filmi "Grey Gardens", 2009 senesinde HBO'da yayımlandı. İki dalda Altın Küre Ödülü kazanan filmde Amerikan aktris Drew Barrymore, iki Oscar Ödüllü aktris Jessica Lange, Jeanne Tripplehorn, Arye Gross, Justin Louis, Daniel Baldwin, Louis Grise, Joshua Peace rol alıyor. 1975 senesinde çekilen "Grey Gardens" adlı belgeselin çekim zamanını, öncesi ve sonrasını; anne - kız Edith'in (her ikisinin de adı Edith idi) yaşamlarını anlatan film, Emmy Ödüllü sinemacı Michael Sucsy tarafından yönetildi.

Başarılı bir şarkıcı olan Edith, ne yazık ki artık yaşı başı geçmiş bir kadın olarak görülmektedir ve önce kocası, sonra kızı tarafından yalnız bırakılınca, hayata dair pek çok gerçeği fark etse de, kendini savunmaya devam edecektir. Kızı Eddie ise New Yrok'a gidip aktris olabilmek için uğraşırken, evli bir adamla ilişki yaşamaya başlar. Annesinin de tecrübeleri üzerine genç Eddie, kırıcı bir şekilde terk edilir ve tekrar annesinin yanına, kasabaya döner. Aktris olma hayalinden vazgeçen genç kadın, annesinin hastalanmasıyla nerdeyse tüm hayatından vazgeçecektir.

Spacer
Spacer

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , ,

tuttum

xenith | 12 Eylül 2010 11:54 | 3 yorum var

Je vais bien, ne t'en fais pas (Don't worry, I'm fine)

\
yurtdışı seyahatinden dönen elise, nam-ı diğer lili, tatilden döndüğünde ikiz erkek kardeşinin babasıyla tartıştığını ve evi terk ettiğini öğrenir. ailesine bunun nedenini sorduğunda gelişi güzel cevaplar alan lili durumdan şüphelenmeye başlar. Zaman geçtikçe kardeşinden hiçbir haber alamayan lili, en kötü ihtimalleri düşünerek iyice paniğe kapılır ve depresyona girer. Çaresizce kardeşinden bir haber bekleyen lili okula gitmemeye başlar ve yemeden içmeden kesilir. Kızlarının halinden endişe duyan ebeveynleri kendisini son çare olarak isteksizce yatılı olarak hastaneye kaldırır. Günden güne dahada kötüleşen lili delicesine loic'den bir haber almak için beklerken sonunda kardeşinden kendisine bir mektup gelir, mektupta kardeşi kendisini daha önce haberdar etmediği için lili'den özür diler. Eve dönmeyeceğini, zamanını sürekli gezerek geçirdiğini ve aksi babasından kurtulduğu için çok mutlu olduğunu yazmaktadır. Lili gelen mektuba rağmen kardeşi loïc'ı görme dürtüsünü bastıramaz.
\

yazarOlivier Adam'ın aynı isimli romanından sinemaya uyarlanmasının yanında anlatımı da aynı bir kitap gidişatı tadındadır. Hiç sıkmayan temposuyla bir oturuşta bitirilecek kitap hissi veriyor. 2006 yapımlı bu fransız filminin yönetmeni ve hikayeyi sinemaya uyarlıyan isim philippe lioret 'dir. Pek çok otoriteye göre kendisinin çevirdiği en başarılı filmdir.

Spacer
Spacer

Etiketler: , , , , , , , ,

tuttum

Bandista | 08 Şubat 2010 11:52 | 10 yorum var

Avatar Neden Oscar'a Koşuyor?

Avatar Film Posteri
Avatar Film Posteri

Teknolojiyi yakalamış bir film olmasının etkisi önemlidir fakat Avatar'a yoğun ilginin en temel nedeni büyük bir mesaj içermesi görünüyor. James Cameron'un yönettiği film gösterime girdiğinden 17 gün sonra 1 milyar dolar gişe geliri elde etmiş. Yaşadığımız bu kriz döneminde sinemaya olan ilginin bu derecede olması sevindirici.
Avatar her ne kadar bir uzay veya fantastik dünyaları anlatan bir film olsa da izledikten sonra ne kadar da insanlığa ait, “bize” ait bir hikaye olduğunu düşündürtüyor. Sonunda tamamen haksızlığa uğrayan insanlar kazanıyor. Bu açıdan da aslında umut vaat ediyor, gülümseterek bitiriyor filmin sonunu. İyiler kazanıyor. Kötüler her durumda kazanmış olmuyor yani. Filmin kahramanı Jake büyük bir insanlık dersi veriyor. Çok büyük eziyetler altındaki insanlar için, kendi canını bile ortaya koyarak büyük mücadeleler verileceğini gösteriyor. Belki de Oscar’lık olmasının en önemli nedeni budur.
Avatar 2005 yılında yayınlanan bir dizinin adı. Asya etkileri taşıyan dövüş sanatları ve elementler etrafında dönen “Avatar Aaang “ ve arkadaşlarının dünyayı acımasız ateş kralından kurtarmak için çıktıkları macerayı anlatır. Avatar: Aang’ın Efsanesi. Wikipedia’da Avatar ile ilgili bu bilgileri bulabiliyorsunuz. Sinema filmi 2009’da James Cameron tarafından çekilen Avatar bir aksiyon dizisi olarak 2005 yılında televizyonlarda gösterilmiş. Senaristliğini de James Cameron’un yaptığı Avatar filminin ismini aslında nereden aldığını net olarak anlatabileceğimiz bir bilgi kaynağı yok fakat insanları Pandora gezegenin de yaşayan halkın görüntüsüne ve yapısına çeviren, 2154 yılının teknolojisinin yönlendirilmesi ile yaşatan bir program. Bu program sayesinde dünyalı olanlar Pandora gezenin halkına dönüşerek bambaşka gezenin bambaşka varlığına dönüşebiliyor.

Spacer
Spacer

Etiketler: , , , , , , , , , , , , ,

tuttum

inception | 04 Ekim 2010 09:42 | 4 yorum var

Kavşak (2010)

\

Selim Demirdelen'in ilk işi olan Kavşak, yönetmenliği, oyunculuğu, kurgusu ve müzikleriyle önplana çıkan bir iş. Demirdelen'i Anlat İstanbul'dan tanıyoruz. Ayrıca reklam ve klip yönetmenliklerini de üstlenen birisi. İlk önemli işi Kavşak'la umut vaadettiğini gösteriyor. Filmin başrollerinde Güven Kıraç, Sezin Akbaşoğulları, Umut Kurt mevcut. Hikaye de daha çok Kıraç'ın canlandırdığı Güven karakteri üzerine kurulmuş durumda.

Kavşak, 80'ler ve öncesinde (biraz da 90'larda) sıkça kullanılan "kesişen hayatlara" sırtını dayıyor. Bu yüzden olacak, finalde ağızda Innaritu tadı bırakıyor. Bilindiği gibi Innaritu'nun popülerleşmesini sağlayan yapımlar (Babel, Amores Perros, 21 Grams) hep bu "kesişen hayatlar" temasıyla ön plana çıkmışlardı. Ama ne yazık ki Kavşak, Innaritu'nun yapımları kadar başarılı değil. Gene de kendince temayı iyi yansıtmış Demirdelen perdeye.

Umut Kurt, f,lmdeki performansıyla ödül aldı
Umut Kurt, filmdeki performansıyla ödül aldı

Selim Demirdelen filmin her mevkiisinde rol sahibi. Filmin kurgusunu, müziklerini, yönetmenliğini ve senaristliğini tek başına üstlenmiş durumda. Bunlardan müzik, kurgu ve yönetmenlik olarak başarılı olsa da filmin temel taşı konumundaki senaryoda sınıfta kalmasa da ortalama bir iş çıkartmış. Öncelikle eldeki hikaye, bir sinema filmi için çok fazla materyal (materyalden kasıt olay-aksiyon-çatışma) içermiyor.

\

Spacer
Spacer

Etiketler: , , , , , , , , , , , ,

1 2 3 Sonraki

arama

bu site

Bu site pillinetwork'ün bir parçasıdır.

coktutulan

Kategoriler

network siteleri