Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan 22dakika.org'da: "giden dizilerim oldu!"

sinepil.org

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

Etiket:

 
tuttum

queennothing | 11 Ağustos 2010 10:23 | 0 yorum var

Erden Kıral'dan Haliç Belgeseli

\

"Hakkari'de Bir Mevsim", "Vicdan", "Bereketli Topraklar Üzerinde" gibi başarılı filmlerin yönetmenliğini yapmış olan 1942, İstanbul doğumlu sinemacı Erden Kıral, Haliç'in belgeselini çekti. "Haliç - AAltın Boynuz" adını verdiği 75 dakikalık belgesel filmin ilk gösterimi, dün, 10 Ağustos Salı akşamı Beyoğlu'ndaki Bir Nokta'da yapıldı.
Doğma büyüme Balatlı olan Yunan asıllı bir adamın seneler sonra Konstantinopol; İstanbul'a dönüşüyle başlayan film, Atinalı adamın İstanbul'a olan aşkını şiirsel bir dille, mektup yoluyla anlatıyor.
Bir 2010 Avrupa Kültür Başkenti projesi olan film, internet ortamı, festivaller ve televizyon kanallaarından izlenebilecek.

Spacer
Spacer

Etiketler: , , , , , , ,

tuttum

queennothing | 10 Ağustos 2010 17:37 | 0 yorum var

J. D. Salinger'in hayatı belgesel oluyor

\
1919 senesinde Manhattan, Amerika'da dünyaya gelen Jerome David Salinger, 1951 senesinde yazmış olduğu "Çavdar Tarlasında Çocuklar" ile bugün hala 'En Çok Satanlar' listesinde yer almaktadır. "9 Hikaye" ve "Franny and Zooey" ile de edebiyat dünyasına kendini kanıtlamış olan Salinger, 27 Ocak 2010 tarihinde hayatını kaybetmişti. Günlerce dünya basınından düşmeyen bu acı haberde, Salinger'in senelerdir gözden ırak yaşaması, fazla fotoğrafının olmaması ve röportaj vermemesinin de etkisi var elbet ve 91 yaşındaki edebiyatçının yaşadığı 'kendi dünyası' da, gerek edebiyat severler, gerekse meraklı bir kesimin ilgi odağı oldu ve ne tesadüftür ki, 38 yaşındaki yönetmen Shane Salerno, 6 senedir uğraştığı Salinger belgeselini tamamladı. "Salinger" adını taşıyan belgesel film, ülkemizde vizyona girer mi bilinmez ama velakin kendine ait bir hayat yaşamaya çalışan Salinger hakkında sorulan yüzlerce soruya cevap olacağı kesin.
Spacer
Spacer

Etiketler: , , , , , , ,

tuttum

gorcun | 29 Temmuz 2010 17:11 | 0 yorum var

Nuit et brouillard (Gece ve Sis) (1955)

\

"Nuit et brouillard", 1955 yılında çekilmiş 30 dakikalık kısa belgesel filminin orijinal adı. Türkçe'de Gece ve Sis anlamına gelmektedir. Filme adını veren bu kelimeler de Almanların II. Dünya Savaşında direnişçilere karşı uyguladıkları operasyonın adından geliyor. "Nacht und Nebel" adını verdikleri operasyonda gece yarısı evlerinden alınan Nazi karşıtları sorgulanmak üzere toplama kamplarına gönderiliyorlardı. Daha sonra bu kavram Nazilerin toplu yok etme planlarının bir simgesine dönüştü.

"Nuit et brouillard" , Fransız yönetmen Alain Resnais tarafından yönetilmiş çarpıcı ve şok edici görüntülerle dolu II. Dünya Savaşında gerçekleştirilen soykırımın adeta canlı bir kanıtı. Toplama kamplarından kurtulmuş olan yazar Jean Cayrol ve besteci Hanns Eisler'in de yapım ekibinde bulunması belgeseli daha da etkili kılan unsurlar arasında. Belgeselde renkli çekilmiş Auschwitz ve Majdanek'te bulunan toplama kamplarındaki görüntülerin yanı sıra arşivden alınmış siyah-beyaz video ve fotoğraflarda mevcut.

Spacer
Spacer

Etiketler: , , , , , , , , , , , ,

tuttum

queennothing | 18 Haziran 2010 10:09 | 2 yorum var

Documentarist - İstanbul Belgesel Günleri

\
Belgesel sinemanın önemi ve değeri üzerine ülkemizde gerçekleşen oldukça geniş içerikli bir etkinlik olan Documentarist İstanbul Belgesel Günleri, bu sene üçüncü yaşını kutluyor. Dünyadan; otuz beş farklı ülkeden, yüz yirmi belgeseli bünyesinde toplayan etkinlik, 22 ile 27 Haziran tarihleri arasında İstanbul'da gerçekleşecek. Ek olarak, Documentarist'te "Yeni Yetenek Ödülü" diye adlandırılan bir de yarışma olacak. Yeni nesil belgesel yönetmenlerini teşvik ve keşif amacıyla düzenlenen bu yarışma 1000 Euro gibi bir ödül vaat etmekte.

4 TL gibi düşük bir ücretle İstanbullu belgesel sinema severlerin katılabileceği etkinliğin programına buradan; gösterimi yapılacak filmlerin listesine de buradan ulaşabilirsiniz.

Spacer
Spacer

Etiketler: , , , , , , ,

tuttum

nazokiraze | 02 Nisan 2010 09:54 | 4 yorum var

yasaklı film Faces Of Death

Belgesel tadındaki Faces of Death 1978 yılı yapımı bir yapımdır. İlkinin fazla ses getirmesinden ve 46 ülkede yasaklanmasından sonra devamı da (5 bölüm daha) çekilen bu filmdeki otopsi, kürtaj, intihar ve benzeri şiddet içeren sahneler yıllar sonra yarısına yakınının gerçek olmadığı öğrenilince esrarangiz havasını kaybetmiştir. (Bu açıklamayı yönetmen John Alan Schwartz ve makyaj uzmanı Allan A. Apone yaptı) Yine de o döneme göre yarıdan fazlasının gerçek olması bile insanı ürpertmekte belki de açıklamalar doğru değildir. sahnelerin bazıları polis kameralarından, eski gerçek kayıtlardan, savaş belgesellerinden, doktor, acil müdahele çekimlerinden toparlanmış.

\

21 yaş sınırına rağmen pek çok yerde yasaklanmış olan bu yapım insanların ölümle yüzyüze gelmesini amaçlıyor. (bilgi)

Spacer
Spacer

Etiketler: , , , , , ,

tuttum

ashg | 03 Mart 2010 13:40 | 5 yorum var

İSTANBUL - Meeting of Souls (2009)

\
Türkiye ile Almanya arasındaki birçok Avrupa ülkesinden çok daha eskiye dayanan ve yadsınamayacak kadar güçlü bir işbirliği var. Ne de olsa “Alman yenilince biz de yenik sayıldık” daha ilkokul sıralarında Birinci Dünya Savaşı’nın naif bir sunumunu yapan tarih derslerindeki sonuç buydu. Almanya’nın İkinci Dünya Savaşı’ndan büyük bir yenilgi ile çıkması ülkenin demografik yapısını olumsuz yönde etkilemişti. Almanya genç nüfusunun büyük bir kısmını bu savaşta kaybetmişti. 60’lı yılların başında Almanya’nın gerçekleştirdiği Türk işçi alımı iki toplum arasındaki ilişkiler için yeni bir çığır açmıştı. Almanya’ya göç eden aileler bugün aralarında İsmail YK’dan Fatih Akın’a kadar ilginç bir kültürel çeşitlilik içeren kuşaklar ortaya çıkmasını sağladılar. Zaman zaman ırkçı eylemlerin hedefi olan Türkler bugün Alman siyasetinde söz sahibi oldular. İki toplumun birbirine bakışı zaman içinde olgunlaştı ve yeniden şekillendi. “İSTANBUL - Meeting of Souls” belgeseli bu değişen bakış açısının belki de son ürünü. Augsburg’lu bir genç olan (henüz 23 yaşında) Michael Hehl’in yönettiği belgesel oldukça yalın ve oryantalist olmayan bir bakış açısı ile İstanbul’u farklı bir bakış açısı ile ele alıyor. Belgesel büyük bir ihtimalle ülkemizde gösterime girmeyecek. Ama yönetmen katıldığı festivaller ve gerçekleştirdiği özel gösterimlerle filmini daha çok seyirciye ulaştırmayı planlıyor. Michael Hehl ile kendisi ve belgeseli üzerine konuştuk.
Michael Hehl
Michael Hehl

Seni yönetmen olmaya iten neydi?

Film, çocukluk yıllarımdan bu yana ilgimi çeken bir konu olmuştur. Yani bu benim için bir bakıma hareketli resimlere olan sevgi, öteki bakıma resimlerle insanları heyecana sürükleyecek bir öykü yaratmaya provoke edilmek. Birde çekilmiş olan resimlerin sonuçta uyumsuz olmaları korkusuna karşı süregelen mücadele eklenebilir. Film çekmek, yaşamı bir parabol olarak eklemeye benzer. Benim için iyi bir film, iyi bir rock müzik parçasına benzer: parçanın akortları birbirine öylesine uymalı ki, dinleyicinin duygusal seviyesine inilebilinsin. Film çekiminde ise öykü, resimler ve özellikle oyuncuların sergilediği oyun birbirlerine öylesine uymalılar ki, seyirci etkilensin. Beni filme bağlayan en önemli nokta da, oyuncularla beraber çalışmak, çünkü onlar filmin kalbini oluşturuyorlar ve seyircilerin onların aksiyon ve gösterilerine inanabilmeleri gerekiyor. Bütün bunları oluşturmak ve ortak bir çalışma haline getirmek beni her defasında tekrar heyecanlandırıyor.

Spacer
Spacer

Etiketler: , , , , ,

tuttum

queennothing | 26 Ocak 2010 11:54 | 0 yorum var

Belgesel Film Gösterimleri

\
Türkiye'nin Belgesel Sinemacılar Birliği (BSB), İstanbullu belgesel sinemaseverleri her Cumartesi günü gerçekleşecek olan belgesel film gösterim seanslarına davet ediyor. Her Cumartesi günü, saat 14:00'da Beyoğlu'ndaki şubesinde gerçekleşecek olan etkinlik dizisi, Türk sinemaseverleri için ücretsiz. Belgesel sinemayı tanıtmayı ve geliştirmeyi amaç edinen birlik, gösterim bittikten sonra izleyicilerle sinema ve belgesel sinema hakkında samimi bir söyleşi ortamı da yaratmayı planlıyor.
Spacer
Spacer

Etiketler: , , , , , , ,

tuttum

gorcun | 22 Ocak 2010 14:49 | 0 yorum var

Kültürlerin çatışması ve bir anti-kahraman ''Borat''

Amerika for Kazakhistan
Amerika for Kazakhistan

Tam adı Borat Sagdiyev olan karakterin yaratıcısı İngiliz komedyen Sacha Baron Cohen'in kendi programı ''Da Ali G Show''da ortaya çıkardığı tiplemelerden biridir. (Diğerleri için Ali G ve Brüno ) Kazakistanlı bir gazeteci ve muhabir olan Borat , kendi ülkesinden yola çıkarak yaptığı röportajlar ve gezilerle gerçek insanların gerçek tepkilerini bu kurmaca karakter üzerinden görmemizi sağlıyor. Doğumundan, yaşamına, ailesinden, kültürüne kadar birçok şeyi öğrenebildiğimiz karakterin filmindeyse, Borat'ın Amerika'ya yaptığı yolculukta bu yabancı kültüre karşı tamamen saf ve alışılmışın dışında bir gözle bakmamızı sağlıyor. Amerika bir nevi evrensel popüler kültürün yansıması olduğundan bu yolculuk tüm dünyayı ilgilendirecek, düşündürecek ve eğlendirecek bir kurmaca belgesele dönüşüyor.

2005 yılında çekilen filmin yönetmeni ise başta ''Seinfeld'' gibi bir efsane olmak üzere bir çok dizi ve şov programında parmağı bulunan Larry Charles. Tam ismi ''Borat: Cultural Learnings of America for Make Benefit Glorious Nation of Kazakhstan'' (Borat: Şanlı Kazakistan Ulusu Yararına Amerika'nın Kültürel Öğretileri) olan belgesel ironik adından anlışılacağı üzere baştan sona Amerikan (Batı) kültürünü eleştiren bir yapıda seyrediyor.

Spacer
Spacer

Etiketler: , , , , , , , , , , , ,

tuttum

gorcun | 07 Ocak 2010 12:13 | 2 yorum var

İstanbul Hatırası: Köprüyü Geçmek (Crossing the Bridge: The Sound of Istanbul)

İstanbul Hatırası: Köprüyü Geçmek
İstanbul Hatırası: Köprüyü Geçmek
Son filmi ''Soul Kitchen''la gündemde olan başarılı Türk asıllı Alman yönetmen Fatih Akın'ın senaryosunu yazdığı ve yönetmenliğini yaptığı belgesel ''İstanbul Hatırası: Köprüyü Geçmek'' (Crossing the Bridge: The Sound of Istanbul) 2005 yılında çekilmiş. Einstürzende Neubauten grubunda bas gitarist olan Alman müzisyen Alexander Hacke'nin gezileri ve röportajlarıyla izlediğimiz belgesel İstanbul'un gösterişli spotlarından uzaklarda kalmış mekanlarındaki müzisyenlerden, Türk müziğinin popüler kültüründe yer etmiş başarılı müzisyenlere kadar bir çok insanı ve mekanı müzikle birleştirerek İstanbul'daki değişik yaşam ve kültürleri göz önüne seriyor.
Siyasiyabend
Siyasiyabend
1.5 saatlik bir belgesel olmasına rağmen bu birbirinden özel anların filme çekilmesi toplam 150 saati bulmuş. Fatih Akın görüntülerin üzerinde 7 ay gibi bir zaman daha çalışarak yapımı izlediğimiz son haline getirmiş. Alexander Hacke, Akın'ın ''Duvara Karşı'' filmi için de müzik yapmış. Belgeselde kullandığı kayıt sistemi ise ''mucize mikrofon'' adını verdiği ve her yerde profesyonel kayıt yapılmasını sağlayan ''sokak kaydı'' sistemi. Hacke, Beyoğlu'ndaki Büyük Londra Oteli'ne yerleştikten sonra yolculuğuna buradan başlıyor.

Spacer
Spacer

Etiketler: , , , , , , , , , , ,

tuttum

widfara | 06 Ocak 2010 16:08 | 0 yorum var

İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Sinema, Belgesel, Animasyon Projesi

İstanbul Avrupa Kültür Başkenti 2010
İstanbul Avrupa Kültür Başkenti 2010
İstabul 2010 yılında Avrupa Kültür Başkentliği yapacak hepimizin bildiği üzere. Bu proje altında Sinema, Belgesel & Animasyon projelerine de yer verilecek İstanbul'da.

Sinema yönetmenliğini Yusuf Kaplan'ın, asistanlığını ise Seçil Serpil'in yaptığı projede amaç şu şekilde belirtilmiş;

Spacer
Spacer

Etiketler: , , , , , ,

1 2 3 ... 5 Sonraki

arama

etiket menüsü

bu site

Bu site hep beraber içerik üretip, gelirini paylaştığımız pillinetwork'ün bir parçasıdır.

son yorumlar

pilli ilan

Kategoriler

network siteleri