Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan hafif.org'da: "100 milyon insanı yokeden hastalık: Kara Ölüm"

sinepil.org

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

Etiket:

 
tuttum

queennothing | 19 Ağustos 2008 16:22 | 5 yorum var

Secret Window

\

2004 yılı sinema dünyası için oldukça hareketliydi. 2008 sonuna doğru 5.si beklenen “Saw” serisinin ilk filmi, Adrien Brody’nin en iyi performanslarından birini sergilediği “The Village”, hafızalara kazınan film “Eternal Sunshine Of The Spotless Mind”, efsanevi Truva Atı’nı anlatan “Troy”, Tarantino’nun iki parçaya ayırdığı için pişman olduğu “Kill Bill” filminin ikinci parçası “Kill Bill: Vol.2” ve daha yüzlerce film.

\
Dünyaca ünlü yazar Stephen King de, bugüne kadar yazdığı onlarca romanla, edebiyat dünyasında olduğu kadar sinema dünyasında da efsanevi bir isim oldu. 4 dalda Oscar adayı olan “The Green Mile”, “Hearts in Atlantis”, “Salem's Lot”, “1408”, “The Shawshank Redemption”, “Dolores Claiborne” gibi onlarca kitabı / hikayesi başarılı yönetmenler tarafından sinemaya uyarlandı.

2004 yılında da Stephen King kitapları, sinema dünyasına çok değerli filmler kazandırdı.

\

Four Past Midnight” adlı kitabından çok özel bir hikaye “Secret Window, Secret Garden”, yönetmen David Koepp tarafından sinemaya aktarıldı. “The Secret Window” adıyla sinema dünyasına kazandırılan bu hikaye, David Koepp’in Stephen King ile ilk buluşması oldu.

\

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

tuttum

gungorayca | 15 Temmuz 2008 15:04 | 0 yorum var

Midnight in the Garden of Good and Evil (1997)

Afiş
Afiş

John Berendt'in romanından 1997 yılında sinemaya Clint Eastwood tarafından uyarlanan bir film.
Amerika'nın Savannah şehrinde, zengin bir adamın evi ve çevresi etrafında dönen cinayet, drama, polisiye konularını işleyen bir film. Kevin Spacey ve John Cusack sevmiyorsanız kesinlikle 2.sınıf bulacağınız bir film. Jude Law'ın filmdeki oyunculuğu hakkında pek bir şey yazmak açıkçası anlamsız. Ben film izlemek konusunda saplantılı bir insanım, beğenmesem bile mutlaka sonuna kadar izlerim, hatta tekrar izlediğim bile olmuştur. Filmin İMDb puanı 6.4/10

Kaynaklar: İMDB, Wikipedia

Etiketler: , , , , , , , , , , , , ,

tuttum

queennothing | 30 Haziran 2008 17:50 | 2 yorum var

The House on Turk Street / No Good Deed

\

Dashiel Hammett, 1894 yılında ABD’de (St. Mary's County) dünyaya geldi. Polisiye tarzı kitaplar yazan Hammett’in hayatı boyunca yaptığı en verimli iş ‘dedektiflik’ oldu. Çünkü dedektiflik yaparken edindiği deneyimleri yazmasaydı ne 9 başarılı kitabı yazabilirdi; ne de her yıl başarılı bulunan polisiye yazarlarına “Hammett Ödülü” verilirdi.
2002 yılında Hammett’in “The House on Turk Street” adlı romanı New Yorklu yönetmen Bob Rafelson sayesinde sinemaya uyarlandı. Birebir uyarlamaktan ziyade Christopher Canaan ve Steve Barancik’in üzerinde yaptığı birkaç küçük değişimle ilk defa, Rusya’da her yıl düzenlenen Moscow Film Festivali’nde gösterilen film, Türkiye’de de büyük ilgi gördü. İlgi görmesinin nedenlerinden biri elbette ki filmin adı.
\

Türk siyasetiyle, kültürüyle; hatta Türkiye’yle uzaktan yakından alakası olmayan filmde “Türk” teriminin geçmesinin tek nedeni, ‘olayın geçtiği caddenin adı olması’.

Polis dedektifi Jack Friar, hırsızlık biriminde görev yapmaktadır. En büyük aşkı müziktir; çellosuyla müzik festivaline hazırlanmaktadır. Bir akşam, komşusunun ricası üzerine henüz reşit olmamış bir kızı aramaya koyulur ve yolu Türk Caddesi’ne düşer.

\

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

tuttum

queennothing | 12 Haziran 2008 10:18 | 4 yorum var

Donnie Brasco (Köstebek)

\

Benjamin 'Lefty' Ruggiero, 1978 yılında New York’ta Sonny Black’in liderliğini yaptığı bir mafya örgütünün üyesi. FBI, bu örgütü dağıtmak; suçluları tutuklamak için içlerinden bir ajanı örgüte sızdırır.
Örgüte sızan ajan Joe Pistone, artık “Donnie Brasco” adını almıştır. Lefty ile dostluk kuran Donnie, artık örgütün güvenilir bir üyesi olmuştur. Görevi gereği ailesinden ayrı yaşayan Donnie’nin karısı Maggie ve üç kızıyla olan ilişkisi iyice çıkmaza sürüklenecektir. Terfi etmek isteyen Lefty, örgütün ‘raconunu’ bütünüyle bilmesine karşın 'saflığı' nedeniyle bir türlü istediği yere gelememiştir. Bu Lefty’yi üzerken, bir taraftan da ‘bu işleri bırakıp kaçma’ fikri hep aklındadır.

\

Donnie’nin Lefty’ye verdiği değer, Lefty’nin de görevinin bir parçası; yani “kobay” olduğunu unutturunca FBI başkanları ona görevini hatırlatmak zorunda kalır.
1997 yılında Mike Newell’in yönetmenlik yaptığı bu film, gerçekten yaşanmıştır. Joseph D. Pistone ve Richard Woodley, bu olayı kitap haline getirdiler; "Donnie Brasco: My Undercover Life in the Mafia". Film de, bu kitaptan uyarlandı.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

tuttum

agurbuz | 11 Haziran 2008 10:09 | 2 yorum var

Casino (1995)

Casino
Casino
Casino (1995) Kumar, Mafya ve şekillendirdiği hayatları irdeleyen ve boşroldeki üçlü nedeniyle (özellikle Sharon Stone) kaçırılmaması gereken bir film.

Ace Rothstein (Robert De Niro), iyi bir kumarbaz ve kumarhane işletmecisidir. İşi ise, görünmek istemeyen patronlarının emanet ettiği kumarhaneyi yönetmek ve daha çok kazandırmaktır. Sicili sebebiyle kumarhane işletmecisi olamadığından müdür sıfatıyla bu işleri yürütmektedir. Patronları, kumarhanenin ve Ace'in tepki çekmesi üzerine işlerinde yardım etmesi ve güvenliği sağlaması için eski dostu Nicky'i (Joe Pesci) gönderirler.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

tuttum

agurbuz | 10 Haziran 2008 16:46 | 1 yorum var

Goodfellas (1990) (Sıkı Dostlar)

Sıkı Dostlar
Sıkı Dostlar
Martin Scorsese'nin Nicholas Pileggi'nin Wiseguy adlı kitabından yazarla beraber sinemaya uyarladığı ve yönettiği, Gangsterlerin yaşam tarzları, iç hesaplaşmaları ve Mafya oluşumu üzerine bir başyapıt.

Film Henry Hill adında bir gangsterin (fun sitesi) gerçek yaşam hikayesini anlatmaktadır.

"Kendimi bildim bileli, hep gangster olmak istemişimdir.
Benim için gangster olmak Birleşik Devletler başkanı olmaktan bile daha önemliydi.
Okul sonrası çalışmak için taksi durağına gitmeden önce bile onlara katılmak istediğimi biliyordum.
Oraya ait olduğumu biliyordum. Bu benim için, önemsiz insanlarla dolu bu yerde birisi olmak demekti.
Kimseye benzemiyorlardı. Ne isterlerse yapıyorlardı.
Yangın musluklarının önüne park ediyorlardı ve hiç ceza yemiyorlardı.
Bütün gece kağıt oynadıklarında kimse polis çağırmıyordu."
Ray Liotta (Henry Hill-Filmin başlangıç bölümünden)

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

tuttum

queennothing | 05 Haziran 2008 09:40 | 9 yorum var

Reservoir Dogs (Rezervuar Köpekleri)

\

1963 doğumlu Amerikalı yönetmen Quentin Tarantino, 1987 yılında ilk yönetmenlik denemesi “My Best Friend’s Birthday”den sonra 1992 yılında “Reservoir Dogs” ile sinema dünyasına gerçek anlamda “yeni bir tat” getirdi.
Pulp Fiction”, “Natural Born Killers”, “Death Prof”, “Jackie Brown” gibi sinema dünyasında ‘kült’ olmuş filmlerin arkasındaki başarılı isim Tarantino, kimilerine göre bir “dahi”; kimilerine göre ise “anlamsız filmlerin yönetmeni”.

\

Çeşitli film festivallerinde toplam 6 ödül kazanan “Reservoir Dogs”, ‘90’lı yılların başında amatördüm’ diyen Tarantino’yu izleyicilerin gözünde haksız çıkarıyor.
Joe Cabot, işlerini oğlu Eddie ile birlikte yürüten ünlü bir mafya babasıdır. İsrail’e gidecek fazla miktarda elmasların bulunduğu mağazayı soymak için oğlu Ed’in de bulunduğu 6 kişilik bir ekip oluşturur. Joe’nun en önemli kuralı, işin büyük bir gizlilik içinde gerçekleşmesidir. Bu yüzden ekipteki herkese gerçek isimlerini kullanmayı
\
yasaklar ve onlara birer lakap takar;
Mr. White” (Harvey Keitel), “Mr. Orange” (Tim Roth), “Mr. Pink” (Steve Buscemi), “Mr. Blonde” (Michael Madsen), Quentin Tarantino’nun canlandırdığı “Mr. Brown”. Sadece oğlu Eddie Cabot (Chris Penn) kendi ismini kullanabilecektir.
\

Rezervuar Köpekleri” adlı altı takım elbiseli adamın, büyük bir ‘profesyonellikle’ planladıkları soygun işine, polis baskını engel olur. Bu baskınla, ekipte bir ‘köstebek’; yani polis olduğunu anlarlar. Sığındıkları depoda ‘aralarındaki polisin kim olduğunu’ anlamaya çalışırken yaşanan trajikomik olaylar, vazgeçilmez Tarantino diyalogları ve her anı sürprizli geçen aksiyon sahneleriyle bir “suçlu-polis” filmi.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

tuttum

queennothing | 27 Mayıs 2008 18:25 | 1 yorum var

Beautiful Creatures (Güzel Şeyler)

\

1999 yılında "Touching Evil III" ve 2007 yılında “The Gathering” mini-dizileri başta olmak üzere “The Riverman”, “Daddy’s Girl”, “Dracula” gibi TV filmleriyle tanınan yönetmen Bill Eagles, 2000 yılında senarist Simon Donald’ın yazdığı “Beautiful Creatures” adlı filmini sinema severlerle paylaştı.

Erkek arkadaşı Tony ile şiddetli bir şekilde kavga eden Dorothy, Tony’nin zarar verdiği eşyalarını ve köpeğini alıp evi terk eder. Otobüse binmek üzereyken bir kadının sevgilisi tarafından dayak yediğine şahit olur ve elinden geldiğince müdahale eder. Doroth, yediği darbeyle bayılan Brian’ı Petula’nın da yardımıyla kendi evine taşır. Çok geçmeden iki kadın dost olurlar ve birbirlerine hayatları hakkındaki sırlarını anlatırlar. Ancak ciddi bir sorun vardır; banyoda yatırdıkları Brian, Dorothy’den yediği darbe yüzünden ölmüştür.
Hapse girmek istemeyen Dorothy, Petula ile bir plan yapar; zengin bir gangster olan Brian’ın erkek kardeşine kurulu bir fidye tuzağı.

\

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

tuttum

agurbuz | 23 Nisan 2008 15:36 | 4 yorum var

Memories of Murder - Salinui chueok (2003)

memories of murder
memories of murder

Memories of Murder - Salinui chueok (2003)

1986 yılında Güney Kore'de işlenen seri cinayetler üzerine Joon-ho Bong tarafından yapılmış bir film. Tipik amerikan filmlerinden ayrılan bir çok noktası ve ülkemizdeki polisiye vakalara (pardon filmi vb.) benzer hallerin bulunması sebebiyle seyretmeye değer bir film diyebilirim.

Seul'e bağlı küçük bir kasabada işlenen cinayetlerin sayısı artmaya başlayor ve polis teşkilatının tecrübesizliğide buna eklenince medyanın ilgisini çekiyor. bu durumdan rahatsız olan yönetim cinayetleri çözmesi için iyi eğitimli genç bir dedektifi kasabaya gönderiyor. taşra dedektifimiz ile genç dedektifimiz arasında bir otorite çekişmeside buna eklenince içinden çıkılmaz bir soruşturmanın ortasında buluyoruz kendimizi.
Film, yazının başında da belirttiğim gibi klasik suç filmlerinden çok farklı, katil, cinayetler ve cinayetlerin çözümünden çok cinayetlerin araştırılması sırasında polis ekibinin günlük yaşamlarından, psikolojik durumlarından ve suçluyu yakalama yöntemlerinden oluşuyor. İçinde komedi unsurlarınıda barındırabilecek kadar iyi kurgulanmış olması ve bana güney kore sinemasını sevdiren film diyebilirim.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , ,

tuttum

agurbuz | 21 Nisan 2008 17:31 | 15 yorum var

13 (Tzameti) (2005)

13/Tzameti
13/Tzameti

13 / Tzameti
Sebastian çatı tamiri yapan bir ustanın yanında çalışmaktadır ve kazandığı para yetmemektedir. Çatısını onardığı evin alkolik sahibi ile eşi arasında geçen konuşmalardan etkilenir ve adamın ani ölümüyle gidemediği son işe onun yerine giderek para kazanabileceğini düşünür.
Ölü adama gelen mektubu alarak ortadan kaybolur. Alokolik ev sahibini takip eden Polis'te adamın ölümüyle ortadan kaybolan sebastian'ı takip etmeye başlamıştır. Sebastian ise artık hiç olmayı istemeyeceği bir yerde bulmuştur kendini.


izleyiciye sordukları diyelim şöyle:
kazanmak için neleri riske edebilirsiniz?
kaybedeceğiniz neyiniz var?
kaybedeceğiniz birşeyiniz yoksa nereye kadar gidebilirsiniz?
ve:
insanların yaşam mücadelesinde karşılaştığı zorluklar da neler yapabileceği,
insanların hayatı anlamsız yada hayatta kalma zorunluluğunu (can tatlı!) hissettiği anlarda yapabilecekleri üzerine yapılmış çarpıcı bir film.

Etiketler: , , , , , , , , , , ,

arama

etiket menüsü

bu site

Bu site hep beraber içerik üretip, gelirini paylaştığımız pillinetwork'ün bir parçasıdır.