Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan 10marifet.org'da: "kumaş hamak yapımı"

sinepil.org

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

Etiket:

 
tuttum

queennothing | 30 Mart 2010 18:06 | 1 yorum var

Double Indemnity (1944)

\

Yazar James M. Cain'im muhteşem kurgusundan uyarlanan 1944 çıkışlı sinema filmi "Double Indemnity" (Çifte Tazminat), 6 Oscar Ödüllü sinemacı Billy Wilder tarafından yönetildi. 7 farklı dalda Oscar'a aday gösterilen yapım, bir çok anlamda Sinema Tarihi'nin ilki oldu. Dolandırıcı başkarakterin, evli bir kadınla olan ilişkisi ve ikilinin akıllara durgunluk veren cinayet planını konu alan film, başrol oyuncusu Fred MacMurray'ın şüphelerini yersiz bırakarak (MacMurray, dolandırıcı karakterin sevilmeyeceğini düşünüyordu) seneler sonra bile başyapıt olma özelliğini koruyor. 1 Milyon Dolar'dan az bir büütçeyle tamamlanan filmde MacMurray'ın yanı sıra dört defa Oscar'a aday gösterilen aktris Barbara Stanwyck ve Romanya doğumlu aktör Edward G. Robinson da yer alıyor.

Büyük bir sigorta şirketinde çalışan Walter, sondaj işinde çalışan zengin kocası sürekli seyahat ettiği için yalnız yaşayan genç ve güzel Phyllis'in evine gider ve genç kadına kapsamlı bir sigorta paketi satmaya çalışır. Sondaj işinin tehlikelerini bilen Phyllis'in sahte korkularının altında yatan hain düşünceleri fark eden Walter, genç kadının evini terk eder.
Sigorta şirketlerinden para alabilmek için çevrilen dolapların ince noktalarını dahi bilen Walter, genç kadına olan hislerine yenik düşer ve Phyllis ile kapsamlı bir cinayet planı hazırlar.

Spacer
Spacer

Etiketler: , , , , , , , , , , , , ,

tuttum

queennothing | 16 Şubat 2010 15:22 | 1 yorum var

Killer's Kiss (1955)

\
1999 senesinde hayatını kaybeden usta yönetmen Stanley Kubrick'in ikinci yönetmenlik deneyimi olan "Killer's Kiss" (Katilin Busesi), 1955 senesinde çıktı. Jamie Smith'in başrolünde yer aldığı filmde Frank Silvera, Irene Kane, Jerry Jarrett, Ralph Roberts ve Felice Orlandi rol alıyor. Ayrıca, filmde 'balerin Irene' karakterini canlandıran Ruth Sobotka, 1954'ten 1957'ye dek Kubrick'le evli kalmıştır.
29 yaşında, başarılı bir boksör olan Davey Gordon, bir süredir adeta eziyet gören genç bir kızı sebepsizce takip etmektedir. Kendisine takıntılı yaşlı patronu tarafından sürekli baskı gören genç Gloria, Davey ile tanışınca tüm geçmişini anlatmaya başlar ve film şekillenir.
Küçük yaşta dansçı olmaya karar veren Iris, gerçekten de dans etmeye yetenekli, güzel bir kızdır. Iris 8 yaşındayken dünyaya gelen Gloria'nın doğduğu gün annesi hayatını kaybetmiş, babası da bunalıma girmiştir. Aradan 8 sene geçtikten sonra, gerçekten iyi bir balerin olan Iris, 20 yaşına kadar dans ederek para kazanır. Bir gün, eve gelince erkek arkadaşından evlilik teklifi aldığını ve 30 yaşında olan sevgilisinin sürpriz teklifine olumlu yanıt vermek istediğini söyleyen genç kız, bir süre sonra sevgilisinin, evlenince kendisinden dans etmeyi bırakmasını istediğini, ancak bunu kabul edemeyeceğini ve bu sebeple ayrıldığını belirtir.
Spacer
Spacer

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , ,

tuttum

queennothing | 08 Şubat 2010 15:44 | 4 yorum var

Korkmayınız, Sir Alfred Hitchcock!

1890 senesinde doğan William ve 1892 senesinde doğan Eileen'den sonra William ve Emma Jane Hitchcock çifti, 13 Ağustos 1899 senesinde Alfred Joseph Hitchcock adında bir oğlan çocuğu dünyaya getirdiler. İngiltere'nin başkenti Londra'da, Leytonstone'da yaşayan aileyi tanımlayabilmek için herhangi bir dilde kelime bulmak ya da tamlama yaratmak zor. Zira baba Hitchcock, ağabeyinin adını verdiği Alfred'inin üzerinde çeşitli olgunluk deneyleri uygularken, anne Hitchcock, Katolik aklıyla küçük oğlunun Tanrı korkusuyla kuşatmaktaydı. Sonuç olarak, her ikisi de evlatlarının sinemacı olacağını, hatta sinemacı olmakla kalmayıp, sinemanın en korkunç, en ürkünç kişisi olarak, 'gerilim' diye bir tür yaratacağından (mübalağa) haberdar değildi.

\

1899, Londra doğumlu Alfred, çocukluğunu ailesiyle birlikte, yine Londra'da geçirdi. Katolik terbiyeyle büyüyen Alfred, daha okula bile gitmezken, 'nomal'in dışında, farklı olan babasının tuhaf davranışlarına adeta maruz ve sonrasında alışmak zorunda kaldı. Baba William'ın eline bir kağıt parçası tutuşturup, karakola yolladığı Alfred, babasına göre, parmaklıklar ardında geçirdiği zaman içerisinde 'suç işleyen cezasını bulur' felsefesini anlaması gerekiyordu. Küçük adamın sahip olduğu tek şey ise polis fobisi olmuştu.
St. Ignatius College ve sonrasındaLondon Couty Council Cshool Of Engineering and Naviigator'de mühendislik eğitimi gören Alfred, 14 yaşındayken babasını kaybetti. Annesiyle yalnız kalan Alfred, reklamcılık ve fotoğrafçılıkla ilgilendi ve 1920'de Paramount Pictures'a girdikten sonra kararını verdi; Alfred Hitchcock, dünyaya yönetmen olmak için gelmişti.

Spacer
Spacer

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

tuttum

queennothing | 21 Ocak 2010 15:59 | 2 yorum var

Scarface (1932)

\
Armitage Trail'in romanından uyarlanan 1932 çıkışlı sinema filmi "Scarface", 1977 senesinde hayatını kaybeden Amerikan sinemacı Howard Hawks tarafından çekildi. 1967 senesinde hayatını kaybeden Oscar Ödüllü aktör Paul Muni'nin başrolünde yer aldığı yapımda 1979 senesinde hayatını kaybeden aktris Ann Dvorak, Karen Morley, Osgood Perkins, George Raft ve C. Henry Gordon da rol almakta. Film, 1983 senesinde tekrar uyarlandı. Yönetmen koltuğunda Brian De Palma, başrolde Al Pacino yer alıyordu ve sinemaseverler tarafından yoğun ilgiyle karşılanan yapım, hala Sinema Tarihi'nin en iyilerinden biri olarak görülür.

Tony Camonte, Kübalı bir potansiyel suçludur. İşlediği küçük suçlardan bir türlü sıyrılmayı başaaran Tony'nin hayattaki tek amacı 'en büyük' olmak, kendi Amerikan Rüyası'nı gerçekleştirmektir. Bir şekilde Amerika'ya gitmeyi başaran Tony, cesareti, sınır tanımazlığı ve cömertliğiyle dikkat çekmektedir.
Yükselme hedefi, genç adamı çok geçmeden sözü geçen, korkulan biri haline getirecektir ve hızla tırmandığı basamaklar, kendine özgü tavırlarına ve ödün vermediği ahlak anlayışına doğrudan zarar veremese de dolaylı olarak yok etmeye başlayacaktır.

Spacer
Spacer

Etiketler: , , , , , , , , , , , , ,

tuttum

queennothing | 18 Ekim 2009 17:02 | 0 yorum var

The Killing (1956)

\
Romanları, Jean-Luc Godard'ın yönetmenliğini yaptığı "Pierrot Le Fou", Glenn Ford ve Rita Hayworth'un birlikte rol aldığı "The Money Trap", Marlon Brando'nun başrolünde yer aldığı drama filmi "The Night Of The Following Day" gibi başarılı yapımların senaryo kaynağı olarak kullanılan, 1985 senesinde hayatını kaybeden Amerikan yazar Lionel White'ın "Clean Break" adlı romanını okuyan usta yönetmen Stanley Kubrick, eseri bir sinema filmi olarak düşündü ve 1955 senesinde harekete geçti. Jim Thompson'un yazdığı diyaloglarla şekillenen filmi düzenleyen Kubrick, "The Killing" adını verdiği filmi 1956 senesinde tamamladı.
Romanı sinema filmi için uygun bir senaryo haline getirme işini üstlenen ve filmin tüm masraflarını Harris - Kubrick Productions şirketi sayesinde karşılayan Kubrick, oyuncu kadrosu için Sterling Hayden, Vince Edwards, Coleen Gray, Jay C. Flippen, Marie Windsor, Timothy Carey, Joe Sawyer, Elisha Cook JR., Ted De Corsia, Kola Kwariani gibi isimleri biraraya topladı.
\

Farklı iş sektörlerinde çalışan, farklı aile yaşantıları olan, fakat aynı beklentiye sahip ve aynı amaç doğrultusunda, birbirleriyle yakın arkadaşlık kurmadan ortaklık yapan bir grup adam, bir kaç hafta sonra hayata geçirecekleri soygun hakkında geniş kapsamlı bir plan hazırlamışlardır.
Plan, at yarışı oynayan insanların para yatırdığı, hergün ciddi miktarda para dönen gişeleri soymaktır.

Spacer
Spacer

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

tuttum

heavybear | 12 Eylül 2009 12:27 | 1 yorum var

Film Noir (2007)

\

Yönetmenler:
D. Jud Jones
Risto Topaloski

Yazar:
D. Jud Jones

Amatörce bir animasyon filmi olan "Film Noir", seyircide ilk olarak animasyon filmi olduğu için hem görüntü hem de senaryo açısından büyük beklentiler yaratıyor. Ayrıca filmin gizem çözme, gerçekleri ortaya koyma, kendini arayış konularının etrafında dönmesi de olaya ayrı bir bakış açısı katmakta. Ancak şunu belirtmek gerekir ki filmin animasyonla yapılması ve bunun gerektiğinden fazla kötü bir şekilde sunulması filme bir iticilik katmakta. Bunun yanı sıra belki de filme ek olarak çekicilik katmak istenmesi amacıyla fazlaca cinsellik ön plana konulmuş. Görüntü kalitesini ve modellemeleri bir kenara bırakır ve senaryoyu ele alacak olursak, senaryonun bu animasyon filmine fazla geldiğini söyleyebiliriz. Senaryo bu durumdaki bir filme göre oldukça iyi. Bütçenin az olması belki de bu filmin animasyon olarak gösterime girmesi ile sonuçlandı.

Spacer
Spacer

Etiketler: , , , , ,

tuttum

schizophrenia13 | 16 Mayıs 2008 09:51 | 5 yorum var

the spirit: my city screams

the spirit
the spirit

will eisner çizgi romanı the spirit, sin city yönetmeni frank miller tarafından beyaz perdeye aktarılıyor. geçen sene sonbaharda çalışmalarına başlanan film, muhtemelen bu sene son baharda vizyona girecek. filmde, maskeli kahramanımız the spirit, şehri kötülere karşı koruyacak. Blog sitesinden filmle alakalı gelişmeleri takip etmek mümkün.
Spacer
Spacer

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

tuttum

david lynch | 11 Mayıs 2008 11:18 | 21 yorum var

David Lynch Sineması

\
Sinema denilen olay sırf David Lynch için icat edilmiştir diyen fanatik bir izleyen gurubuna sahip olmakla birlikte David Lynch’in kişisel bir sinema diline sahip olduğunu sanat budalalığı sosuyla harmanlanmış kendini tatmin etmekten öte gidemeyen bir mastürbatör sinema yaptıgını ileri süren Anti-David lynch taraftarı sinema seyircisi de bulunmaktadır. İlk cümlemin sınırları zorladığının farkında olmakla birlikte David Lynch ağabeyimize sevgimizin bir göstergesi olarak algılanmasını rica eder affınıza sığınırız. David lynch sinemasını anlamak için öncelikle konvansiyonel sinema kalıplarından uzaklaşmak gerektigini düşünüyorum. Çünkü David Lynch en kaba anlatımıyla konvansiyonel sinemanın bize sunduğu hiyerarşik hikaye anlatımını paramparça ediyor ve de hikaye üzerine yoğunlaşmıyor. Resim sanatıyla olan ilgisindendir ki Lynch için önemli olan görüntüdür. Son filmi Inland Empire'de çekimler esnasında senaryoyu oluşturdugunu düşünürsek ne anlatmak istedigim daha net anlaşılır.
Günümüzde her istegine her an ulaşabilen insana eleştiri sunar Lynch… Filmlerini anlamak ya da anlamamak için çaba sarfetmeniz gerekir. Düz (aşagılama kesinlikle yoktur) Hollywood sinemasın hikaye kalıplarını reddeder. Beyin Mikseri lakabını sırf bu nedenden ötürü almış olduğu aşikardır… Çagdaş dünyanın zalimligi altında ezilen insan ruhlarının karanlık öykülerini anlatır en genel tanımıyla lakin hangi hikayeyi anlattığı değil nasıl anlattığı önemlidir. Her ne kadar hikayede bir devamlılık, zaman mekan sorunsalı ve de anlam karmaşası içinde bir bataklığa sürünsekte filmin büyüsüne kendimizi kaptırırız…
Spacer
Spacer

Etiketler: , , , , , , ,

arama

etiket menüsü

bu site

Bu site hep beraber içerik üretip, gelirini paylaştığımız pillinetwork'ün bir parçasıdır.

son yorumlar

pilli ilan

Kategoriler

network siteleri