Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan 22dakika.org'da: "2008'de En Çok İndirilen Diziler"


sinepil.org

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

Etiket:

 
tuttum

queennothing | 23 Aralık 2008 13:50 | 2 yorum var

Corpse Bride

\

Aşk, fedakarlık, masumiyet, sevgi, ölüm ve ölümsüzlük, Victoria Dönemi'nden eşsiz piyano notalarıyla günümüze kadar; hem de 'animasyon' olarak sunuluyor. Arkasındaki isimler Mike Johnson ve tabi ki Tim Burton.
Carlos Grangel ve Burton’ın ortak yarattığı karakterlerle bütünleşen John August, Caroline Thompson ve Pamela Pettler’in senaryosu, başarılı ‘cast’ (cast, ‘oyuncuyla rolün tamamen bütünleşebilmesi’ anlamında) seçimiyle 2005 yılında vizyona giren animasyon filmi “Corpse Bride”, 2006 yılında gerçekleşen Oscar Ödül Töreni’nde ‘yılın en iyi animasyon filmi’ dalında Oscar adayı oldu. (Oscar’ı kazanan film “Wallace & Gromit in The Curse of the Were-Rabbit” oldu.)

\

Aileleri tarafından evlenmeleri kararlaştırılan masum ve iyi niyetli Victoria ile özgüven problemleri olan saf Victor, tanıştıktan sonra birbirlerinden etkilenirler.
Aileler düğün hazırlıklarına başlayınca Victor da ‘evlilik yemini konuşması’ için kendini hazırlamaktadır.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

tuttum

queennothing | 28 Kasım 2008 09:52 | 0 yorum var

Charlie and the Chocolate Factory (Charlie’nin Çikolata Fabrikası)

\

Dünyanın en güzel çikolataları, ‘Wonka Fabrikası’nda üretilir.”

Roald Dahl, 1964 yılında yazdığı "Charlie and the Chocolate Factory" adlı kitabında, işte tam olarak bunu söylüyor.

1990 yılında yaşamını yitiren yazar Roald Dahl'ın çocuklar için yazdığı “Charlie and the Chocolate Factory” adlı kitabı, ilk olarak 1971 yılında Mel Stuart ("Running on the Sun: The Badwater 135", "Four Days In November" vs.) tarafından “Willy Wonka and the Chocolate Factory” adıyla sinemaya uyarlanmıştı.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

tuttum

queennothing | 04 Temmuz 2008 15:00 | 6 yorum var

Harry Potter'dan yeni haberler!

Harry Potter and the Half-Blood Prince afişi
Harry Potter and the Half-Blood Prince afişi

2007 Eylül ayında çekimlerine başlanan serinin 6. filmi Harry Potter and the Half-Blood Prince, 21 Kasım 2008'de Türkiye'de gösterime giriyor. David Yates'in yönetmenliğini yaptığı filmde Daniel Radcliffe, Rupert Grint ve Emma Watson'ın yanı sıra
Helena Bonham Carter da rol alıyor.

Harry Potter and the Sorcerer's Stone
Harry Potter and the Chamber of Secrets
Harry Potter and the Prisoner of Azkaban
Harry Potter and the Goblet of Fire
Harry Potter and the Order of the Phoenix
Harry Potter and the Half-Blood Prince
Merakla beklenen filmden yeni kareler, çeşitli web sitelerinde yayınlanmaya başlandı.

\

\

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

tuttum

queennothing | 02 Haziran 2008 19:45 | 7 yorum var

Fight Club'ın yazarından; "Choke"

\

21 Şubat 1962 tarihinde Amerika’da doğan Charles Michael Palahniuk, University of Oregon School’da ‘gazetecilik’ bölümünde okurken bir radyoda staj yapıyordu. “Fight Club”dan bildiğimiz “terapi toplantıları”, üniversiteden mezun olunca Chuck’ın hayatında derin bir iz bıraktı. Ölümcül hastaların katıldığı bir terapi toplantısına ‘gönüllü’ olarak katılan Chuck, bir katılımcının hayatını kaybetmesi sonucu toplantılara katılmayı bıraktı.

\

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , ,

tuttum

queennothing | 02 Haziran 2008 12:21 | 8 yorum var

Helena Bonham Carter

\

1908 yılında Henry Campbell-Bannerman’in İngiltere başbakanlığından istifa etmesiyle Herbert Henry Asquith yeni İngiltere başbakanı oldu. 1916 yılına kadar ülkeye başkanlık yapan H.H. Asquith, “1. Dünya Savaşı” ve “Parlamento Yasası” gibi İngiltere tarihine geçen olaylar esnasında da ülkenin başında bulunuyordu. 1916 yılının Aralık ayında istifa eden H.H. Asquith, Helena Bonham Carter’ın büyük-büyük babasıdır. (Helena’nın babası Raymond Bonham Carter’ın babasının babası).
1902 doğumlu ünlü yönetmen Anthony Asquith ise, H.H. Asquith’in oğludur. (Helena’nın büyükbabası). Anthony Asquith, 1927 yılında yönetmenliğini yaptığı “Shooting Stars”, 1928’de “Underground”, 1932’de “Dance Pretty Lady”, 1938’de “Pygmalion”, 1943’te “We Dive at Dawn”, 1951’de “The Browning Version”, 1963’te “The V.I.P.s”, 1964’te “The Yellow Rolls-Royce” gibi filmleriyle tanınırdı.
Antony Asquith’in kız kardeşi Violet Asquith, Maurice Bonham Carter ile evlendi ve bu evlilikten 4 çocuk dünyaya geldi; Cressida Bonham Carter (1917), Laura Miranda Bonham Carter (1918), Mark Raymond Bonham Carter (1922) ve Raymond Henry Bonham Carter (1929).
Bank Of England’da bankacı olan Raymond Henry Bonham Carter ile Elena Propper De Callejón hayatlarını birleştirmeye karar vererek İngiltere’nin başkenti Londra’da bulunan Golders Green’e yerleşmeye karar verdiler.
1966 yılında çiftin ilk bebekleri dünyaya geldi; Helena. Helena’dan sonra Edward ve Thomas adlarında iki oğulları oldu.
26 Mayıs 1966 tarihinde doğan Helena, henüz 5 yaşındayken önemli aile sorunlarıyla karşı karşıya kaldı. Ciddi bir sinir krizi geçiren annesinin gerçek anlamda toparlanması 3 yıl sürdü ve bu süreçten sonra anne Elena, psikoloji ile ilgilenmeye başladı; başarılı bir psikiyatri uzamanı oldu.
Londra’nın Hampstead Kasabası’nda bulunan “South Hampstead Kızlar Okulu”nda okudu.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

tuttum

pillidarko | 08 Mayıs 2008 16:12 | 0 yorum var

Conversations with Other Women (2005)- Eleştiri

\

Sinemada teknoloji gelişip, her türlü görselliğe hizmet eden imkanlar ortaya çıktıkça bir yandan da yaratıcılığı zorlamak için kendine güç kurallar koyan sinemacılar çıktı. Lars Von Trier'nin Dogma'sı bunlar arasında en bilineni. Trier biraz şaka biraz ciddi bir manifesto oluşturarak bundan sonra filmlerinde cinayet sahneleri gibi 'gerçekten' canlandırılamayak sahnelere, yapay ışığa yer vermeyeceğini, perdedeki her şeyin 'gerçek' olacağını (seks sahneleri dahil) ve bunun gibi daha pek çok zorlu kuralı içeren Dogma akımını başlattı. Daha sonra çekilen Dogma filmlerinde bu kurallar bir bir çiğnendi tabi ama sinema tarihine oldukça ilginç filmler de kazandırılmış oldu.

Konuya burdan girdim çünkü Conversation With The Other Woman'da günümüz sinemasında kullanılan küçük kurallardan birini koymuş kendine. Ekranı ikiye bölmüş ve bütün film boyunca aradaki çizgiyi asla kaldırmamış (son sahnede kalkmış gibi ama emin olamıyoruz). Split screen denen bu tekniğin, dörde bölünmüş ve çok daha karmaşık versiyonunu Timecode filminde görmüş ve açıkçası zorlama bir yöntem olduğunu düşünmüştüm. Çünkü o filmde dört ayrı karakterin hayatını takip etmenin zorluğu dışında bir katkısı yoktu filme split screen'in. Ancak Conversation With The Other Woman konusu itibariyle de görsel seçimine hayli uygun.

Etiketler: , , , , , , , , , ,

tuttum

queennothing | 01 Mayıs 2008 09:37 | 29 yorum var

Fight Club (Dövüş Kulübü)

\

--- filmi izlemeyenler için yazı spoiler niteliğindedir ---

Edebiyat yazarı olan Chuck Palahniuk, 1996 yılında yazdığı "Project Mayhem" adlı hikayesinin 3 aya kalmadan Fight Club'a dönüşeceğini yönetmen David Fincher ile tanışana kadar bilmiyordu.

1999 Hollywood yapımı filmde Edward Norton, Brad Pitt ve Helena Bonham Carter başrolleri paylaşıyor.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , ,

tuttum

BekirJem | 13 Nisan 2008 01:50 | 19 yorum var

Sweeney Todd: Fleet Sokağının Şeytan Berberi

Sweeney Todd
Sweeney Todd
Sweeney Todd: The Demon Barber of Fleet Street son zamanlarda izleyip hayran kaldığım nadir filmlerden diyebilirim. Özellikle müzikal yönü filmi çekici kılıyor. Yönetmenliğini Tim Burton'ın yaptığı, başrolünde Johnny Depp ve Helena Bonham Carter'ın oynadığı bu film gerilim ve müzikal türü film meraklılarına hitap ediyor.

Film Benjamin Barker'ın Yargıç Turpin tarafından haksız yere hapse atılıp karısı ve kızının başına gelen olaylarla başlar. Barker cezası bittikten sonra Bayan Lovett'ın pastenesinin üstündeki kendine ait olan berber dükkanına yerleşir. Usta bir berber olan Barker intikam peşine düşmüştür. Ancak Bayan Lovett'ın söyledikleriyle beraber karısının kendini zehirleyerek öldüğünü sanmaktadır. Bayan Lovett ise bu gerçeği ondan saklar ve onunla evlenmek ister. Barker yeni kimliğine(Sweeney Todd) bürünür. Kızı(Johanna) Yargıç Turpin'in evinde tam bir hapis hayatı yaşamaktadır. Bundan haberi olan Sweeney Todd Yargıç Turpin'i öldürmeyi planlamaktadır. Berberlik yeteneği ile çevrede duyulan Sweeney Todd pastanenin üst katındaki dükkanına gelen müşterilerini öldürür. İşleri pek iyi gitmeyen Bayan Lovett ise öldürülen kişilerin etlerinden etli turta yapar ve durumdan haberi olmayan halk etli turtaları çok sever. Ancak işler hep böyle devam etmeyecektir. Asıl amacı Yargıç Turpin'i öldürmek olan Sweeney Todd ve onunla evlenmek isteyen Bayan Lovett'ı yeni sürprizler beklemektedir...

Etiketler: , , , , , , , ,

arama

etiket menüsü

bu site

Bu site hep beraber içerik üretip, gelirini paylaştığımız pillinetwork'ün bir parçasıdır.

son yorumlar