Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan yenimecra.org'da: "Osis ile Rutinden Çık!"

sinepil.org

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

Etiket:

 
tuttum

queennothing | 09 Kasım 2009 12:47 | 0 yorum var

Hilary Swank

\
Hilary Ann Swank, 30 Temmuz 1974 tarihinde Judy Swank ve Stephen Swank'ın kızı olarak Washington, Amerika'da dünyaya geldi. Çocukluğunu Washington, Bellingham'da geçiren Hilary, Sehome High School'da okudu. İlk oyunculuk deneyimini henüz 16 yaşındayken "ABC TGIF" adlı komedi dizisiyle edinen Hilary, "Harry and the Hendersons", "Evening Shade" ve "Growing Pains" gibi bir kaç TV dizisine konuk olduktan sonra, "Buffy The Vampire Slayer" adlı filmde 'Kimberly' karakteriyle yer aldı.
Aynı sene "Camp Wilder" adlı diziye konuk olan genç oyuncu, 1994'te "Cries Unheard: The Donna Yaklich Story" adlı TV filminde 'Patty Yaklich' karakterini canlandırdı. Aynı sene "The Next Karate Kid" ('Julie Pierce' karakteriyle) adlı spor filminde rol alan Hilary, 1996 senesinde "Sometimes They Come Back... Again" ('Michelle Porter' karakteriyle) ve "Terror In The Family" ('Deena Martin' karakteriyle) adlı TV filminde rol aldı. 1997 senesinde "Dying To Belong" ('Lisa Connors' karakteriyle), "The Sleepwalker Killing" ('Lauren Schall' karakteriyle) ve "Kounterfeit" ('Colleen' karakteriyle) adlı yapımda yer alan Hilary, aynı sene "Leaviing L.A." adlı TV dizisinde 'Tiffany Roebuck' karakteriyle 6 bölümde rol aldı.
Yine aynı yıl "Quiet Days Of Hollywood" ('Lolita' karakteriyle) adlı filmde rol alan Hilary, sette tanıştığı Chad Lowe ile 5 ay ilişki yaşadıktan sonra 28 Temmuz'da dünyaevine girdi.
1998 senesinde "Heartwood" ('Sylvia Orsini' karakteriyle) adlı yapımda yer alan Hilary, yıl içinde "Beverly Hills, 90210" ('Carly Reynolds' karakteriyle) adlı dizinin 16 bölümünde rol aldı.

1999 senesinde genç oyuncu, "Boys Don't Cry" adlı sinema filminde 'Brandon Teena' karakterini canlandırdı. Bir erkeği canlandıran Hilay, rolünün hakkını verebilmek için saçlarını kazıttı ve tam 30 gün boyunca bir erkek gibi yaşadı. Hilary'nin bu çabası, 'En İyi Kadın Oyuncu' Oscar'ıyla taçlandırıldı.

\

2000 senesinde, eşi Lowe'ın çektiği "The Audition" adlı kısa yapımda yer alan Hilary, aynı yıl Sam Raimi'nin yönetmenliğini yaptığı "The Gift" ('Valerie Barksdale' karakteriyle) adlı yapımda Cate Blanchett, Keanu Reeves, Giovanni Ribisi, Gary Cole ve Katie Holmes gibi isimlerle birlikte rol aldı.

Spacer
Spacer

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

tuttum

gorcun | 29 Haziran 2009 17:05 | 7 yorum var

Yılların eskitemediği mafya ''Al Pacino''

Al Pacino
Al Pacino
Hollywood'un aynı zamanda dünyanın en başarılı oyuncularından biri olarak anılan Alfred James Pacino , 25 Nisan 1940 yılında New York eyaletinin Bronx bölgesinde doğmuştur. Kısaca Al Pacino olarak bilinen oyuncunun ailesi o daha çocuk yaştayken boşanmıştır. Güzel Sanatlar Okulu'na devam ederken 17 yaşında okulu bırakıp evden ayrılan Pacino, çeşitli işlerde çalışırken oyunculuk dersleri almıştır. Çeşitli tiyatrolarda boy gösteren oyuncu "Does the Tiger Wear a Necktie ?" oyunuyla Broadway'de sahne almıştır. Sinemaya geçişi ise 1969 yılında Me, Natalie (Ben, Natalie) filmiyle olur ve uzun filmografisinin ilk filmi olarak kayda geçer. 1972 yılında Francis Ford Coppola'nın başyapıtı The Godfather (Baba) filminde Michael Corleone rolünde oynayarak sinema tarihindeki unutulmaz filmdeki yerini alacaktır.
Bu rolüyle en iyi yardımcı erkek oyuncu Oscar'ına aday olan oyuncu daha sonra Scarecrow (Korkuluk) ve polis rolünde Serpico filmlerinde oynar. 1974'te The Godfather filminin ikincisinde aynı rolde oynayan aktör bir yıl sonra Dog Day Afternoon (Köpeklerin Günü) filminde eşcinsel hırsız gibi aykırı bir rolde oynamıştır. 1983 yılında gelene kadar çok fazla etki bırakmayan dört filmde (Bobby Deerfield, ...And Justice For All (Herkes İçin Adalet), Cruising, Author! Author!) oynayan oyuncu o sene Brian De Palma tarafından çekilen efsanevi Scarface (Yaralıyüz) filminde Tony Montana rolünü canlandırır.
Tony Montana
Tony Montana

Spacer
Spacer

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

tuttum

buklet | 13 Mart 2009 17:01 | 10 yorum var

The Machinist

\
Yönetmen: Brad Anderson
Senaryo: Scott Kosar
Oyuncular: Christian Bale, Jennifer Jason Leigh, Altana Sancez Gijon, John Sharian, Micheal Ironside
Görüntü: Xavi Gimenez
Müzik: Roque Banos
Yapım yılı: 2003
\

Uyku uyuyamama (insomnia) hastalığına yakalanmış bir makine ustası, sürekli kilo kaybetmekte ve zayıflayan belleğinden dolayı yağpacağı her işi küçük kağıtlara yazarak bulduğu yerlere iliştiriyor. Oldukça çökük halde olan bu adamın kadınlarla ilişkileri de oldukça garip. İletişim kurduğu fahişe ve oğlu ile hastalığı yüzünden, ilişkisine de zarar veriyor. Genç adamın bu kabusunun sebepleri gitgide su yüzüne çıkıyor. Filmin hikayesi; oldukça ilginç, karanlık ve karamsar. Reznik (Christian Bale), yaşadıklarının bir halüsilasyon mu? Yoksa birer komplo mu? olduğunu filmin sonuna doğru öğreniyor. Bu film için Christian Bale, özel bir diyetle 28 kilo vermiş.
Brad Anderson, film hakkında "Hitchcock'un hiç yapamadığı son filmi gibi kurdum" diye konuşuyor...
\

Filmde kullanılmış müziklerin listesi (soundtrack)...
Filmin görüntüleri ve fragmanı...
\
Spacer
Spacer

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

tuttum

Redingot | 31 Ağustos 2008 11:25 | 8 yorum var

Memento - Akıl Defteri

Insomnia, Batman Begins, The Prestige ve The Dark Knight filmlerinin yönetmeninden, Christopher Nolan'dan bir psikolojik gerilim filmi Memento - Akıl Defteri. Film, Christopher Nolan'ın kardeşi olan Jonathan Nolan'ın kısa hikayesi olan Memento Mori'den (Öleceğini Hatırla) esinlenilerek uyarlanmıştır.

Memento 2000 yapımı baştan sona heyecan verici bir film.
Memento 2000 yapımı baştan sona heyecan verici bir film.

Leonard Shelby, hırsızlık esnasında karısının ırzına geçen ve onu öldüren adamın peşindedir. Fakat Leonard'ın bir sorunu vardır. Nadir görülen ve tedavisi olmayan bir hafıza kaybı hastalığından (anterograde amnesia) rahatsızdır. Yaptıklarını hatırlayabilmek için notlar yazar, fotoğraflar çeker, vücuduna dövmeler yapar. Katil araştırmasında Teddy (Joe Pantoliano) ve Natalie'den (Carrie-Anne Moss) yardım alır fakat onlara da güvenememektedir.

find him and kill him
find him and kill him

Spacer
Spacer

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

tuttum

ashg | 14 Ağustos 2008 10:06 | 3 yorum var

Christopher Nolan ve Bir Kahramanın Gerçekliği

Chistopher Nolan, Hollywood’un belki de en iyi Avrupalı transferlerinden biri. Yönetmeni bu kadar özel bir sinemacı kılan özelliği ise, her kesin gün yüzüne çıkarmaya korktuğu eksik ve karanlık tarafın üzerine bile bile korkmadan gidişi.

Nolan iş başında
Nolan iş başında

Nolan’ın tek bir sinema kariyeri var. Ama asıl başarısı izlediği çift şeritli bir yolun her iki şeridini de oldukça verimli kullanmasından geçiyor. Birinci şerit küçük kardeşi Jonathan Nolan ile imza attığı bağımsız filmlerin bulunduğu şerit. Diğer şerit ise büyük Hollywood stüdyolarında gerçekleştirilen büyük bütçeli dev yapımlar. “The Following” (Takip) on sene önce adı sanı duyulmamış yönetmenin ilk önemli çıkışı olarak kabul edilebilir. Nolan bu filmde ilk tematik dertlerinin de sinyallerini verdi. Filmin ana karakteri genç bir yazar (Jeremy Theobald) hem yaşadığı metropol yalnızlığı ile başa çıkmaya çalışıyor hem de karanlık yönünü gün yüzüne çıkarmaya çalışıyordu. Bu iki tema bir femme fatale ile tamamlanınca sürükleyici bir kara film ortaya çıkıyordu. Tamamı siyah beyaz olan bu bağımsız film İngiltere içindeki başarısını kısa bir süre Britanya sınırları dışına taşıdı. “The Following” Rotterdam film festivalinde Altın Kaplan ödülüne değer görüldü. Bu büyük başarıdan sonra dikkatleri üzerine çeken Nolan (Kardeşler) adlarını tüm dünyaya duyuran asıl proje üzerinde çalışmaktaydılar: “Memento”! Jonathon Nolan’ın kısa hikayesi “Memento Mori” den esinlenerek yazdıkları senaryo ile bir anlatı sanatı olan sinemaya yeni bir soluk getirdi. Zamanı esneten kurgu anlayışı, insan hafızasını farklı bir biçimde yorumlamaları, modern bir klasik olarak kabul edilen kült film “Memento”yu ortaya çıkardı. Nolan, “Memento” da ana karakteri Leonard’ın (Guy Pearce) hafızasını iki ayrı film "strip"e ayırıp birini filmin sonundan diğerini ise filmin başından başlatıyordu. Bu yenilikçi yaklaşım filmin ana motifi olan eksik-kırık zaman duygusunu ve “Memento”nun ana atmosferini başarılı bir şekilde perdeye taşıyordu. “Memento” Nolan Kardeşlere Oscar’da en iyi senaryo dalında adaylık getirdi. “Memento”yu ”Insomnia” izledi. Başrollerini Al Pacino ve Robin Williams paylaştığı ”Insomnia” Nolan’ın kariyeri için “yeni ilkler”in filmiydi. Yönetmen ilk defa Hollywood’un deneyimli isimlerini yönetiyor ve ilk defa bir yeniden yapım (re-make) gerçekleştiriyordu. 2005 yılına gelindiğinde genç yönetmene Hollywood’dan büyük bir teklif geldi: “Batman Begins” (Batman Başlıyor) Nolan, “Batman Begins”i karanlığın içinden tekrar doğurdu ve bu kez Christian Bale’in canlandırdığı Batman’in üzerine üzerine gitti. Batman’i yalnızca çizgi roman sayfalarından beyazperdeye geçen bir süper kahraman olarak yaklaşmadı. Karakterinin geçmişini kurcalayan Nolan, Batman’i derinleştirdi ve inandırcı bir karakter olmasını sağladı. “Batman Başlıyor” yerine filme başka bir başlık aransa bu başlık “Batman Nasıl Doğdu ?” olabilirdi. Batman’i “Batman” yapan sadece kara pelerini ve uzun kulaklı şapkası değildi. Neden yarasa figürünü seçmişti, Gotham’da neden geceler hep uzundu? Nolan birer birer bu soruları yanıtladı ve karşımıza Christian Bale’in de belirttiği gibi gülünç olmaktan kurtulmuş bir Batman’i karşımıza çıkardı.

Spacer
Spacer

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

tuttum

mstkurt | 15 Nisan 2008 15:22 | 22 yorum var

Cashback - Zamana güzellik kat

\
türkiye'de "zamana güzellik kat" adında gösterilmiş olan, 2004 yılında 18 dakikalık bir kısa film olarak çekilen ve 2006 yılında kısa film dalında oscar'a aday gösterilen cashback, aynı yıl 90 dakikalık yeni bir çekimle tekrar karşımıza çıkmıştır.

kısa filmde harçlığını kazanmak için geceleri bir markette çalışan bir sanat bölümü öğrencisinin iş arkadaşlarıyla yaşadıklarını ve vaktin hızlı geçmesi için yapılması gerekenin aslında zamanı durdurmak olduğu anlatılırken uzun metrajlı filmde ise konu biraz daha romantizme kaymış. öğrencimiz sevgilisinden ayrılır ve yaşadığı üzüntüden dolayı uykusuzluk(insomnia) hastalığına kapılır ve uzun süre uyuyamaz. uykudan kazandığı bu zamanı bir markette çalışarak geçirir.

Spacer
Spacer

Etiketler: , , , , , , , , , , , ,

arama

etiket menüsü

bu site

Bu site hep beraber içerik üretip, gelirini paylaştığımız pillinetwork'ün bir parçasıdır.

son yorumlar

pilli ilan

Kategoriler

network siteleri