Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan hafif.org'da: "Alşimi Üzerine"

sinepil.org

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

Etiket:

 
tuttum

gorcun | 25 Mart 2010 13:46 | 4 yorum var

Coenler'in kara film şaheseri: ''Fargo''

Fargo
Fargo

Amerikan sinemasının kendine has stillerini yaratmış olan yönetmen kardeşleri Coenler (Joel ve Ethan) 1996 yılında gerçek hayattan esintiler taşıyan bir cinayet hikayesini sinemaya uyarladılar. Filmin başında yapılan ''Gerçek bir hikayedir'' uyarısı daha sonra Coenler tarafından aslında gerçek bir hikayenin kurgusu olarak değiştirildi. ''Fargo'' adını koyduklarını film, küçük bir kasabadaki sıradan insanların içinde bulundukları çaresiz durumlarda gittikçe dibe batmalarını gösterişsiz ama etkileyici bir şekilde anlatıyordu.

Steve Buscemi - Peter Stormare
Steve Buscemi - Peter Stormare

Spacer
Spacer

Etiketler: , , , , , , , , , , , , ,

tuttum

ashg | 14 Kasım 2009 10:02 | 2 yorum var

Another “Brick” In The Wall *

Uyarı: Bu yazı filmin sürpriz gelişmelerini açığa çıkarmaktadır. Lütfen filmi seyretmeden yazıyı okumayınız.

Yaratcılıkla ilgili basit bir önerme vardır: Tersine düşünmek yaratıcılıktır. Ama bu önerme her yerde her zaman geçerli değil. Rian Johnson’ın “Brick” inde de olduğu gibi…

"Brick"

2005 yapımı “Brick” Rian Johnson yazıp yönettiği ilk uzun metrajlı film. “Brick” Güney Kaliforniya' da bir lisede geçen aşk, cinayet ve uyuşturucu konuları üzerine kurulmuş. Yönetmen başlıca karakterlerini Amerikan gençlik filmlerinin klişeleşmiş tiplerinden farklı bir biçimde sunuyor: Sosyopatik seks düşkünü yerine tiyatro kulübünün kraliçesi, polis şefi yerine müdür yardımcısı, dedektif niyetine gözlüklü bir "inek", kötü adam yerine adı çıkmış bir liseli uyuşturucu satıcısı, femme fatale olarak ise her Amerikan lise filminde mutlaka bulunan ponpon kız... Joseph Gordon-Levitt, kız arkadaşının öldürülmesinin ardından gerçeğe ulaşmaya çalışan ana karakter "inek dedektif" Brendan’ ı canlandırıyor.

Yönetmen bu ilk uzun metrajlı film deneyiminde bir kara film ekseninde türler karmasına beyazperdeye aktarmaya çalışmış. Oldukça zor bir işe girişen Johnson bana göre tüm filmi eline yüzüne bulaştırmış. Bunun nedenleri arasında öne çıkan ilk özellikler filmin bir bütünlükten uzak olan yapısı ve karmaşık bir olay örgüsüne sahip olması.

Hayatkurtaran yakın planlar
Hayat kurtaran yakın planlar

Filmin iki saate yaklaşan süresine rağmen sorduğu sorulara doyurucu cevap vermediğini düşünüyorum. Ayrıca filmin inandırıcılıktan uzak olan oyuncu seçimini ve canlandırdıkları karakterleri de ekleyebiliriz. Tüm bunlara rağmen “Brick” açılış sekansında öyküsünün en dramatik sahnesini seyircinin zihninde soru işaretleri uyandıran sürükleyici bir başlangıçla açılıyor.

Spacer
Spacer

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

tuttum

gorcun | 06 Haziran 2009 10:05 | 1 yorum var

Bol erotizm + bol gizem = ''Basic Instinct (Temel İçgüdü)''

Basic Instinct
Basic Instinct
Paul Verhoeven'in kara film şaheseri Basic Instinct (Temel İçgüdü) 1992 yılında çekilmiş. Gerilim ve erotizm dolu bu film kanlı bir cinayet sahnesiyle açılır. Yatakta sarışın partneri tarafından buz kıracağıyla öldürülen Rock yıldızı Boz'un (Bill Cable) kurban olduğu bu cinayeti araştırmak dedektif Nick'e (Michael Douglas) düşer.
Dedektif Nick ve ortağı (Wayne Knight) araştırmaları sonucunda Boz'un birlikte olduğu kız arkadaşı Catherine Tramell'e (Sharon Stone) ulaşırlar. Tramell son derece çekici ve etkileyici bir yazardır. Yapılan soruşturmadan sonra Tramell'den etkilenen Nick onunla yakınlaşır ve ilişki yaşamaya başlar. Bu zaman içerisinde bir cinayet daha işlenir. Cinayetler, Tramell'in yazdığı kitaptaki şekilde işlenmektedir.
Bu durumu farkeden polis psikaytristi aynı zamanda Nick'in eski sevgilisi Beth (Jeanne Tripplehorn) , şüpheli konuma düşen Tramell'den uzak durması için Nick'i uyarır.
Basic Instict
Basic Instinct

Tramell'in lezbiyen sevgilisi Roxy'de (Leilani Sarelle) işin içinde olunca bu karışık ilişkiler Nick için dahada çözülemez bir hale gelecektir. Film başarılı bir polisiye gerilim olmasının yanı sıra oldukça açık ve cesur sahnelerin olduğu bir film olarakta akıllarda yer etmiştir.
Femme fatale kadın tiplemesiyle Sharon Stone'un performansı sinema dünyasında unutulmazlar arasında yerini almıştır. Rol için Kim Basinger, Emma Thompson, Michelle Pfeiffer, Greta Scacchi, Julia Roberts ve Meg Ryan gibi bir çok ünlü kadın oyuncunun adı geçmiş ama sonunda Sharon Stone rolü almıştır.
Filmdeki Johnny Boz Club sahneleri, Warner Bros Stüdyolarında kurulmuş bir sette çekilmiştir. Film, gay ve lezbiyen komüniteleri tarafından büyük tepki çekmiş ve San Francisco Polisi grupların ayaklanmasını bastırmak için hergün şehrin heryerinde görevli olarak durmuşlardır.

Spacer
Spacer

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , ,

tuttum

meh | 17 Kasım 2008 09:58 | 0 yorum var

Giovanni Tinto Brass (BİYOGRAFİ)

\
26 mart 1933 yılında bir pazar günü Milano'da dünyaya gelen erotik çalışmalarıyla ünlenmiş yönetmen.
Gerçek adı Giovanni olan Tinto Brass'ın Tinto ismi, ressam dedesi İtalico tarafından Tintoretto'nun kısaltılması olarak vermiştir.
Hukuk üzerine eğitim almıştır. Tinto, büyükbabasının sanatsal becerilierini almış olmasına rağmen bunu tuval yerine film yapma konusunda göstermiştir.
Eğitimini tamamladıktan sonra Paris'e giden Tinto, dünyanın en önemli sinemateklerinden olan Cinemateque Française'e girerek arşivci oldu.
1963'te ilk filmi olan Chi lavora è perduto'u çekti.
kadın kokusu, aynalardan yansıyan görüntüler ve güzel kalçalı kadınları hemen hemen tüm filmlerinde görebilirsiniz. O, pornografiyi "sana bir inşayı vermek için oradadır" diyor. Erotizm ise "sana duyguları vermek için oradadır" diyerek nasıl bir sinemacı olduğunu gösteriyor.
Bunun yanında en son filmleriyle (klasik kısa roman Sensonun bir güncelleştirilmiş hali) Senso'45 ve Falso ile erotik sinemanın tartışılmaz bir ustası olduğunu gösteriyor.

filmografisine ulaşmak için buraya uğrabilirsiniz.

Spacer
Spacer

Etiketler: , , , , , , ,

tuttum

david lynch | 11 Mayıs 2008 11:18 | 21 yorum var

David Lynch Sineması

\
Sinema denilen olay sırf David Lynch için icat edilmiştir diyen fanatik bir izleyen gurubuna sahip olmakla birlikte David Lynch’in kişisel bir sinema diline sahip olduğunu sanat budalalığı sosuyla harmanlanmış kendini tatmin etmekten öte gidemeyen bir mastürbatör sinema yaptıgını ileri süren Anti-David lynch taraftarı sinema seyircisi de bulunmaktadır. İlk cümlemin sınırları zorladığının farkında olmakla birlikte David Lynch ağabeyimize sevgimizin bir göstergesi olarak algılanmasını rica eder affınıza sığınırız. David lynch sinemasını anlamak için öncelikle konvansiyonel sinema kalıplarından uzaklaşmak gerektigini düşünüyorum. Çünkü David Lynch en kaba anlatımıyla konvansiyonel sinemanın bize sunduğu hiyerarşik hikaye anlatımını paramparça ediyor ve de hikaye üzerine yoğunlaşmıyor. Resim sanatıyla olan ilgisindendir ki Lynch için önemli olan görüntüdür. Son filmi Inland Empire'de çekimler esnasında senaryoyu oluşturdugunu düşünürsek ne anlatmak istedigim daha net anlaşılır.
Günümüzde her istegine her an ulaşabilen insana eleştiri sunar Lynch… Filmlerini anlamak ya da anlamamak için çaba sarfetmeniz gerekir. Düz (aşagılama kesinlikle yoktur) Hollywood sinemasın hikaye kalıplarını reddeder. Beyin Mikseri lakabını sırf bu nedenden ötürü almış olduğu aşikardır… Çagdaş dünyanın zalimligi altında ezilen insan ruhlarının karanlık öykülerini anlatır en genel tanımıyla lakin hangi hikayeyi anlattığı değil nasıl anlattığı önemlidir. Her ne kadar hikayede bir devamlılık, zaman mekan sorunsalı ve de anlam karmaşası içinde bir bataklığa sürünsekte filmin büyüsüne kendimizi kaptırırız…
Spacer
Spacer

Etiketler: , , , , , , ,

arama

etiket menüsü

bu site

Bu site hep beraber içerik üretip, gelirini paylaştığımız pillinetwork'ün bir parçasıdır.

son yorumlar

pilli ilan

Kategoriler

network siteleri