2008 yapımı
Gavin Hood filmi olan Rendition, 11 Eylül sonrası oluşan kutuplaşmayı anlatıyor. Film, geçtiğimiz günlerde
Doubt filmiyle gündeme gelen
Meryl Streep'i ve
Walk the Line'dan tanıdığımız
Reese Witherspoon'u buluşturuyor.
11 Eylül olaylarından sonra Amerika içinde müslüman vatandaşlara karşı duyulan şüphenin masum insanların bu şüpheden nasıl zarar görebileceğine ustalıkla değinilmiş.
Filmin konusu kısaca şöyle:
Mısır kökenli bir kimya mühendisiyle evli olan Isabella El-Ibrahim eşi Anwar 'ın Güney Afrika'dan Washington'a döneceği anı beklemektedir. Ancak Anwar tutuklanır. Isabella, eşi bir türlü geri gelmeyince bir senatörün yardımcısı olarak çalışan arkadaşından yardım ister.
Bu sırada Anwar yasadışı bir şekilde tutuklanarak, bilinmeyen bir hapishanede tutulmaktadır. CIA'de analist olarak görev yapan Douglas, şefinin bir bombalama sırasında ölümünü ararştırmaktadır. Anwar'ın işkencelerle dolu soruşturması devam ederken, Isabella da sorumluların peşine düşer. Şiddetin ve yasa dışı uygulamaların dozu arttıkça Douglas görevi ve vicdanı arasında bir ikileme düşer.
Amerika'da "Vatansever Yasası"'yla ortaya çıkan milliyetçilik ve vatandaşların özel alanlarına gerek görüldüğünde girilebileceği ilkesi filmde oldukça sert bir biçimde eleştirilmiş.
Ülkedeki yabancı korkusunu dile getiren film, bürokrasinin ve politikacıların yasaların işleyişine müdahale etmelerinin yanlışlığına da dikkat çekiyor.