Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan torpilli.com'da: "Yazılarınız "yorumsuz" kalmasın"


sinepil.org

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

Etiket:

 
tuttum

schizophrenia13 | 23 Kasım 2008 10:11 | 2 yorum var

peter sellers

peter sellers
peter sellers

peter sellers ya da ailesinin verdiği isimle richard henry sellers 1925 yılında southsea, ingiltere'de doğmuş. peter takma adını ailesinden alan sellers, protestan bir baba ve musevi bir annenin oğlu olarak eğitime kuzey ingiltere'de bir katolik okulunda başlamış. oyuncu bir aileden gelen sellers ailesiyle birlikte sahip oldukları kumpanyada çalışmış, oyunculuğun yanısıra sellers ukulele, banjo, davul gibi enstrumanları çalabiliyormuş, dans etmek ise sahip olduğu diğer yeteneklerden birisiymiş. başka kültürlerden insanları canlandırmada ve aksanlarını taklit etmede çok başarılı olmasının belki bir nedeni de 2. dünya savaşı sırasında ingiliz kraliyet hava kuvvetleriyle asya ve avrupa'yı dolaşmış olmasıdır. sellers filmlerinde büründüğü kılıkları dil ve klişelerle besleyebilen ve bunda da çok başarılı olan bir oyuncuydu.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , ,

tuttum

queennothing | 09 Ekim 2008 09:11 | 8 yorum var

Yönetmenlerin Bilinmeyen Yönleri

Stanley Kubrick
Stanley Kubrick

Yönetmen” kavramı, sinema ve tiyatro sanatının en önemli unsurudur. Bir yönetmen sadece filmi değil, aylar süren çekimler boyunca tüm ekibi de yönetir aslında. Sinemayı gerçekten seven, farklı bakış açılarını kabul edebilen insanlar, bir film izlerken “yönetmen” kavramının üstüne düşer.
Sinema sanatı için bu kadar önemli bir sıfatı taşıyan insanların ‘enteresan’ olarak nitelendirebileceğimiz bazı özellikleri var. İmaj verirken izledikleri yol olsun, rahatlamak için başvurdukları yollar olsun, atmosfere girebilmek için aldıkları terapi uygulamalarına kadar şaşırtıcı bir çok şey bulunuyor.

(Sinemada imaj vermek; yönetmenin, oyuncuya istediği performansı verdirtmek için söylediği, örnek verdiği, düşündürttüğü şeyler. Mesela, "Vahşi bir aslanın üzerine koştuğunu düşün o korku ifadesini yüzüne yansıt" gibi.)

Kişisel bir şey ama ‘yönetmenler’ başlığı altında bunu da eklemek istedim; Quentin Tarantino, ayak fetişistidir. “Pulp Fiction”daki meşhur ayak masajı ve “Kill Bill” (V1 ve V2)serisiyle Uma Thurman’ın ayaklarını çok sevdiğini her fırsatta dile getiriyor. Sadece “Death Proof” filmini izleyerek Tarantino’nun ayak fetişisti olduğunu anlamak zor değil.

Quentin Tarantino
Quentin Tarantino

Casino”, “The Departed”, “Raging Bull”, “The Color of Money” gibi bir çok başarılı filmin yönetmeni Martin Scorsese, beğenmediği sahneler için asla “kötü oldu” demez; tekrar çekerken oyuncuya “gayet iyi oldu ama daha iyi olabilir, daha iyi olacak” dermiş. Çünkü, profesyonel bir yönetmenin, oyuncusunun moralini hep yüksek tutması gerektiğine inanıyormuş.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

tuttum

screamofthebutterfly | 30 Temmuz 2008 11:47 | 18 yorum var

Kafasına Göre Takılan "Adam" Sandler

He is a NewYorker
He is a NewYorker

Sayısız komedi filmine yapımcı ve oyuncu olarak imza atmış hemen hemen tüm dünyada 80 ve sonrası kuşakları komedi filmi diyince aklına ilk gelen isimlerden biride Adam Sandler'dir. Kendisini çokta özen göstermeden takip edenlerin sayısı oldukça fazladır. Hiçbir zaman seyirciyle arayı açmaz verimli bir insan olduğu ve bu verimliliği ekonomik olarak çoğu önemli aktörlerden daha zengin oluyuşla da pekiştirmiş insandır. Tabi bunda en büyük pay kendisinin aynı zamanda bir yapım şirketinin olmasıdır. Bu şirket Sandler'ın yazdığı iki filmin isimlerinden oluşur. Happy Gilmore (1996) ve Billy Madison (1995) = Happy Madison Size bu şirketin çektiği filmlerinden bir kaçını söyleyince zaten onu biraz tanısanız bu filmleri yadırgamazsınız. The Hot Chick (2002) ve Deuce Bigalow: European Gigolo başrolünde neredeyse Adam Sandler'in bütün filmlerinde bir şekilde sahnede boy gösteren Rob Schneider'in oynadığı filmlerdir.
\

Bunlar klişe komediler olsa da bunlara kötü film demek bence yanlış olur. Adam Sandler bence Sinemanın en güzel abur cubur filmlerini yapan adamdır.
Kendisi 1966 yılında Brooklyn/Newyork doğumludur. Jerry Seinfeld'e benzer bir kariyer başlangıcı yapan Sandler Stand up showlarda baş gösterir. Biraz abartılmış olabilir ama şarkıcı olarakta ulaştığı başarılar en azından Amerikada hiçte kolay olmayacak başarılardır. Funny happy Birthday Song ile büyük bir başarı sağlar diğer şarkılarını dinlemek için buraya tıklamanız yeterli. Birde arkadaş ortamlarında dinlediğimiz "Sesame Street On Marijuana" şarkısı iyi bir geyik şarkıdır. Amerikada artık bir efsane olmuş olan Saturday Night Live Show'un akıl takımı içinde yer alır ve bazı parodilerinde kendini oyuncu olarakta gösterir. Bence Komedi oyuncusu olmak için yeterli birikimi yapmış birisidir.

Onun oynadığı filmlerin çoğu komedidir; fakat kariyerinde komedinin dışına çıktığı ve gerçek oyunculuğunu gösterdiği 3 filmi vardır. bunlar Spangilish, Punch Drunk-Love ve Reing Over Me filmleridir. Özellikle (PTA)Paul Thomas Anderson'un yönettiği Punch Drunk-Love filminde Altın küreye en iyi erkek oyuncu dalında aday gösterilir. En son There will be blood filminde Daniel Day-Levis'in en iyi erkek oyuncu oscarını aldığı düşünürsek PTA'nın oyuncusunu filmine ne kadar güzel adapte ettiğinide söylemeden geçemem.

\

Punch Drunk-Love filmi şaşırtıcı bir filmdir. Adam Filmde kendisine ait olan klışe tarzı kullanmaz. PTA filmlerinde seyirciye oyuncu ne hissediyorsa hissettirmeye çalışır. İzleyici eğer karakter sıkılıyorsa kendini sıkıntı içinde bulur, bekleyiş her iki taraf için aynı anda geçerlidir. Şuan hala çözemediğim çok gizli bir Ajitasyon hissettirir. Adam Sandler olaya bu taraftan bakıldığında kusursuz bir oyunculuk sergiler, bence mükemmeli oynamıştır.7.4lük imdb puan az bile dedirtir.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , ,

tuttum

gungorayca | 23 Temmuz 2008 14:00 | 7 yorum var

Robert Downey Jr.

robert downey jr
robert downey jr

Gerçek adı Robert John Downey Jr. Olan Amerikalı aktör ve müzisyen, 4 Nisan 1965, New York doğumludur. Underground film yapımcılarından Robert Downey Sr.’nin oğludur.

İlk olarak 5 yaşında babasının Pound adlı filminde kamera karşısındaydı. 1975’de, 20 yaşındayken Saturday Night Live’a katıldı. Bir sezon devam etti. Hollywood’a taşındı. 1987’de James Toback’ın The Pick-up Artist’inde Molly Ringwald ile oynadı. Aynı yıl Julian Wells ile Less Than Zero’da rol aldı. 1992’de Sir Richard Attenborough’un Chaplin adlı filminde Charlie Chaplin’i oynadı. Bu filmdeki performansıyla Oscar'da En İyi Aktör adayları arasındaydı. 2000 yılında komedi dizisi Ally Mcbeal’de, Ally’nin sevgilisi rolünde konuk oyuncu olarak katıldı. Dizideki performansı ile komedi serisi kategorisinde, en iyi yardımcı erkek oyuncu ödülünü Golden Globe’da kazandı. Ally McBeal dizi müziklerinde çeşitli şarkıcılarla düetleri ve solo şarkıları bulunmaktadır. En iyi hatırlayabileceğimiz Sting ile Every Breathe You Take adlı şarkıdaki düet olacaktır.

\

Etiketler: , , , , , , , , , ,

tuttum

gungorayca | 21 Temmuz 2008 14:17 | 4 yorum var

Anthony Hopkins

\

Gerçek adı, Phillip Anthony Hopkins olan oyuncu, 31.12.1937 Port Talbot, Galler doğumludur.
Richard Burton'ın etkisiyle Drama ve Müzik okumaya karar verdi, 1957'de mezun oldu. 1965'te Londra'ya taşındı. Hopkins'in yeteneğini gören Laurence Olivier tarafından Ulusal Tiyatroya davet edildi. 1967 yılında ilk filmi olan "A Flea in Her Ear" da oynadı.
Bu filmden itibaren televizyon ve sinemada başarılı bir kariyer başladı Hopkins için. 1968'de "A Lion in Winter" Timothy Dalton ile çalıştı. 1977'de "A Bridge Too Far" filminde, James Caan, Gene Hackman, Sean Connery, Michael Caine, Billy Elliott, Laurence Olivier ve Audrey Rose ile çalıştı. 1980'de "The Elephant Man" filminde David Lynch ile çalıştı.
1981’de "Othello" ve 1982'de "The Hunchback of Notre Dame" adlı iki edebiyat uyarlamasıyla yine televizyondaydı.

1993 yılında "Desperate Hours" , 1993 yılında "Howard's End" filmlerinde rol aldı. 1993 yılında "The Remains of the Day" filmi ile Oscar'a aday gösterildi. 1994 yılında "Legends of the Fall" filminde rol aldı. 1995 yılında "Nixon" ile Oscar’a aday gösterildi. 1996 'da "Surviving Picasso" ardından yine 1997'de "Amistad" ile Oscar'a aday gösterildi. 1998'de "The Mask of Zorro" ve "Meet Joe Black" , 1999'da "instinct" filmlerinde rol aldı.

Sinema dünyasının en önemli dergilerinden Empire'ın yayınladığı Tüm Zamanların En İyi 100 Film Yıldızı listesinde yer aldı.
1993 yılında ünlü aktör Sir ünvanını aldı.

Etiketler: , , , , , , ,

tuttum

aybars badur | 01 Temmuz 2008 16:29 | 6 yorum var

bahri beyat'ı kaybettik

\
oyuncu bahri beyat akciğer kanserine yenik düşerek hayata veda etti. nejat uygur ile oynadığı tiyatroların yanı sıra, vizontele tuuba, yazı tura filmlerinde, aşka sürgün ve beyaz gelincik dizilerinde görmüştük kendisini.

kaynak

Etiketler: , , , , ,

tuttum

queennothing | 09 Mayıs 2008 09:37 | 14 yorum var

Adrien Brody

\

Adrien Brody, 1973 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin en kalabalık yeri olarak bilinen New York City’nin 5 ana hattı içerisinde yer alan Queens’de doğdu. Annesi, The Village Voice muhabiri ve fotoğrafçısı Sylvia Plachy; babası ise emekli tarih profesörü ve amatör ressam Elliot Brody’dir.
Küçük yaşta usta fotoğrafçı olan annesine poz veren Adrien’in yeteneği, babasının yüreklendirmesiyle açığa çıktı. Ünlü American Academy of Dramatic Arts’da drama eğitimi aldı. Bu ‘haftasonu okulu’ndan sonra New York’taki Fiorello H. LaGuardia High School of Music and Art & the Performing Arts adlı okula kaydını yaptırdı. Brody, oyuncu olmak istiyordu.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , ,

tuttum

hoodly | 09 Nisan 2008 16:21 | 7 yorum var

Son Jokeri Uğurlarken...

\

Evet son joker aramızdan ayrıldı. Genç yaşında ve tam verimli çağında bizlere veda etti Heath Ledger. Tıpkı geçmişte yitirdiğimiz diğer değerli oyuncular gibi. Gerçekten oynadığı tüm rollerde çok sağlam ve samimi bir oyunculuk performansı sunmuştu bizlere Heath Ledger ve oyunculuğunu her yeni filmde farklı boyutlara taşımasınıda bilmişti. En çok akılda kalan rolü, Brokeback Mountain filminde iki eşcinsel kovboydan birisini oynadığı rol olsa gerek, çünkü bu rolü ona oscar da en iyi erkek oyuncu adaylığını getirmişti. Karşımıza bazen bir şovalye, bazen bir kovboy, bazen Casanova ve şimdi de son filmi olan The Dark Knight ile Batman'ın azılı düşmanı Joker olarak çıkacak. Beyazperde de onu son defa izleyeceğiz. Gönül isterdi ki aramızdan ayrılmasaydı ve yarıda kalan filmi The Imaginarium of Dr. Parnassus ve daha nicelerini de bitirseydi. Son olarak karşımıza kötü bir karakteri canlandırırken çıkacak ama biz onu hep iyi hatırlayacağız.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , ,

arama

etiket menüsü

bu site

Bu site hep beraber içerik üretip, gelirini paylaştığımız pillinetwork'ün bir parçasıdır.