Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan zamazing.org'da: "Epson'dan 2 tane Full HD projektör"

sinepil.org

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

Etiket:

 
tuttum

Hamachi | 18 Mayıs 2010 12:02 | 8 yorum var

Russell Crowe 'Robin Hood' Röportajını Terk Etti

\

Çarşamba günleri yayınlanan bir ingiliz radyosunun röportajında, sunucunun Russell Crowe'a en son rol aldığı film Robin Hood'da aksanının bir İrlandalı gibi olduğunu söylemesi üzerine Crowe sinirlenerek röportajı terk etti. BBC radyo Front Row şovun sunucusu Mark Lawson, Oscarlı oyuncu Crowe'a İrlandaca aksanını bir İngiliz halk kahramanı olan Robin Hood'a kasten ekleyip eklemediğini sordu. Bu soruya öfkelenen Crowe Mark Lawson'a küfür etmeden önce, kızgın bir şekilde sorusunu yanıtladı.
Lawson'ın : " Robin Hood'a verdiğiniz aksan bir İrlandalıyı anımsatıyor bana, ne düşünerek bunu yaptınız? " sorusuna karşılık Crowe: " Sizin kulaklarınız ölmüş bayım, eğer bunun bir İrlandalı aksanı olduğunu düşünüyorsanız gerçekten kulaklarınızın işi bitmiş " diyerek ardından küfür etti.
\

Bunun üzerine sunucu Lawson konuyu başka sorularla değiştirmeye çalışsa da Crowe'un yine aksan sorusuna yönelmesiyle röportaj giderek kötüleşmeye başladı. Gladyatör'ün yıldızı Crowe : " Bu karakterde, bir İrlandalı aksanı bulmanıza şaşakaldım, bu gerçekten gülünç fakat sonuç olarak bu sizin şovunuz. " dedikten sonra Lawson sinirli aktörü, bu aksanı Robin Hood'un büyüdüğü yer olan Kuzey İngiltereyi çağrıştırmak için kullanmış olabileceğini söyleyerek sakinleştirmeye çalışsa da Crowe'un öfkesini yatıştıramadı. Crowe sunucuyu iğneleyeci sözlerine devam etti: " Hayır, ben bir İtalyan aksanı konuşuyordum, anlayamadın mı? " diyerek cümlesini bir küfürle bitirdi.
Ardından ünlü yıldız, bu arada bu İrlandaca meselesini anlamıyorum, ne olursa olsun anlamıyorum diyerek röportajı terk etti.
Spacer
Spacer

Etiketler: , , , , , , ,

tuttum

ashg | 03 Mart 2010 13:40 | 5 yorum var

İSTANBUL - Meeting of Souls (2009)

\
Türkiye ile Almanya arasındaki birçok Avrupa ülkesinden çok daha eskiye dayanan ve yadsınamayacak kadar güçlü bir işbirliği var. Ne de olsa “Alman yenilince biz de yenik sayıldık” daha ilkokul sıralarında Birinci Dünya Savaşı’nın naif bir sunumunu yapan tarih derslerindeki sonuç buydu. Almanya’nın İkinci Dünya Savaşı’ndan büyük bir yenilgi ile çıkması ülkenin demografik yapısını olumsuz yönde etkilemişti. Almanya genç nüfusunun büyük bir kısmını bu savaşta kaybetmişti. 60’lı yılların başında Almanya’nın gerçekleştirdiği Türk işçi alımı iki toplum arasındaki ilişkiler için yeni bir çığır açmıştı. Almanya’ya göç eden aileler bugün aralarında İsmail YK’dan Fatih Akın’a kadar ilginç bir kültürel çeşitlilik içeren kuşaklar ortaya çıkmasını sağladılar. Zaman zaman ırkçı eylemlerin hedefi olan Türkler bugün Alman siyasetinde söz sahibi oldular. İki toplumun birbirine bakışı zaman içinde olgunlaştı ve yeniden şekillendi. “İSTANBUL - Meeting of Souls” belgeseli bu değişen bakış açısının belki de son ürünü. Augsburg’lu bir genç olan (henüz 23 yaşında) Michael Hehl’in yönettiği belgesel oldukça yalın ve oryantalist olmayan bir bakış açısı ile İstanbul’u farklı bir bakış açısı ile ele alıyor. Belgesel büyük bir ihtimalle ülkemizde gösterime girmeyecek. Ama yönetmen katıldığı festivaller ve gerçekleştirdiği özel gösterimlerle filmini daha çok seyirciye ulaştırmayı planlıyor. Michael Hehl ile kendisi ve belgeseli üzerine konuştuk.
Michael Hehl
Michael Hehl

Seni yönetmen olmaya iten neydi?

Film, çocukluk yıllarımdan bu yana ilgimi çeken bir konu olmuştur. Yani bu benim için bir bakıma hareketli resimlere olan sevgi, öteki bakıma resimlerle insanları heyecana sürükleyecek bir öykü yaratmaya provoke edilmek. Birde çekilmiş olan resimlerin sonuçta uyumsuz olmaları korkusuna karşı süregelen mücadele eklenebilir. Film çekmek, yaşamı bir parabol olarak eklemeye benzer. Benim için iyi bir film, iyi bir rock müzik parçasına benzer: parçanın akortları birbirine öylesine uymalı ki, dinleyicinin duygusal seviyesine inilebilinsin. Film çekiminde ise öykü, resimler ve özellikle oyuncuların sergilediği oyun birbirlerine öylesine uymalılar ki, seyirci etkilensin. Beni filme bağlayan en önemli nokta da, oyuncularla beraber çalışmak, çünkü onlar filmin kalbini oluşturuyorlar ve seyircilerin onların aksiyon ve gösterilerine inanabilmeleri gerekiyor. Bütün bunları oluşturmak ve ortak bir çalışma haline getirmek beni her defasında tekrar heyecanlandırıyor.

Spacer
Spacer

Etiketler: , , , , ,

arama

etiket menüsü

bu site

Bu site hep beraber içerik üretip, gelirini paylaştığımız pillinetwork'ün bir parçasıdır.

son yorumlar

pilli ilan

Kategoriler

network siteleri