Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan ucandaire.org'da: "Online Uzay Oyunu: SpaceTrek"

sinepil.org

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

Etiket:

 
tuttum

gorcun | 05 Temmuz 2009 10:18 | 0 yorum var

Uçlarda gezinen bir fragman: Robo-geisha

Robo-geisha
Robo-geisha
''Machine Girl'' , filminin yönetmeni Noboru Iguchi'nin yeni filmi ''Robo-geisha'nin'' fragmanı çıktı. ''Tokyo Gore Police'' filminin yönetmenliğini yapmış olan Yoshihiro Nishimura'nın içinde bulunduğu ekip yine son derece uçuk, kanlı ve şiddet dolu bir filme imza atıyorlar. Bu sefer geyşalar üzerinden şiddet gösterisi yapacağa benzeyen filmde geyşaların her türüyle karşılaşmak mümkün. Bu filmde Geyşa dansı, geyşa füzesi, geyşa elektrikli testeresi, geyşa katanası, samuray robot, engelli silahı, göğüsten çıkan makineli tüfek, kıçtan çıkan katana gibi yaratıcı ve uçuk silahlarla ve karakterlerle Geyşa ordularının savaşını izleyeceğiz. Machine Girl, Tokyo Gore Police gibi filmleri izleyenler nasıl bir şeyle karşılaşacaklarını az çok bilselerde bilmeyenler için fragmanın son derece uçuk ve rahatsız edici görüntülerin olduğunu da belirtmek isterim.

Etiketler: , , , , , , , , , ,

tuttum

mavinokta | 01 Temmuz 2009 12:04 | 6 yorum var

Beyaz Perdenin Sert Hatunları

Onlar beyaz perdenin gangsterlere günlerini gösteren, yaratıkları katleden, Uzakdoğu dövüşçülerine taş çıkartırcasına dövüşen, tüm maharetlerinin yanında güzellikleriyle de seyirciyi kendilerine hayran bırakan, son derece fit vücut yapılarıyla hemcinslerini kıskandıran pırlantalar onlar...

Macera filmlerin de pek sevilen sahnelerdir gösterişli dövüş / savaş sahneleri... Hele ki bu sahnelerde oyuncular kadın ise iş daha bir ilginçleşir. Bizi belkide minyon hatunların iri yarı, kaslı erkekleri birkaç hareketleriyle nakout etmeleri şaşırtıyor ve sevdiriyor... Yada belkide içimizdeki feminist ruhu tatmin ediyor bu görüntüler. Sebebi her ne olursa olsun, hayallerin gerçekleştiği beyaz perdede "kadın dövüşçü" kavramı çoğu kişi tarafından bir hayli tutulmuştur.

Uma Thurman
Uma Thurman (Kill Bill)

Örneğin, Kill Bill (Vol.1, Vol.2) filminin çekim öncesi Japonca ve dövüş sanatları dersleri alan sinemanın bizi hem romantik - komedileriyle güldüren hem de Bill'i öldürmekteki ısrarıyla hayran bırakan sarışını Uma Thurman...

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

tuttum

elchancho | 26 Haziran 2009 10:14 | 10 yorum var

Son Samuray (The Last Samurai)

\

Son Samuray 2003 yapımı olmakla birlikte başrollerde Tom Cruise, Ken Watanabe, William Atherton gibi usta isimler yer almakta.Yönetmen ve Senaryo koltugunda ise yine usta bir isim Edward Zwick oturmakta.

Filmin konusu ise; Yüzbaşı Nathan Algren (Tom Cruise) savaşmaktan bıkmış gazi olmuş bir komutandır. Japonya'ya İmparator Meij'in ordusuna önderlik etmesi ve silahları tanıtması istenir, o da kabul eder ve gider. Daha sonra Yüzbaşı Algren'den daha modern ve batıcı bir japonya kurmak için samurayları emrindeki ordu ile yok etmesi istenir. O da samurayların öncüsü Katsumoto ile girdigi bir mücadele yaralı olarak esir alınır. Samurayların yaşam ve felsefe tarzlarını çok benimseyen Yüzbaşı Algren bundan sonra İmparator Meij ve Komutan Katsumoto arasında zor bir tercih yapmak zorunda kalacaktır.

Etiketler: , , , , , , , , ,

tuttum

kadirgunay | 08 Haziran 2009 11:46 | 3 yorum var

Black Hawk Down - Kara Şahin Düştü (2001)

Black Hawk Down
Black Hawk Down

Baştan söylemek gerekirse şu anda kadar Er Ryan'ı Kurtarmak filminden sonraki en iyi savaş filmi.
1993 senesinde Birleşmiş Milletler Barış Gücü'nün bir parçası olarak Somali' ye gönderilen Amerikan askerlerinin farklı ekip ve düşüncelerde olmasına rağmen birbirlerine güvenerek ve inanarak nasıl evlerine geri döndüğünü anlatan bir filmdir, Kara Şahin Düştü.

Bir tarafta Delta' lar diğer tarafta Ranger lar. Farklı ekipler, farklı bölükler fakat hepsinin de tek bir görevi vardır; Mohamed Farrah Aidid' in milislerini indirerek önemli subaylarını ve rehineleri ele geçirmek.
Generalleri ve üst düzey subaylarının düşündükleri saldırı planı istedikleri gibi gitmez. İlk Kara Şahin düşer ve olaylar bundan sonra başlar. Arkada asker bırakmamak adına gönderilen tüm zırhlı araçlar ve savunma kuvvetleri milisleri geçemezler. Öyle ki birlikler kayıp vermeye başlarlar ve hava kararır.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , ,

tuttum

gorcun | 02 Haziran 2009 10:03 | 0 yorum var

Bir Değişim Öyküsü : ''Seven Years In Tibet (Tibet' te Yedi Yıl)''

Seven Years in Tibet
Seven Years in Tibet
Seven Years in Tibet (Tibet' te Yedi Yıl) , Heinrich Harrer adlı Avusturyalı dağcının yaşadıklarını anlattığı kitabın adıdır. 1997 yılında Jean-Jacques Annaud tarafından aynı adla sinema filmi çekilmiştir. Heinrich Harrer' i ünlü aktör Brad Pitt' in oynadığı filmde Avusturyalı dağcının 1939' da Himalayalar' ın zirvesine ulaşmak için Nazi Almanya' sının desteğiyle yola çıkmasını anlatıyor. Hamile eşini (Ingeborga Dapkunaite) geride bırakarak yola çıkan Harrer kısa bir süre sonra İngilizler tarafından esir alınır. Kamptan defalarca kaçmaya çalışan Harrer her denemesinde başarısız olur ve hem diğer esirler hemde askerler tarafından dışlanır. Bu sırada karısı tarafından da terkedilir. Bir gün diğer esirlerle işbirliği yapar ve kaçmayı başarır. Devamlı kendine başına olan Harrer, bir süre sonra kendisiyle dost olmayı isteyen Peter' le (David Thewlis) arkadaşlık kurar.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , ,

tuttum

ashg | 29 Nisan 2009 10:02 | 1 yorum var

"Tünel"

Düşler” – “Tünel”

Akira Kurosawa’ın “Düşler”inde üçüncü dördüncü hikaye olan “Tünel” bana göre bu sekiz hikayenin içinde insanı en çok etkileyen film. Kısaca bir tünele giren ve orada ölümünden sorumlu olduğu başka askerlerin hayaletleriyle karşılaşan bir askerin tünelin sonuna varma çabaları anlatılıyor. Yönetmen bu filminde evrensel bir konuyu işliyor ama Japon değerlerini ve etkisini hissediliyor.

\

Film, ıssız bir yolda tek başına bir askerin görüntüsü ile başlıyor. Genel planlarla örülü filmde Kurosawa tablo gibi kadrajlanmış görüntüler elde etmiştir. Alacakaranlıkta karşına çıkan ve sonu görünmeyen tünele girmek üzereyken bir köpeğin ulaması ile asker gerilemeye başlıyor. Tünelden çıkan köpeğin üzerinde el bombalarının olduğunu görüyoruz. Köpekten korkan asker yavaş yavaş tünelin karanlığında yok olmaya başlıyor. Yönetmen konusunu hemen hemen aynı ölçeklerle anlatıyor: Orta ve Amerikan Plan. Kurosawa’nın ağır bir ritimle tünelin sonunu görmeden ilerleyen kamerası bizimde askerin tedirginliğini yaşamamıza neden oluyor.
Tünelin sonuna çıkan asker tünelden gelen ayak seslerini duyar ve korkuyla -ve büyük bir olasılıkla- köpeğin gelip saldırmasını bekler. Tüneldeki karanlıktan orada ölümüne tanık olduğu “Er” rütbeli Noguchi gelir. Askerin koyu ceset makyajından bir ölü olduğunu anlarız. Bu makyaj biçimi yönetmenin Japon öğelerini göz ardı etmediğini gösteriyor. Askerin ceset makyajı geleneksel Kabuki Tiyatrosu’ undaki figürleri andırıyor. Er komutanına gerçekten savaşta ölüp ölmediğini soruyor! Gerçekten öldüğüne inanamayan asker eve gittiğini ve annesinin onun için hazırladığı kekleri yediğini anlatıyor. Filmin dramatik olarak en etkileyici bölümü erin uzakta kalan ışıkları gösterip evine gidememe acısını anlattığı sahne. Ailesinin O’nu beklediğini komutanına anlatıyor. Noguchi artık savaşta öldüğünü kabul ediyor ama bunu ailesi asla kabul edemeyecek. Noguchi arkasını dönüp tünele doğru giderken komutanı O’nu uyarıyor ve son kez erin kendisini selamlamasını istiyor. Er Noguchi tünele girdikten sonra uygun adım gelen bir grup askerin ayak sesleri duyulmaya başlıyor. Komutanın önene kadar gelip O’nu selamlıyorlar. Bölüğün çavuşu, komutana üçüncü müfrezenin kayıpsız döndüğünü söylüyor. Komutanın şaşkınlığı ve üzüntüsü film içinde en yakın ölçeklerden biri ile ile bel planla anlatılmış. Komutan üçüncü müfrezenin yok edildiğini ve hepsinin savaşta öldüğünü askerlere yüksek sesle anlatıyor. Tüm müfrezenin ölümünden kendinin sorumlu olduğunu itiraf eden komutan nasıl esir düştüğünü ve ölmeyi ne kadar çok istediğini anlatıyor. Dünyaya tekrar gelmelerinin hiçbir şey kanıtlamayacağını ve dönmelerini istiyor. Filmin ana metaforu tünel iki boyutu birbirine bağlayan bir kapı gibi düşünülmüş. Komutan tünelin karanlığına girmeyen üçüncü müfrezeyi yine emirle göndermek zorunda kalıyor. Müfreze tünelde ilerledikçe derinlerden marş duyuluyor. Askerlerini son kez selamlayan komutan olduğu yere yıkılıyor. Köpek tekrar tünelden çıkarak komutana hırlıyor.

Etiketler: , , , , , , , , , , ,

tuttum

buklet | 10 Nisan 2009 16:08 | 13 yorum var

Kingdom Of Heaven/ Cennetin Krallığı-2005...

\
Yönetmen : Ridley Scott
Senaryo : William Monahan
Oyuncular : Orlando Bloom, Jeremy Irons, Eva Green, Michael Sheen, Liam Neeson, Tim Barlow, David Thewlis, Eriq Ebouaney, Philip Glenister, Alexander Siddig, Ghassan Massoud, Edward Norton, Nathalie Cox.
Görüntü Yönetmeni : John Mathieson
Müzik : Harry Gregson-Williams
Yapım : 2005 (ABD, İngiltere, İspanya, Almanya)
Tür : Dram, Romantik, Savaş, Tarih
\

Filmin kısaca konusu:
Film, 200 yıllık karmaşık bir süreci kapsayan Haçlı Seferlerin'den ikinci ve üçüncü haçlı seferi döneminde geçiyor.
Kudüs'ten dönmüş Fransız Şövalye Godfrey, (ailesini ve inancını kaybeden acılı bir baba Godfrey) yıllar sonra karşılaştığı genç nalbant Balian'a(Orlondo Bloom) babası olduğunu söyler. Godfrey, oğlu Balian'a dersler vererek, onu şövalye yapar ve kutsal savaşa götürür. Böylece, genç Balian kıtalararası destansı bir yolculuğa çıkmıştır. Dini savaş uzak ve kutsal topraklarda devam etmektedir. Kudüs’te o günlerde 2. ve 3. Haçlı Seferleri arasında kırılgan bir ateşkes ilan edilmiştir. Kudüs Kralı IV Baldwin barışa ve halkına bağlılık yemini etmiştir. Godfrey’in ölmeden önce kılıcını ve yeminini teslim ettiği oğlu, babası gibi Kudüs’ü her tür kötülükten korumak için savaşacaktır. Bu yolculukta, ölümden döndükleri bir deniz kazası geçirirler; buna rağmen güçlükle Kutsal Şehir’e ulaşırlar. Balian kılıç maharetleri sayesinde kendine büyük bir ün yapar.
\

Kral’ın kızkardeşi güzel Sybilla’nın hayranlığını da kazanır. Ancak, Balian bu arada kendine düşman da kazanmıştır. Özellikle Sybilla’nın kocası, Tapınak Şövalyeleri’nin küstah lideri Lusignan’ın ve kralın danışmanı Tiberias’ın düşmanlığıdır. Bunlara rağmen, kent halkını ölümle sonuçlanan kıyımlardan korumaya çalışacaktır.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

tuttum

buklet | 12 Mart 2009 14:10 | 11 yorum var

Büyük İskender / Alexander...(2004)

\
"Yönetmen Oliver Stone" denildiğinde, o film kesinlikle farklı olmalı diye düşünceleri yanılıtmayacak ölçüde farklı ve üstün bir yapıt; Alexander filmi.
M.Ö. dördüncü yüzyılda, Helenistik dönemde karşımıza çıkan 25 yaşlarında bir gençin, Makedonyadan başlayıp Anadolu, Babil ve Mısır'dan Hindistan'a uzanan büyük fetih serüveni. Hırslı bir anne ile çapkın ve şiddet dolu bir babanın arasında geçen çoçukluk. Genç İskender, hayatı boyunca annesinin etkisinde kalıyor. Babası ile sevgi ve nefret ilişkisi içinde. Bu ilişki çağ olarak bize uzak olsa bile günümüz ilişkilerinden dolayı da bir o kadar yakın diyebiliriz. İskender'i, Büyük İskender yapan muhteşem savaşları; özellikle 40.000 kişilik ordusu ile Büyük İran Kralı'nın 250.000 kişilik ordusunu yenmek ve o dönemlerde dünyanın dörtte üçünü ele geçirmek, isminin başına Büyük ekletmeye yeter sanırım. Aynı zamanda Büyük İskender, tüm halkları bağrına basmış, din, dil, ırk ayrımı gözetmemiştir.
Oliver Stone, Yunanlıları kızdırmak pahasına, İskenderin eşcinselliğini de gözler önüne sermiştir. Unutulmaz savaş sahneleri ile birlikte; Oliver Stone, Colin Farrell, Angelina Jolie, Anthony Hopkins ve diğer oyuncular da fazlası ile çok iyi...
Zamanında bizim topraklardan da geçmiş, bu mitolojik kahramanı tanımak için bile olsa, seyredemeyenler için kaçırılamayacak bir film.
Filmden kısa bir bölüm seyirlik...
\

\

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

tuttum

buklet | 19 Şubat 2009 11:04 | 5 yorum var

Soğuk Dağ / Cold Mountain …

\
Yönetmen : Anthony Minghella
Senaryo : Anthony Minghella , Charles Frazier (Kitap)
Oyuncular : Jude Law (Inman) , Nicole Kidman (Ada Monroe) , Renée Zellweger (Ruby Thewes) , Donald Sutherland (Papaz Monroe) , Ray Winstone (Teague) , Brendan Gleeson (Stobrod Thewes) , Philip Seymour Hoffman (Papaz Veasey) ,
Görüntü Yönetmeni : John Seale
Müzik : Gabriel Yared , T-Bone Burnett , Jack White
Yapım : 2003, ABD ,
Tür : Romantik - Savaş - Dram
\

Soğuk dağ filmi 2003'de en iyilerinden olmasına karşın, yönetmen ve film dalında Oscar’a aday olamamasına hayret etmiştim. Oscar Ödülünde, “En iyi yardımcı oyuncu (Renée Zellweger)” ödülünde sınırlı kalmıştı. Altın Küre Ödüllerinde ise 8 dalda aday gösterilmişti.
\

Film, iç savaşta geçen epik bir hikâyeyi anlatır. Güneyli asker İnman’nın, ağır yaralandıktan sonra hastaneden çıkışını, 500km yol aşarak kasabasına ve sevgilisine geri dönmeye çalışması ve bu dönüş sırasında başına gelen olayları anlatan, yani sevgiliye giden upuzun bir yürüyüşün hikâyesi…

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

tuttum

BekirJem | 07 Şubat 2009 09:43 | 6 yorum var

Brave Heart (1995)

Brave Heart - Cesur Yürek(1995)
Brave Heart - Cesur Yürek(1995)

Yönetmenliğini ve başrol oyunculuğunu Mel Gibson'ın üstlendiği Brave Heart(Cesur Yürek) aksiyon, biyografi, drama ve savaş türü filmleri sevenlere hitap ediyor. 1995 yapımı bu filmi izlediğimde özgürlüğün insanın elinden alınabilecek bir değer olmadığını, gerçek özgürlüğün insanın içinde olduğunu ve insanın son nefesinde bile olsa özgürlüğüne kavuşabileceğini anladım.

Brave Heart - Cesur Yürek(1995)
Brave Heart - Cesur Yürek(1995)

Film 13. yüzyıl İskoçyası'nı anlatmaktadır. İngiliz Kralı Edward yıllarca egemenliği altında tuttuğu İskoç halkını yok etmek amacıyla İngiliz soylularına, yeni evlenen İskoç kadınlarıyla ilk gecede beraber olma hakkını vermiştir. Çocukken ailesini İskoçya'nın özgürlüğü uğruna kaybeden William Wallace'ın karısının da İngiliz birlikleri tarafından öldürülmesiyle başlayan mücadelesi ülkesinin özgürlüğü için verdiği bir savaşa dönüşmüştür.
Brave Heart - Cesur Yürek(1995)
Brave Heart - Cesur Yürek(1995)

Etiketler: , , , , , , , , , , ,

arama

etiket menüsü

bu site

Bu site hep beraber içerik üretip, gelirini paylaştığımız pillinetwork'ün bir parçasıdır.