Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan torpilli.com'da: "En kötü bildiri nasıl yazılır?"

sinepil.org

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.
tuttum

ucurum61 | 13 Eylül 2009 12:28 | 16 yorum var

(500) Days of Summer (2009)

\

Hollywood sinemasının özellikle 1990lı yıllarda When Harry Met Sally... (1989) ile başlayan dönemde, bir tarafını romantik komedilere teslim ettiğini söyleyebiliriz. Rob Reiner’ın başlattığı bu dalgaya en önemli eklentileri Jerry Maguire (1996) ve Almost Famous (2000) filmeleri ile Cameron Crowe yaptı. Oscarların dikkatini As Good as It Gets (1997) filmiyle James L. Brooks çekerken, yüksek bütçeli prodüksiyonu, elini zaten endüstriyel olarak 90lara damgasını vuran James Cameron, True Lies (1994) filmi ile üstlendi. 2000li yıllarda ise Hollywood’un bu romantik komedi tufanı, kendini tamamen pazarın girdi-çıktı ilişkisine yönlendirdi. Ortaya, zaman zaman öngörülebilir, zaman zaman da vasatın üstü birçok yeni yapıt çıktı. Artık 2010lu yılları kategorize etmemize bu kadar az bir zaman kalmışken, bir filmin çıtayı yükselteceğini düşünüyorum: (500) Days of Summer (2009)

\

Düşünüyorum çünkü filmi izlemedim. Olağanüstü soundtrack parçalarını dinledim. Filmi izlemeden, filmin arkaplan müziklerini dinlemek her zaman seyir zevkini artırıcı bir etkendir. Ama aldığım izlenimlerle, zaman zaman müzikal havasına bürünecek olan (500) Days of Summer (2009) için ise, bunun çok daha önemli bir etken olacağı kanısındayım. IMDB açılış puanı 8,7 olan filmin, 10000 oyu geçmesine rağmen bu puanı sadece 8,4’e düşmüştür. Daha önce, 2000li yıllarda 8 puanın yakalayabilen tek romantik komedi ise Shrek (2001) yapımıydı.

\

Filmin başrollerini, The Happening (2008) ve son olarak Yes Man (2008) ile karşımıza çıkan Zooey Deschanel ile "3rd Rock from the Sun" dizisi ile ünlünen ve ileride çok daha büyük başarılara imza atması beklenen Joseph Gordon-Levitt paylaşıyor. Daha önce Manic (2001) adlı yapımda birlikte başrolleri paylaşan ikilinin, yine başarılı bir performansa imza attığı belirtiliyor. Filmin görüntü yönetmeninin, Zooey Deschanel’ın gözlerini ön plana çıkarmak için mavi temalı arkaplanlarla çalıştıklarını belirttiği yapımda, karakterlerin kimyasının seyirciye yansıtılması için her detayın işlendiğini anlayabiliriz. Daha önce, müzik videoları çeken yönetmen Marc Webb’ın ilk uzun metrajlı projesinde, gerçek aşka inanmayan Summer Finn ile ona sırılsıklam aşık olan Tom Hansen’ın yaşadıkları ilişkide birlikteliklerini devam ettirebilmek için girdikleri mücadeleyi izleyeceğiz.

\

Filmin senaristleri Scott Neustadter (32) ve Michael H. Weber (31)’ın, 10 sene önce başlayan arkadaşlıkları, Hollywood’un uzak durduğu 90larda kalan Cameron Crowe ve Woody Allen tarzı filmlere olan ilgileri sayesinde, kendilerini bugüne uzanan bir yolculağa itti. The Smiths müzik grubuna olan hayranlıkları ile bu düşüncelerini birleştirdikleri filmin Türkiye’deki gösterim tarihi ise 9 Ekim olarak açıklandı.

Filmin fragmanı:
http://www.youtube.com/watch?v=PsD0NpFSADM

Spacer
Spacer

Etiketler: , , , , , , ,

Yorumlar

Umarım bu açılış, devamında inanılmaz sürprizler getirir. Çok güzel olmuş, tebrik ediyorum.

Teşekkür ederim Nilüferim.

"Herkes dünyayı değiştirmek ister ama kimse kendini değiştirmek istemez."

inşallah övüldüğü kadar güzel olur.

Hayat yormuşsa beni hata bendedir onda değil ki

İnşallah, uzun zamandır bekliyorum bu filmi.

"Herkes dünyayı değiştirmek ister ama kimse kendini değiştirmek istemez."

500 gün olmasa da uzun zamandır beklediğim bir film. Yorumu okuyunca görme isteğim daha da arttı. Öncesinde bu güzel tanıtım için teşekkürler Uçurum.

Ben teşekkür ederim Neparta, güzel bir nickin var ;)

"Herkes dünyayı değiştirmek ister ama kimse kendini değiştirmek istemez."

hayatımda izlediğim en iğrenç film. bıçağı sokup bir de içerde döndürüyor keşke seyretmeseydim dediğim filmlerden

Ne demişler "Ya en iyisini yap ya da en kötüsünü" ;)

"Herkes dünyayı değiştirmek ister ama kimse kendini değiştirmek istemez."

Hayatımda izlediğim en güzel romantik komedi filmlerinden biri :)) Düşünüyorum, diğerleri neydi acaba diye ama aklıma da gelmiyor yani, en iyisi mi demem lazım bu durumda :)))

"katilken de, kurbanken veya tanıkken de her birimiz başrolde olduğumuzu düşünürüz."

Herkesin hayatından bir "parça"ya vurgu yapması (karşılıksız aşk) çoğunluğun ilgisini çektirmiş filme. Sıradışılığı ise bu "parça"yı değiştirmemesi.

"Herkes dünyayı değiştirmek ister ama kimse kendini değiştirmek istemez."

pc de duruyor ama hala izlemedim ama yorumlara bakılırsa kızların sevdiği romantik filmlerden.. yani buram buram romantizim.. beni bozar..

güzel bir film.

filmde ulaşılamayan platonikleşmiş bir aşk yok. kavuşma var ama bu kavuşmada aşk var mı, tom (esas oğlan) sürekli bunu sorguluyor. summer (esas kız) pek bi şirin görüntüsüyle, metropol rutininde bunalmışken, bir "çiçek" arayan kreatif kişilikli tom'un hemen ilgisini çekiyor. ama summer tom'un (belki?) beklediği gibi öyle tutkulu aşk yaşayacak bir karakter değil.

summer ile tanıştıktan sonra geçen 500 günün çok büyük bir kısmı, tom için summer'siz geçiyor. film dağınık biçimde bu 500 günlük zaman kısıtında gerekli yerlerde bir ileri bir geri işliyor. seyirci zaman sersemi olmasın diye, gelecek sahnenin kaçıncı günde olduğu önceden gösterilmekte.

summer'ın karaoke barda tüm şirinliğini takınarak seslendirdiği "sugar town" parçası, daha önce nancy sinatra'dan dinlediğim halinden daha güzel geldi bana.

sokaktaki sıradan insanlarla müzikal tadında gerçekleşen sahne ile tom'un içindeki aşkın verdiği ruhsal coşku anlatılmaya çalışılmış. Burada seçilen parça da iyi seçilmiş.

ikea mağazasında çekilen sahneler de hoş ve akılda kalıcı.

filmde tom'u birden çok sahnede kulaklıkla görmek mümkün. içine dönük ama yaratıcı bir karakter.

summer ve tom'un filmde çocukluk hallerinin gösterildiği sahneler gerçektende onlara ait eski videolardan alınmış gibi geldi bana. (benzeri bir fikri daha önce sertap erener'in "incelikler yüzünden" klibinde görmüştüm)

tom kafası karışıkken büyümüşte küçülmüş sarışın bir kız çocuğundan -kız gözüyle- fikirler alıyor.

film aslında duyguları daha derin yaşayan ve bu sebeple filme daha çok malzeme veren tom üzerinden işliyor. ama summer'ın duyguları pek belirgin değil. tom'a hayat görüşü olarak bağlanmaya dahi karşı olduğunu söylerken, filmin sonunda kısa zamanda başka biriyle evlenmesi summer'in tom'u aslında sevmediğini mi gösteriyor. yoksa summer'ın aslında yaşamdan ne istediğini bilmeye çalışmadığını; yaşamın ona o an getirdiklerinden istediklerini seçip aldığını mı gösteriyor, pek çözülemiyor. belki de summer gerçekten bağlılık hissedemeyeceğini bildiği için o x adamla evleniyor. buna karşılık tom'a karşı gerçekten bağlılık hissetmeye başladığı için, prensiplerinin doğrultusunda ondan uzaklaşma gibi bir savunma mekanizması geliştiriyor. bir yandan da tom'un kendisini kaybetmek istemediğini; evliliğe/bağlanmaya karşı olmasına hak vermiş gibi de görünse tom'un kafasında uzun yılların projeksiyonunun çizildiğini sezmişte olabilir. yani summer kendindeki bu bağımsız hali bildiğinden, tom'u ileride daha fazla üzmemek için ondan kaçıyor.

ekran ikiye bölünerek eş zamanlı bir biçimde, aynı sahnenin iki farklı türevi duyguları seyirciye daha iyi aktarabilmek adına kullanılmış. ekranın bir yarısında tom'un olmasını hayal ettiği sahne, diğerinde gerçekte yaşananlar bulunuyor.

filmin sonuna doğru şehri gören bankta otururlarken summer, tom'un elini tutuyor. belki bu şekilde summer, her ne kadar ilişkisini bitirmiş ve başkasıyla evlenmişte olsa, tom'un kendisine gerçekten kıymet verdiğini anladığını göstermeye çalışıyor.

Bir şeyin imkansız olduğuna inanırsanız, aklınız bunun neden imkansız olduğunu ispatlamak üzere çalışmaya başlar. Ama bir şeyin yapılabileceğine inandığınızda, aklınız onu yapmak üzere çözümler bulmanıza yardım etmek için çalışmaya başlar | Dr. David J. Schwartz

Buram buram romantizmle alakası yok aslında; gayet eğlenceli, kızların bayıldığı erkeklerin ayıldığı gibi saçma sınıflandırmalara sokulmaması gereken bir film.

@zabun, filmin yazısı olabilecek nitelikte bir yorum yazmışsınız, keyif alarak okudum :) Ben filmi izledikten sonra öyle derin düşünmedim açıkçası, Summer'ın Tom'u bırakması konusunda. Tom ruh eşi olarak Summer'ı gördü, Summer için ise Tom doğru kişi değildi, bu kadar. Zaten filmin sonunda parkta Summer'ın Tom'a söylediği bir cümle ki ispiyon (spoiler) olmasın diye buraya yazmıyorum, işte o cümle herşeyi açıklıyordu. Filmin bahsettiğiniz diğer detaylarının hoşluğuna ben de katılıyorum :))

"katilken de, kurbanken veya tanıkken de her birimiz başrolde olduğumuzu düşünürüz."

@exorientelux, teşekkür ederim.

Bir şeyin imkansız olduğuna inanırsanız, aklınız bunun neden imkansız olduğunu ispatlamak üzere çalışmaya başlar. Ama bir şeyin yapılabileceğine inandığınızda, aklınız onu yapmak üzere çözümler bulmanıza yardım etmek için çalışmaya başlar | Dr. David J. Schwartz

exorientelux'un görüşlerini paylaşıyorum.. hem zabun hakkında (gerçekten güzel bir yazı olmuş) hem de film hakkında..
filmin romantik komedi olarak adlandırılması doğru değil bence. romantik komedilerin kabul etsek de etmek istemesek de belli bir formülü var. bir başlangıç, komik olaylar dizisi, karakterlerin aşkla ilgili aydınlandığı bir 'an' ve mutlu son. bu formül içinde izleyene hissettirdikleri de hemen heme herkeste aynı sırada gitmekte belki de. önce merak, sonra biraz üzüntü ve sonuçta sevinç ve coşku belki biraz haz.. bu böyle de olmalı çünkü insanoğlunun özü bunu ister. güvenli dünyada insan sevgi nesnesini bulur, bağlanır ve ayrılmaz.
ama bu fantezi dünyası oysa bu film -uyarmak gerek- gerçeğin,yaşananın ta kendisi. hepimizin bu filmde hissettikleri kendini filmde özdeşleştirdiği karaktere, kendi yaşadıklarına, kendi tarihine göre değişecektir ve bu filmi özel yapan da budur bence.. tabi müzikleri, kostümleri ve sanatsal diğer öğelerin dışında :)

Kendi türü içinde bakılırsa yaratıcı ve güzel sahnelere sahip film. Sonunda evlilik göremeyeceğiniz nadir romantik-komedilerden biri.

pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.

Bu yazıyı rapor et. Kural dışı içeriğe rastladığınızda editörlerimize rapor ederek müdahale edilmesini sağlayabilirsiniz. (Hangi durumlarda rapor edebilirim?)

arama

bu site

Bu site hep beraber içerik üretip, gelirini paylaştığımız pillinetwork'ün bir parçasıdır.

son yorumlar

pilli ilan

coktutulan

Kategoriler

network siteleri