Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan torpilli.com'da: "link vermek ve imaj eklemek"


sinepil.org

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.
tuttum

exorientelux | 25 Temmuz 2008 14:53 | 2 yorum var

Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak

\

Bazen bir film izleriz; yönetmeni tamamdır, oyuncular ünlüdür, filmin bütçesi yerindedir, teknolojinin nimetlerinden fazlasıyla yararlanılmıştır vs. Ama ama bi’şey, nasıl desek bi’şey işte, eksiktir, film olmamıştır. Şimdi bu koşulların tam tersini düşünün: Yönetmenin ilk uzun metrajlı filmi, oyuncuların neredeyse hepsi amatör, filmin bütçesi iç güveysiden hallice, film dijital olarak çekilip negatife basılmış, görüntü ve özellikle seste sorunlar var ama filmi izlediğinizde diyorsunuz ki “Ne güzel bir filmdi bu böyle!”
Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak, yönetmeni ve senaristi Ahmet Uluçay’ın bir çok kısa film yapıp yine bir çok ödül aldıktan sonra çektiği ve söylediğine göre hikayesinin yarıdan fazlasının kendi hayatını anlattığı , gene bir çok ödül almış ilk uzun metrajlı filmi. Filmin yukarıda bahsettiğim teknik eksiklikleri var ama öykü, oyuncuların doğallığı, yönetmenin hüneri (ve benim çok sevdiğim “Beyaz Giyme Toz Olur” türküsü) bütün eksiklikleri görmezden gelmeye izleyeni ikna ediyor.
\

Filmin öyküsü iki kafadarın etrafında dönüyor. Kütahya’nın Tepecik Köyü’nde yaşayan, yazları biri bir berberin biri bir karpuzcunun yanında çalışan yeni yetme delikanlılarımız sinema tutkunu. Bir sinema makinesi yapmayı kafaya koymuşlar, kullanılmayan eski bir mekanda çalışmalalar yapıyorlar. Tek istedikleri öncelikle yaptıkları makinede kasabadaki sinemanın artık negatifleriyle kurguladıkları filmi oynatabilmek. Bunun yanında delikanlılardan biri bir sevdaya tutulmuş ki sormayın. O da filmin ayrı bir keyifle, hüzünle izlenen bir detayı.

\

Film bize çetrefilli bir senaryo, görkemli bir görsellik sunmuyor kabul edersiniz ki, elindeki şey doğallık, samimiyet, sıcaklık. Gerçekte oyuncu olmayan oyuncularda doğallığı görebildiğimiz gibi diyaloglarda samimiyeti, hikayede sıcaklığı hissediyoruz. Ama en önemlisi vazgeçmemenin, karpuz kabuğundan gemi yapmanın aslında olmayacak işlere kalkışmak demek olduğunu bile bile vazgeçmemenin ve hep umutlu olmanın filmini izliyoruz.

Hâlâ izlemediyseniz Türk sinemasının bu özel yapıtını izleyin, bitince de “Ne güzel bir filmdi bu böyle!” diyeceksiniz.


Etiketler: , , , , , ,

Yorumlar

Çok keyif aldığım, konuşmalarda çoğu zaman güldüğüm, hayallerin gerçeğe dönüşmesi için sarfedilen çabayı anlatan üstün bir film :)

çok uzun süre önce izlediğim için sahneler aklımda çok iyi kalmamakla beraber gerçketen iyi bir yapım olduğunu söyleyebileceğim bir film. özellikle türk sinemasına karşı bu kadar cömerteçe iyiyi kullanmayan bir kişi olarak amatör oyuncu kullanarak yönetmenin giriştiği işin hakkını fazlasıyla verdiğini düşünüyom.

şşt salçalı ekmek mi lan o bi ıstırıyım mı?

pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.

Bu yazıyı rapor et. Kural dışı içeriğe rastladığınızda editörlerimize rapor ederek müdahale edilmesini sağlayabilirsiniz. (Hangi durumlarda rapor edebilirim?)

arama

bu site

Bu site hep beraber içerik üretip, gelirini paylaştığımız pillinetwork'ün bir parçasıdır.

coktutulan