Çok hoş bir bildiri olmuş sevgili Exorientelux. Altın Küre'de aktörün yaşadığı hayalkırıklığından dahi bahsetmişsiniz. Elinize sağlık. O ödül törenine denk gelmiştim TV'de, komedi dalında seçilmesi ertesinde aynı ödülü üst üste iki kez almasından ötürü biraz buruk bir şekilde " Heyoo, Altın Küre'nin Tom Hanks'i oldum demişti tüm izleyicilere-hatırlayacaksınız Tom Hanks'te Philedelphia ve Forrest Gump ile üst üste iki kez Oscar almıştı)
Filmi izledikten sonra tam da sizin tariflediğiniz bir ikilem içerisinde bulduk kendimizi...Kaufman, bir şeytan mı, bir melek mi? Bu arada Milos Forman filmi öylesine çekmiştir ki, inanın bir belgesel izlediğinizi zannedebilirsiniz filmin çoğu yerinde. Öyle ki, kurgu olduğunu hiç farketmeden, adamın gerçekten hayatında dört bir yere kameralar serpilmiş, bu kameralardan derlenen günlük hayat kesitlerini izlediğiniz hissine kapılabilirsiniz...
Özellikle yüklendiği negatif enerji nedeniyle insanlara kendini sevdirmeye çalışması, türlü mistik tedavi yönteminden medet umması (hatta kristallerle tedavi edilirken, uzman'a,
"Hey, bu taşı da neden göğsüme koymuyorsun" şeklinde bir satranç oyuncusu edası ile çıkışması) en sonunda negatif enerjiyi kaldırabilmek adına yine izleyiciye dönüp, sıcacık bir jübile hazırlaması buruk bir tebessümün yüzümüze oturmasına sebep olmuştu.
Sıradışı bir senaryo, bir aktör bir yönetmen kısaca farklı ve farkında bir film çıkmış ortaya...
hamiş: sevgili Norepinefrin, sizin katkılarınızla tadından yinmez bir hal almış bildiri, çok teşekkürler :), ilk elden izlemek lazım Andy Kaufman'ın gerçek görüntülerini. Zira filmi izledikten sonra, "kim len bu adam" dediğimizi ve fellik fellik foto/video aradığımızı hatırlarız.
Filmdeki güreş meydan okuma sahnesinin orjinal hali.
Adamdan neden nefret edildiğini yukarıdaki linkten anlayabilirsiniz. Bu bir nevi reklam stratejisi aslında, nefret edilmeyi Kaufman seçiyor bir yerde.