Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan 3ayak.org'da: "chenman"


sinepil.org

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.
tuttum

trouble | 09 Mayıs 2008 16:00 | 8 yorum var

Pleasantville

1998 yapımı Gary Ross filmi. Başrolde spiderman serisinden hatırlayacağımız Tobey Maguire ve Reese Witherspoon oynuyorlar.
Film iki kardeşin (David ve Jennifer) televizyon kumandası kapma savaşı sırasında birden kendilerini 1950 lerde geçmekte olan Pleasantville isimli dizide bulmalarıyla başlıyor. Pleasantville'de hayat tam bir dizi hayatı. Dizi hayatından kastım, yapılan eylemlerin devamının zorunluluğu yok. Örneğin Jennifer kızımız bir ateş ile mendili yakmak ister ama mendil ateş almaz. Ya da daha insani bir örnek vermek gerekirse nasıl ki normal insanlar yemek yediklerinde bunun tuvalette sonuçlanan bir sonu var, işte bu son Pleasantville'de yok!

\
Filmde David önceleri yerli halka uyum sağlamaya çalışıyor, bununla birlike Jennifer ise halkı kendine uydurmaya çalışıyor. Seyrederken biraz kişisel gelişim kitabı gibi gelebilir. Dizi siyah beyaz olduğu için herkes, herşey siyah beyaz. Lakin, her kim ki ruhunu özgür bırakmayı başarabiliyorsa renkleniyor. Filmin belki de en güzel tarafı bu görselliği.


Etiketler: , , , , , , , ,

Yorumlar

Dvd koleksiyonumdaki en sevdiğim filmlerden biridir Pleasantville, zekice kurgulanmış senaryosu, müzikleri, başroldeki iki genç oyuncuya ilaveten William H. Macy, Joan Allen, Jeff Daniels gibi usta oyuncuları ve tabii ki müthiş görsel efektleriyle izlemesi çok keyifli bir film.

Benim de en çok sevdiğim filmlerden biridir. Lisedeyken bahar şenlikleri sırasında gösterilmişti. Herkese tavsiye ederim.

Başarılı bi film..
O yağmur sahnesinde ağlamayı çok istediğimi hatırlarım hep...

-ardından yalvararak..

Sistemin vatandaşlarına muştuladığı mükemmel bir Amerikan ailesi. Sadık bir koca, hamarat ve güzel bir eş, pırlanta çocuklar.

Tüm bu özellikler tek bir replikte özetleniverir aslında, eve her dem zamanında gelen koca William H. Macy, ailesine kavuşmanın verdiği o coşkuyla gür bir nida fırlatır evin salonundan koridorlarına doğru eve her gelişinde ;
"Honeyyyyy! I am homee"...

oysa günümüzden gelen iki gençle birlikte, tam anlamı ile "renklenen" kasabada hiç bir şeyler artık eskisi gibi olmayacak, müzmin koca, "Hayatım, eve geldim" nidalarına artık karşılık alamaz olacaktır. Bu kuvvetli replik ve verilen sessiz karşılık bir anlamda kasabadaki değişimin mührü hükmündedir. Zira bastırılmış hayatlarla çepeçevre örülü kasaba artıkın uyanmış, türlü dünya hazları ile hemhal olmuştur.

Bizi tebessüm ettiren sahnelerden birisi de, akşam öpüşen çiftlerin, sabahleyin dudaklarının gül kızılına çalması ve siyah beyaz alemde bir deniz feneri misali çevrede dikkat çekmesidir.

Kesinlikle keyifli ve "renkli" bir seyirlik... :)

Bu filmi izlememişseniz sinemanın tadına tam olarak bakabilmiş sayılmazsınız. İzleyin hemen.

filmin ismini görünce gülümsedim
çünkü eşimle kaç kez bu filmin başına baktık sonra seyretmekten vazgeçtik :))
yorumları okuyunca ilk fırsatta izlemem gerektiğini düşündüm.

Lisedeyken cnbc-e'de ilk yarım saatten sonrasını izlemiştim bu filmin.. çok etkilenmiştim ama filmin vcd ya da dvd'sini bulup da başını izleyememiştim. geçenlerde bulup izleyebildim, gerçekten güzel bir film. biraz da truman show'u andırıyor sanki.

ironik blog freedom is just another word for nothing left to lose..

cumartesi günü eşimle beraber seyrettik.seyirlikve eğlenceli bir film.
özellikle Reese Whiterspoone çok başarılı...
hoş bir film...

pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.

Bu yazıyı rapor et. Kural dışı içeriğe rastladığınızda editörlerimize rapor ederek müdahale edilmesini sağlayabilirsiniz. (Hangi durumlarda rapor edebilirim?)

arama

bu site

Bu site hep beraber içerik üretip, gelirini paylaştığımız pillinetwork'ün bir parçasıdır.

coktutulan