Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan 10marifet.org'da: "güllü fular atkı"


sinepil.org

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.
tuttum

toz66 | 20 Mayıs 2008 17:49 | 9 yorum var

Sihirbaz mı Hokkabaz mı?

\
Bir sihirbazın hikayesi... İşlerinde ve hayatında başarılı olmaya çalışan ama her defasında sonucunu hüsranla bitiren bir sihirbaz. Babasının deyimiyle "HOKKABAZ..." Filmin ana karakteri İskender (Cem Yılmaz) çocukluk arkadaşı olan Maradona (Tuna ORHAN) ile birlikte gözlükten kurtulmak için gözlerine lazer yaptırmaya karar verirler. Yanlız lazer yaptırmaları için bir tek engel vardır. O da herkesin derdi olan PARADIR... Bu derdi aşmak için öncelikle Beyoğlu'ndaki bir barda çalışan İskender ve Maradona, buradaki yaşadıkları talihsizliklerden sonra bardan atılmışlar ve çözümü eski arabalarıyla birlikte turne yapmakta bulmuşlardır. Turne için gerekli olan karavan ise babasının yaşadığı karavanın takendisidir. Eski bir subay olan babası Sait Tünaydın'ın (Mazhar Alanson) karavanı vermek için tek bir şartı vardır. O da turneye Çanakkale'den başlamaktır. Babasının dediği olur, İskender ve Maradona turnelerine Çanakkal'den başlar. Turnelerdeki ilginç gelişmelerin anlatıldığı Hokkabaz filmi yayınlandığı dönemde büyük bir sükse ile başlamış ama beklenen başarıyı gösterememişti.
Normalde ses sanatçısı olmasına rağmen Mazhar Alanson'un muhteşem oyunculuğuyla, Cem Yılmaz'ın rolün içine kendini vererek Gora'daki müstehcenliğini bir tarafa bırakmasıyla ve Özlem Tekin'in abartılı oyunculuğuyla (rock'cılığından olsa gerek) Hokkabaz, güzel bir Türk komedisi...

\

Kast
Yapım : 2006, Türkiye
Tür : Dram / Komedi
Yönetmen : Ali Taner Baltacı, Cem Yılmaz
Senaryo : Cem Yılmaz
Oyuncular : Cem Yılmaz, Mazhar Alanson, Tuna Orhan, Özlem Tekin, Ayçe Abana
Yapımcı : Necati Akpınar
Görüntü Yönetmeni : Uğur İçbak
Müzik : Ozan Çolakoğlu
Filmin Web Sitesi: Hokkabaz Filmi
Imdb
Film Çekim Hataları

Etiketler: , , , , , , , , , , ,

Yorumlar

izledim;izlerken de gözlerim doldu.ne yalan söyleyeyim cem yılmaz'dan böylesini beklemezdim.gerçekten türk sinemasına armağan edilen trajikomik bir dram.

ntguzel|renk.

bu filmi beğenmeyenler filmin pek komik olmamasından şikayetçiler. filmi izlememiş olanlara tavsiyem filmi, bir stand up şov olarak değil hem eğlenceli hemde dramatik bir film olarak izlemeleri. eminim o zaman filmden en az benim kadar keyif alacaksınızdır.

bana mutluluğun kaynak kodlarını yazabilirmisin abidin?

cem yılmaz adı geçince seyirci otomatik olarak gülmeye odaklanıyor.

Filmdeki sihirbaz tiplemesi çok iyi canlandırılmış...Ama çok fazla gülme beklentisiyle gidildiği için beklenen ilgiyi görmedi..
Mazhar Alanson zaten herşeyde başarılı..

cem yilmaz da cim keri gibi. Butun filmlerini komedi sanan insanlar cogunlukta ve filmde bunu farkedince husrana ugruyorlar ama aslinda komedi haricinde de oynadiklari filmler kaliteli.

Çok samimi ve sıcacık bulmuştuk filmi. Cem Yılmaz, "Herşey Güzel Olacak"ta birebir kendisini oynadı ki! diye tonla eleştirilmişti lakin bu filmde karakter oyunculuğunda da boş olmadığını ispatlamış oldu.

Miyoplar ve hipermetroplar için bir belgesel niteliği de taşıyan film, şol göz kusurundan dolayı irili ufaklı sıkıntılar çeken, yer yer hallerine yerinen gözleri bozuk insanların halini o kadar güzel yansıtır ki. Hele ki işin içerisine bir de kız katılınca, gözlük taşıyıcılarının (bu da yüzük taşıyıcıları gibi oldu ya neyse, vesileyle Shire'a selam edelim yeri gelmişkene :) ) estetik kaygılar da etki edince olayların seyrine trajikomik bir film hasıl oluverir. Gelibolu'da bir lokantada yemek yemek için durduklarında, kıza yakışıklı görünmek için İskender'in gözlükleri çıkarmasından sonra yanlış masaya oturmasını hala gülerek hatırlarım :)
Ya da, finale doğru cam fanustaki nefes tutma sahnesini hüzünle.

Yorumlarda da bahsedildiği gibi tamamen gülmek amacı ile Stand-up gösteriye gidermişçesine bir hazırlık içine giren seyircileri, bir sinema filminden gayrısı beklememektedir. Her ne kadar bu tip bir beklentiyi doyurmak adına, "Yavaşla 10km" veya yaşlı babannenin hipnoz anında terk-i diyar edivermesi tarzında espriler serpiştirilmiş olsa da, çoğu Cem Yılmaz izleyicisinin diş kovuklarına dahi yetmeyeceği de aşikar herhalde. Düz ve içten üslubu ve yepyeni başlangıçları muştulayan finaliyle, kimi popüler İtalyan(Cinema Paradiso, Mediterrenian vb.) filmlerini anımsarız.

Benim gözümde en başarılı Cem Yılmaz filmidir...

NO PASARAN!

Başlığa istinaden
bence CEM YILMAZ !
MAZhar alanson ayrı bir mevzu olmuş tabiki

bu filmi izlerken çok güldük vede eğlendik.ama sonunda ağlamadım desem yalan olur. yani cem yılmazdan hüzünlü bir perde göreceğimi hiç tahmin etmezdim.ama dediğim gibi cem yılmaz ne yapacağı belli olmuyor.

banu

pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.

Bu Yazıyı Tutanlar

Bu yazıyı rapor et. Kural dışı içeriğe rastladığınızda editörlerimize rapor ederek müdahale edilmesini sağlayabilirsiniz. (Hangi durumlarda rapor edebilirim?)

arama

bu site

Bu site hep beraber içerik üretip, gelirini paylaştığımız pillinetwork'ün bir parçasıdır.

coktutulan