Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan yenimecra.org'da: "Büyüksün Maylo"

sinepil.org

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.
tuttum

kadirgunay | 10 Nisan 2008 14:47 | 18 yorum var

Stephen King'in 1408'i

korku ve gerilim türünün ustası stephen king'in kısa hikayesinden uyarlama oda 1408 2007 yılında sinema severler ile buluştu.

1408 Afiş
1408 Afiş

oyuncu kadrosunda tanıdık 2 isim hemen göze çarpıyor zaten, John Cusack ve Samuel L. Jackson. Filmde çok az görünen samuel l. jackson için bir şey diyemeyeceğim ama john cusack baştan sona rolün hakkını vermişe benziyor. Klasik bir gerilim filminin yanı sıra kullanılan efektler bana göre yetersizdi. Filmin konusuna gelince: seneler önce kızını hastalık nedeni ile kaybeden Mike Enslin herşeyi bırak yalnız yaşamaya ve korku romanları yazmaya başlar. Mike kendisine gelen teklifleri değerlendirerek çeşitli konaklama yerlerinde kalır ve oralara korku puanları verir aynı zamanda bunları kitabında toplar. Mike cinler, periler, hayaletler v.b hiçbir şeye inanmayan birisidir. Ta ki 1408 nolu oda ile duyduğu efsaneye kadar. otelin 1408 numaralı odası seneler önce ölümler nedeni ile kapatılmış ve kimseye verilmemiş. fakat mike inatla araya avukatını sokarak bu odayı tutar. otel müdürü samuel l. jackson mike'ı ikna etmek istese de bunu başaramaz ve filmimiz olağan heyecanı ile buradan itibaren başlar.

yönetmenliğini Mikael Håfström yapmaktadır. yönetmeni daha önce raydan çıkanlar (Derailed) filminden hatırlayabilirsiniz.

Etiketler: , , , , , , , ,

Yorumlar

Gerilim sevenlerin kaçırmaması gereken bir film diyebilirim. Stephen King sonuçta..
Özellikle karanlık bi' ortamda surround bi ses sitemi veya kulaklıkla izlerseniz..

a.k.a Yosi

King sinemaya faydalı olmaya devam ediyor. 1408'i ben zayıf buldum ama The Mist çok iyiydi.

Blog| Satılık alan adları : kiriklink.com,murdum.com

Ben demiştim ama o odaya girme diye...
Rüyadan gerçeğe, gerçekten rüyaya harika...

1408 gerilim olmasına rağmen çekim ve kamera açıları ile biraz mistik bir filme dönüşmüş gibi yanılıyor muyum?

Stephen King denildi mi iş bitmiştir. Kesinlikle izlenilmesi gereken bir film.

Cümle yolu sakini

Film sıradan bir filmdi. Daha başından ne olacağı öngörülüyordu. Sadece oyunculuk için izlenir. başka bir haltı yok.

oy: 6

@hanzele
sana katılmamak elde değil. ben biraz da john cusack' a yapılan seslendirmeyi beğendim. mimikler ve oyunculuk ile tam gitmiş. kurgu olarak da eksik maalesef.

Oy : 5.5

spoiler içerebilir şimdiden söyliyim...

üst not: kitabını okumadım

artıları:
---------

-> okuyan bilir mehmet açar'ın (sinema eleştirmeni) siyah hatıralar denizi diye aşmış bir kitabı vardır. gizemli bir otel (odası) özelliği ile o kitap geliyor aklınıza. hoş duygulara bürünüyorsunuz.
-> geriyor yer yer bi çok sahnede.
-> merak unsuru filmin sonlarına kadar değerini koruyor. sürekli şimdi ne olacak tadında merak edip duruyorsunuz.
-> john cusack döktürmüş. daha çok sevmeye başladım bu oyuncuyu. yani mimikleri felan filmdeki karaktere çok uygun olmuş. iyi ki bu adam seçilmiş dedim.
-> samuel l. jackson zaten kısa ve öz idi. ne diyim. "kahretsin" gibisinden bir repliği var. aniden bağırmalı. orada manyaktı.. ayrıca bu tarz rollerde hep aynı karakteri görüp dururuz. bu da oyunculukları adına daha hassas yapıyor onları.
-> aslında bir çok çeşitli şekilde finalini değiştirebileceğimiz bir yapıya sahip film. buna müsait. yani bu konu daha farklı farklı sunulabilir izleyiciye. bilimkurguya bile bağlanabilir.
-> konuyu sunuş sırası güzel. klasik düz mantıkla gitmiyor. iyi olmuş.
-> süprizler çok hoş ve çeşitli. sürekli birşeyler oluyor. herşeye hazırlıklı olmalısınız. bu tarz filmlerde genelde 3-5 tanedir ve yetmez doymazsınız ama bunda öyle olmuyor.
-> odaya girince geriye saymaya başlayan saat olayına bayıldım.
-> filmden sonra istiklal'de yürürken avea'dan "acil çıkış" başlıklı "bulunduğunuz ortamdan kurtulmak istediğinizde..." içerikli bir mesaj gelmişti :) mesajı okuduğum saatte tam olarak 18:40 idi :) hoşuma gider böyle rastlantılar... biriktiririm rastlantılar sepetimde...
-> filmin böyle yalnız kalınan mekanlarda insan davranışlarını, doğaüstü şeylere inanmayanların onların olmadığını ispatlama çabaları için başladıkları süreçleri çok iyi düşündürtüyor insana..

eksileri:
----------

-> doğa üstü olaylara pek değer vermeyenler adına; o tarz şeyleri kabul eden bir hali ve ona göre bir finali olduğu için bu tarz bir senaryo eksikliği ile puan kırılabilir.
-> fragmandaki bazı sahnelerin filmde olmaması.

dipnot: 1408 nolu odadan uzak dur !

Filmin 2 bitiş dvd si var. Bitanesinde adam odayla birlikte yanarak ölüyo, diğerinde adam kurtuluyo karısıyla mutlu bir hayat sürmeye devam ediyor.

@KIFO
ben vcd den seyrettiğim için sonu kurtulan halinde izledim. bilgi için teşekkürler.

@lombak
john cusack altın çağını yaşıyor diyebiliriz aslında. 2009 senesinde yani önümüzdeki yıl tam 3 filmi gösterime girecek :)

Benim izlediğim divx versiyonunda adam ölüyor sonunda. Vasat buldum filmi. Sadece gerilim filmi seven sinemaseverlerin kalbini çalabilecektir. 5/10

filmi bir kere izledim. uzun zaman önce. ilk çıktığı zamanlardı. bir stephen king uyarlaması olmasına rağmen zerre etkilenmedim filmden. çok kalitesiz, çok bayağı bir filmdi. çok özensizdi. öylesine yapılmıştı. john cusack ise kariyerinin en abartılı ve aptal performansını sergiliyordu. hala öyle düşünüyorum ve filmin yanından bile geçmem bir daha.

özellikle kitaptan uyarlama yapmanın riskini göze alabilmek çok ciddi bir seçim bence. bir stephen king hayranı olarak şu adamın kitaplarına mümkünse dokunmayın, film yapmayın demek istiyorum. özellikle 1408 gibi etkileyici bir kitabın bu derece kötü ve sıkıcı bir film yapılmasını ayrı bir başarısızlık kaynağı olarak görüyorum. bu filmde iyi olan hiç bir şey yoktur. başarısızdır. sadece otel odasının havalandırmasındaki adam sahnesi hafif bir heyecan dalgası yaratıyor onun dışında bitse de yatsak demekten kendimi alıkoyamadım.

filmde dikkatimi çeken bir nokta da yıllar öncesinde yazılmış, milletlerin kendi geleceklerini tayin etmesini söyleyen wilson ilkelerine göndermeler yapılmış. Filme göre wilson ilkelerinde mutluluk diye bir şey geçiyormuş, gerçekten şaşırtıcı :)

“Ondskan” ile sinema dünyasında ufak çapta bir patlama yaratan İsveçli yönetmen Mikael Hafström son olarak “Derailed” ile Hollywood’ta boy göstermişti. Bu filmle “Ondskan” kadar başarılı elde edemese de geçer not alıp, sonraki filmi için kendine şans edinmişti. Bu şansı yeni adım attığı bir tür olan “korku”dan yana kullanması da oldukça riskli gibi gözüküyordu fakat; bu şansı boşa harcamamış gibi. Akademinin “En İyi Yabancı Film” ödülüne aday olarak gösterdiği “Ondskan”tan sonra yönetmenin çektiği “Göldeki Hayalet” ile bu türe ilk girişini yapan Hafström türe pek bir parlak giriş yapamamıştı fakat; sıradan Hollywood filmlerinden birini çok daha ufak bir bütçeyle çekmeyi başarmıştı. Bu da hiç yoktan göz önünde bulundurulacak bir özellik.

Özellikle son 5-6 yılda; aşırı şiddet içeren vahşetin son derece fazla kullanıldığı, kanlı korku filmleri revaçta bilindiği üzere. Tamamıyla şiddete ve ses efektlerine dayanan sinemanın sanatsal boyutunu hiç kullanmayan anlık korkular yaşatan bu filmlerden son derece keskin çizgilerle ayrılıyor “1408”. Filmde John Cusack’ın kanayan eli dışında hiçbir kan ve vahşet sahnesi mevcut değil. İsveçli yönetmen; izleyiciye yaşatacağı korku ve gerilimi, filmin neredeyse tümünün geçtiği otel odasında kurduğu atmosfer ile sağlıyor. Özellikle bu tarzın klasiklerinde rastladığımız “klostrofobi”yi de hissediyoruz. Günümüzde pek çok sinemaseverin özlediği tek mekanda geçen tekinsiz atmosfere kurulu eski usul bir film “1408”. Evet belki içerisinde pek fazla yenilik yok, türünün belli başlı filmlerinden zekici alıntılar yapan Hafström; adeta bu filmlerin atmosferini modernize ederek filmine taşımış. Stephen King’in kısa öyküsünden senaryolaştıran filmde deneyimli senarist Scott Alexander’ın parmağının olduğu filmin her karesinden anlaşılıyor. Hikayedeki baş karakterinin yazar ve bazı sorunlarının olması gibi King öykülerinde sıkça rastladığımız yönler filmde doğal olarak yer alıyor. Filmin tek karakteri diyebileceğimiz baş karakter Mike Enslin’e filmde yok denecek kadar az yan karakter eşlik ediyor. Anlayacağınız üzere John Cusack film boyunca Enslin kadar yalnız kalıyor. Korku kitapları yazarı, ailevi sorunları olan inancını kaybetmiş Mike Enslin karakterini John Cusack uzun yıllar unutulmayacak bir oyunculukla canlandırıyor. Bu oyunculuğuyla bana göre en azından Akademiden adaylık almalı. Lanetli olarak gözüken, kalanların tuhaf ölümleriyle sonuçlanan 1408 numaralı odaya doğa üstü olaylara inanmayarak, kitabının son ölümünü bitirmek üzere gelen Enslin başta dalga geçtiği odayla daha sonraki süre zarfında tek başına ölüm kalım savaşı veriyor. Kızının ölümü sonrası karısını yüz üstü bıraktığı şehirdeki bu odada yalnız başına şeytani güçlere karşı çaresiz bir şekilde mücadele veriyor ve git gide cinnete doğru ilerliyor. Özellikle bu sahnelerde Cusack bu sahnelerde farkını yaratıyor ve izleyiciyle bağı kurmasıyla izleyenleri ekranın içerisine sokuyor. Hafström de oyuncuyu hiç de yalnız bırakmamış gibi gözüküyor. Yakaladığı planlar ve karakterin psikolojisine göre kullandığı kamera açıları yönetmenin türe olan hakimliği ortaya koyuyor. Yer yer psikolojik filme dönen yer yer saf korku filmini yansıtan yapısı da filmin ve karakterin daha ilgi çekici olmasını sağlıyor. İlk yarısının saf korku olması ve daha sonra içerisinde doğurduğu sürprizler ise filmi son dönem kardeş yapımlarından farklı bir yere taşıyor. Yaptığı göndermelerle başarısını perçinleyen yönetmen, yarattığı gerilimi ses efektlerine dayandırmak yerine sadece yer yer onlardan yardım alıyor. “1408”in tek odada geçen izleyip geçilecek bir film olmadığını ise verdiği oldukça sosyal mesajlarla sağlıyor. Yine aynı tarz filmlerin düştüğü hataya düşmeyerek filmdeki kötücüllüğün nedeni üzerine yoğunlaşmıyor. Filmin sonunda ise bazı kısımların havada kalmaması açısından verilmiş olan detaylar yer alıyor.

Belki yepyeni şeyler kullanmasa da o eski korku filmlerini bizlere hatırlattığı ya da en azından vahşete dayalı korku filmlerinden ayrılarak ortaya koyduğu atmosfer ile izleyiciye doyumsuz bir seyirlik sunduğu için izlenmeli olarak görüyorum “1408”i. Hafström’ün Hollywood’a iyice uyum sağladığını ve John Cusack’ın adından sıkça bahsettirecek bir oyun ortaya koyduğunu da filmden çıkarmak pekala mümkün.

"1408 konusunun otel müdürü ve çalışanların ortak bir kandırmacası olduğuna inanır Enslin. Çünkü bu konuda yazarsa otel müşterilerinin sayısı yüzde elli artacaktır. Ama bir süre sonra, söylenenler gerçekleşir ve oda bir karaktere bürünmeye başlar. Ve gerçekten saldırır." John Cusack
(kadir 503 den alıntıdır)
iyi yazmış arkdaş bende sizlerle paylaşayım dedim.

Sevgi neredeyse, Tanrı oradadır..

film çok sıradandı beklentilerimi karşılamadı. Sonu baştan belli oldu. Klişelikten kaçamadı. Samuel Jackson u çok kullanmamaları yada kullanamamaları oldukça rahatsız ediciydi. Bir kere izlenir filmlerden.

güçlük, çatışma ve karşıtlıklar hep olacaktır. Marifet, bu durumlarda da sinirlenmemek, kızmamaktır. İç sükuneti, olabildiğince korumaktır' Vincent Peale

Güzel film. Başlarda gerildiğimi itiraf etmeliyim ama ilerledikçe "bu mu yani?" gibi sorular sordum. Jackson fazla görünmüyor, Cusack'ın performansı oldukça iyi.

ben sevmiştim bu filmi..

pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.

Bu yazıyı rapor et. Kural dışı içeriğe rastladığınızda editörlerimize rapor ederek müdahale edilmesini sağlayabilirsiniz. (Hangi durumlarda rapor edebilirim?)

arama

bu site

Bu site hep beraber içerik üretip, gelirini paylaştığımız pillinetwork'ün bir parçasıdır.

coktutulan