Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan bildirgec.org'da: "internette geçirdiğiniz zamanı ayarlayın!"

sinepil.org

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.
tuttum

menese | 01 Ağustos 2008 17:52 | 24 yorum var

The Dark Knight

\
Christopher Nolan, Batman Başlıyor (Batman Begins)' dan sonra ikinci Batman filmi Kara Şövalye (The Dark Knight) ile karşımızda..
Bruce Wayne/Batman rolünde Christian Bale, ona babası kadar yakın olan, sadık kâhya Alfred rolünde Michael Caine, ileri teknolojik ürünler mucidi Lucius Fox rolünde Morgan Freeman ve Teğmen Jim Gordon rolünde Gary Oldman ilk filmdeki kadrodan bu filme aynen taşınmışlar..
Batman' ın baş düşmanı Joker rolünde Heath Ledger, Bölge Savcısı Harvey Dent/İki Yüzlü rolünde Aaron Eckhart, Batman' ın müzmin sevgilisi Rachel Dawes' da da Maggie Gyllenhaal bu filmde kadroya katılan başlıca önemli oyuncular..
\

Batman' in, Polis Teğmeni James Gordon ve yeni Bölge Savcısı Harvey Dent' e yardımcı olmasıyla, Gotham City' deki kanunsuzlukların üzerine sıkı bi şekilde gidilmiş, asayişin berkemal olması yolunda önemli bir yol alınmıştır..

Yalnız unutulmaması gereken biri, Batman’ın en büyük düşmanı, 'suç dahisi' Joker, fazla vakit geçirmeden kendini gösterecek, Gotham’ ı görülmemiş bir kaosa sürükleyecek terörün fitilini ateşleyecektir..

'Milyarder Playboy' Bruce Wayne görünümlü, suç savaşçısı Kara Şövalye, kendisini düşmanlarından ayıran prensiplerini çiğnemeden, bir acımasız doğal afet kadar beklenmedik ve yıkıcı Joker' le baş edebilecek midir?.

\

Christopher Nolan, ilk filmde ünlü kahramanın çocukluğuna, köklerine inmiş, onu milyarder bir sanayiciden Batman' a hangi koşulların, neden ve nasıl dönüştürdüğünü güzel bir kurguyla ortaya koymuştu..
The Dark Knight ise, artık olgunlaşmış bir Batman olarak kahramanımızın maceralarına odaklanıyor..
Yardımcısı Alfred' in filmde: “Bazı insanlar sadece, dünyanın yanıp kül olduğunu görmek isterler..” özlü sözüyle tarif ettiği 'iblis' Joker başta olmak üzere kötülerle savaşmaya yeminli Bruce Wayne, kimliğini gizlemek için taktığı kara maskesiyle Gotham' ın, hatta bi ara Hong Kong’ un sokaklarını, çatılarını arşınlayacaktır..

Yönetmen Nolan, Batman kadar öne çıkan, hatta ondan daha ayrıntılı olarak betimlenen, -merhum Heath Ledger' in olağanüstü bir yorumla canlandırdığı- Joker' in ve Savcı Harvey Dent’ ten -elim bir kaza sonucu- intikamcı kötüye geçiş yapan Two Face' in ilginç hikayeleriyle kapsamını oldukça genişlettiği The Dark Knight' la yine pek görkemli bir yapıt ortaya koymuş..

Spacer
Spacer

Etiketler: , , , , , , , , , ,

Yorumlar

ben tim burton yapımı batman de kalmışım abicim... o retro tarzdaki dünya benim için daha cezbedici derim...

emsvizyon'a kesinlikle katılıyorum.. Batman gerçekçi bir kahraman değil benim için, hayatın içinden göstermenin manâsı ne... velhasıl Begins'i izlemiş biri olarak "bir kahraman nasıl yaratılır" bilgisine gark edebilir insan..

Yinede Gotham'ın gotik ve fantastik tarzı beni daha çok cezbediyor, uçlarda karakter ve mekân sunumları, en basiti "daima yeşil olan asit" arıyor gözlerim.

Artı filmin acı bir kayıp ardından haddinden daha ciddiye alındığı fikrindeyim, performansı izlemediğim için henüz daha da fazla ileri gitmeyeyim...

Joker (Heath Ledger) ın performansı mükemmel di bence. imax filmlerde ara verilmediği için 2:30 saat sürmesi yorucu olsa da film bence genel olarak baya güzeldi. Tavsiye ederim.

ayrıca Why So Serious?

filmi daha izlemeye fırsatım olmadı. IMDB top 25o'de birinci olmasında ölen aktör Heah Ledgenin mi yoksa filmin kalitesininmi olduğunu merak ediyorum.

Sevgi neredeyse, Tanrı oradadır..

film mükemmel bir yönetmen başarısı ve Joker'in eşsiz oyunculuk karakteriyle süslenen tatlı bir festival bence....

herkese tavsiye ederim ;)

Yeni çıkan yeni nesil Batman filmini izledim geçenlerde sinemada. Film çok güzel, jokerin planları çok dahice ama filmin bazı canımı sıkan yanları oldu.

1. Film sanki fragman gibi, çok hızlı atlıyor konuları. Daha bi olayı anlayamadan şak başka bi yere atlıyor.

2. Cep telefonu ile gerçekleştirdikleri sonic ses dalgaları ile ortam tespit olayı zekice ama tek telefona yapıldığında. Hiç dokunmadan bi anda şehrin tüm telefonlarına bu teknolojiyi uygulamak tamamen saçma bi olay. Dahada kötüsü içinde cep telefonu olmadığı kesin olan inşaatta Batman'in sinyallerle heryeri görebilmesi çok komik bi olaydı. Filmin sonundaki terörist avı sahnesinden bahsediyorum.

3. Film'in adı Batman kara şovalye ama film tamamen Joker'in üzerine kurulmuş gibi. Batman'dan çok Joker'in yaptıklarını ce sonuçlarını izliyoruz.

4. Batman'in filmdeki yeni kostümü Çin Malı gibi olmuş çok dandik. Eski Batman'in kostümü çok daha karizmatikti.

5. Gotham şehri Batman ile bağdaşlaşmış hayali bir şehirdir bildiğiniz gibi, peki böyle hayali olan bir şehrin olduğu dünyada Honkong'un işi ne ayrıca Batman'in Honkong'da işine saçma olmuş.

6. Batman dediğin şehrin suçlularını yakalar, benim izlediğim Batman filmin başından sonuna kadar Jokeri nerede bulurum diye kara kara düşünüyodu. Suçluları kim yakalıyor. Gotham şehrinde suç bitmezdi ama bu filmde Joker'den başka icraat yapan yoktu galiba.

7. Koca şehrin tek polis memuru sadece o komik bıyıklı polis gibi görünüyor.

8. Filmin başındaki kocaman okul otobüsünü şehrin en büyük bankalarından birinin duvarından içeri sokuyolarda neden dışarıdaki bi Allah'ın kulu bişey demiyor, dönüp bakmıyor.

9. Yine aynı baştaki soyulan ilk bankada neden hiç güvenlik görevlisi yok ve neden müdürün bürosu bankanın ortasında ve neden müdürde kocaman pompalı silah var

10. Benim bildiğim Bruce Wayne kadınlardan uzak dururdu ki gizli kimliğini yanlışlıkla belli etmesin diye. Bu filmdeki Bruce Wayne karı kız muhabbeti yapıyor bol bol ulan bu ne biçim Batman !

Benim fikrimce filmin en güzel yanı Joker'in süper planları, süper diyaloglarıydı. Ayrıca Joker, Batman'den çok daha karizmatikti filmde. Ayrıca Joker rolünü yapan Heath Ledger'i saygıyla anıyorum, başka kimse Joker'i bu kadar güzel canlandıramazdı herhalde.

Son olarak yazımı Joker'in meşhur sözleri ile bitirmek istiyorum; Why so serious ?

www.tezgelegemen.info

Yok baba böyle birşey yok. Böyle eleştiri mi olurmuş yaws. Nasıl tek telefonla yapılırmışta, nasıl görüntüler gidermişte. Bu teknoloji 100 yıl öncesinde bile vardı, yani sonuçta bu kahraman yazılırken de var bu teknoloji(ee o zamanın mantığıyla böyle bir araba düşünülebilir mi?). Tek tek ele almak anlamsız ama bu kadar basit eleştiri de olmaz yahu.

benim izlediğim batman değil jokerdi resmen. on numara performans rahmetliden.

christian bale havan batsın! helikopterden hatunlarla iniş sahnesi eğlenceliydi.

adamlar uşağı michael caine'e oynatmış o derece yani.

kavga sahneleri güzel ve okunaklı.

araba takip sahneleri süper değilsede gayet iyi.

yalnız batman'ın arabasını kaportacı ismail abi yapmıştı sanıyorum.

savcı kardeşimizde dövülesi kolejli tipi amerikandı. joker müdahale etmese ben dalacaktım.

maggie gylenhall oldu mu be ciğerim? rezil seçim.

imdb'de bir numaraya oturacak film asla değil.

güzel ve eğlenceli bir aksiyon ve iyi oyunculuklar.

atom fiziğine de profesörlüğe de lanet olsun...

Filmi izledim, Batman Başlıyor'dan lafı edilmeyecek şekilde iyi bir film olmuş. yalnız kafamı karıştıran bir şey var, yorumlayacak biri varsa lütfen yazsın.Şimdi, Batman'in ilk filminde Joker orta yaş üstü biriydi, hatta Batman'in anne babasını da onun öldürdüğünü öğreniyorduk bu ilk filmde. Olay gerçekleştiğinde Bruce on küsür yaşlarında, Joker de yirmili ya da otuzlu yaşlarda falan. Pekiiii, bu filmde nasıl oluyor da Batman ve Joker aynı kuşak gibi olabiliyorlar?

"katilken de, kurbanken veya tanıkken de her birimiz başrolde olduğumuzu düşünürüz."

bruce waynenin ailesini hiçbirzaman joker öldürmedi o tim burtonun yorumuydu. batman begins ile batman serisi sıfırdan başladı, ilk batman filmi ile alakası yok o yüzden.

filmde beni tek rahatsız eden gotham city idi . olmamış hacı olmamış !!!

hepimiz aynı bokun lacivertiyiz
bruce waynenin ailesini hiçbirzaman joker öldürmedi o tim burtonun yorumuydu. batman begins ile batman serisi sıfırdan başladı, ilk batman filmi ile alakası yok o yüzden

Hmmm, peki.

"katilken de, kurbanken veya tanıkken de her birimiz başrolde olduğumuzu düşünürüz."

madx hayatımda bu kadar boş yorumlar okumamıştım, olaya yeni bi bakış açısı getirmişsin teşekkürler. Filmin sonuna doğru Batmenin neden kara şovalye olduğu, çizgiromanıyla nasıl bağdaşıyor, nasıl konu toparlanıyor, nasıl ilk filmde nefret ettiren herşey yolunu buluyor, bunu Batmeni sadece bi sinema filmi sananlar anlayamaz haliyle. Cep telefonu teknolojisi olayınıda -filmi nasıl izledin bilmiyorum- kaçırmışsın heralde, Fox'a hükümete çalıştığını söylediği bir kısım var uzun soluklu bi proje olduğu orda çıkıyor, bağlanıyor. Bruce Wayne çizgiromandan tutta önceki filmlere kadar hep çapkın bi karakter olmuştur bunuda bi araştır. Birde Batman'e hırsız falan kovalatmaya niyetlenmişsin, elbet jokeri düşüncek adam olmuş Batman neyine gitcekte o suça bu suça koşcak, elebaşlarına en tehlikelilerine gitcek, Spider-Man değil bu sokakta hoplaya zıplaya gezsin; biraz şu Batmen olayının mantığını, neden kara şovalye olduğunu falan irdele bence yorum yapmadan önce.

a.k.a Yosi

Filmi büyük bir talihsizlik sonu dublajlı olarak izledim.
Film çok hoşuma gitmedi. Birde orjinal izlemeyi planlıyorum. Beni Soğutan filmin dil seçeneğimiz bulmam lazım.

arkadaşlar bana saldırmayın beni rahatsız eden yerleri söyledim sadece ben uzman bir film eleştirmeni değilim. Cep telefonu olayı bana hala saçma geliyor. Çünkü dediğim gibi o en sonrdaki inşaattaki terörist avı sahnesinde nasıl oluyorda her noktayı rahatlıkla görebiliyor. Bi ortamı görebilmesi için orada ceptelefonu olması gerekmiyormu, cep telefonu sinyalleri gerekmiyormu.

Ben batman'in çizgi romanını hiç okumadım ama tüm filmlerini biçok kez izledim. Madem çizgi romana göre gidiyor söyleyin bakalım ilk batman filmindeki joker'in hikayesimi doğru yoksa bu yeni yapımdaki joker'in hikayesi'mi. Ayrıca şunu iyice anlayın, bu yeni batman filmlerinin konusu ne önceki filmlere göre nede çizgi romanlarına göre yazılmış, konular saptırılmış yeni bir hikaye çıkarılmış ortaya.

Cep telefonu konusu şöyle ki binadaki diğer herkezin cep telefonu olduğunu -rehineler vs.- veya sinyal veren telsiz tipi bir alet olduğunu düşünürsek, sonar teknolojisi bu şekilde görüntü sağlamış. Bunu tartışmakta saçma burası bilimkurgu zaten sorgulamaya gerek yok.

Çizgiromanlarını okuma incele, Batman bir film serisi değildir çizgiromandan filme uyarlanmıştır. İlk film hiç Batman değildi, şöyle ki o melankolik hava -crown vari tavırlar- hiç yoktu. Bu filmde kara şovalye mantığının anlatımıyla o hava yakalanmaya başlamış ancak Gotham hala başarısız.

Sana saldırmak amacıyla falan yazmıyorum bu yazıyı. Nadiren yorum yazıyorum. Yazmam için ya emek verilmiş birşeye saygı gösterilmemesi yada bilgisizce atıp tutulması kıstasının gerçekleşmesi gerekiyor. Yinede seni kırdıysam kusra bakma..

a.k.a Yosi

taktınız telefona.

Sevgi neredeyse, Tanrı oradadır..

Ve en sonunda Kara Şovalyeyi izleyebildim. Bu yorumun haricinde uzun uzadıya bir yazıyı çok fazlasıyla hak eden bir film.

Nolan'ın ilk Batman'ini fazlasıyla beğenmiştim fakat Tim Burton'ın ilk Batman'inin üzerine çıkamamıştı listemde. Ama bu film ilk Tim Burton uyarlamasınıda kat be kat geçti listemde. Kendi adıma, tek kelime ile mükemmel buldum filmi. Bir çizgiroman nasıl bir sinema başyapıtı olur Nolan resmen ders vermiş.

Film adına tek canımı sıkan nokta ve Tim Burton'ın Batmanlerini geçemeyen tek nokta, Gotham City'nin artık iyice "normal bir şehir" görüntüsüne dönüşmesi. Tim Burton filmlerindeki gotik atmosferden eser yok artık şehirde. Gene karanlık, gene tehlikeli ama New York gibi bir görüntüsü var.

Ama bu şehir durumu verilecek puandan anca yarım puan kırdırır daha fazla değil.

mümkün olduğunca hemen her filmi orjinal diliyle izleyen bana bu mükemmel filmi türkçe dublaj ile izleten sevgili film dağıtımcılarımıza can-ı gönülden teşekkür ederim. insanın zevkinin içine ancak bu kadar edilir.
hiç mi sinema sitesi takip etmezsin? hiç mi ekşisözlük okumazsın be sevgili dağıtımcı yetkilisi? bas-bas bağırıyor millet heath legder'ın performansı süperötesi, yıkılıyor, oscar'lık vs. diye. bu performans dublajla izlenir mi? hayır ben izlemek istemem. ve büyük çoğunlukta benle aynı fikirde sanırım.
denizli'de 3 ayrı sinema var ikişer salondan 6 ayrı salonda gösterime girmiş film ama bir tanesi dahi orjinal diliyle değil. nasıl bir anlayıştır bu anlamadım. sanırsam dağıtımcı kardeşlerim the dark knight'ı çizgi roman uyarlaması olmasından dolayı çocuk filmi sanmışlar.
hayır dvd'si erken çıkacak olsa bekleyecektim ama o da taa aralık'ta çıkacakmış kardeşim. dayanamadım, dublajlı izledim sonunda ama sırf joker'in "why so serious" demesini duymak için internetten TS sürümünü indirip bir daha izledim.
teşekkürler sevgili dağıtımcı, teşekkürler...

Dark Knight, film tarihinde Titanic ve Star Wars'dan sonra en fazla gişe hasılatı yapan üçüncü film.

Kaynak: Foxlife.com.tr

Çizgi romanlarına, çizgifilmlerine, eski dizilerine, eski filmlerine hiç bağlantı kurmadan, onlarla karşılaştırmaksızın ele aldığımda "Batman Begins" ile başlayan yeni yorumlama tarzı hoşuma gitti. Bir kere "The Dark Knight" filmi ile konu sağlam bir felsefeye oturmuş. Filmde bir süper kahramanın alışılageldik basit aşk hikayeleri dışındaki hislerini anlayabildik. Süper kahramana özenen ve onun gibi davranmaya çalışan insanları gördük. Bir süper kahramanı, her zaman insanları belalardan kurtarması dışında, toplumun kendi kendine kötülere ve kötülüklere karşı nasıl koruyabileceğinin yollarını ararken gördük. Bunu yaparken süper kahramanlık egolarından kurtulup, kendini hiçe sayabileceğini bile gördük. Bir psikopatın toplumda nasıl şekillendiğini, topluma nedenli büyük zararlar verebildiğini gördük. Normal yaşantılı, çok düzgün diye tanımladığımız insanların, zorluklar karşısında nasıl raylarından kolayca çıkabilecekleriniz gördük. Ölümsüz süper karakterlerin yanında, asıl kahramanlığın; olanca zenginlik içinde yaşayan sıradan bir ölümlü olmasına rağmen, sevdiği kızı bırakıp insanların geleceğini kurtarabileceğini düşündüğü adamı canı pahasına korumak olduğunu gördük. Gişe yapması için bir süper kahramana ihtiyaç bile duymayacak sağlam konusu olan bir film. Hatta filmin düşündürdükleri sosyolojik, felsefi bir kitaba konu bile olabilir.

Bir şeyin imkansız olduğuna inanırsanız, aklınız bunun neden imkansız olduğunu ispatlamak üzere çalışmaya başlar. Ama bir şeyin yapılabileceğine inandığınızda, aklınız onu yapmak üzere çözümler bulmanıza yardım etmek için çalışmaya başlar | Dr. David J. Schwartz
\
kaçık karakter epeyce dikkat çekmiş galiba
Bir şeyin imkansız olduğuna inanırsanız, aklınız bunun neden imkansız olduğunu ispatlamak üzere çalışmaya başlar. Ama bir şeyin yapılabileceğine inandığınızda, aklınız onu yapmak üzere çözümler bulmanıza yardım etmek için çalışmaya başlar | Dr. David J. Schwartz

İlk olarak bir kere değil defalarca izlemiş olmama hatta gün aşırı film müziklerini dinlememe rağmen (Like A Dog Chasing Cars tavsiyemdir) filmden ve yarattığı atmosferden asla sıkılmadım. Bence bir eserin başarısı da defalarca tadılmasına rağmen farkı bir tat vermesidir. The Dark Knight bunu kesinlikle başarıyor. Filmin övgüsünü, Joker'in ne kadar mükemmel bir anti kahraman olduğunu, Gotham'ın gotik atmosferini kaybettiği gibi defalarca yapılan eleştirileri ve her bir karesinden kusur bulan 'kusursuz' eleştirileri bir yana bırakırsak filmi daha iyi anlayabiliriz. Bir kere bu filmin bir Tim Burton değil bir Christopher Nolan yapımı olduğunu görererek gotik atmosfer aramaktan vazgeçebilirsiniz. Nolan, Batman'e özellikle gerçekçi bir yaklaşım sergilemiş ve bunu ilk filmle ziyadesiyle göstermiştir. Kabul edersiniz etmezsiniz ama gelmiş geçmiş en iyi Batman yorumlarından biri olduğu da şüphesiz. Anti kahraman Joker ise yine sinema tarihindeki en özel anarşist karakterlerden biri olmasına rağmen popüler kültürün içerisinde yerini almıştır. (Başka bir örneği için Tyler Durden) Ama bunda suçu karakterde aramamak lazım. Batman ilk filme göre daha yüzeysel olsa da bu filmde onun psikolojik durumunu daha iyi görebiliyoruz. Tüm bunların dışında filmin iyilik, kötülük gibi kavramlar adına önceki yapımların aksine bariz bir şekilde bir şeyler söylemesi ve filmin felsefi altyapısına bakış attığımızda bir kez daha hayran olabiliriz. Küçük ayrıntılarına takılıp filmi eleştirmektense büyük resme bakıp içeriğini görmek filme biçilen değer için daha isabetli olacaktır.

Chris Nolan benim en beğendiğim isimlerden bir tanesi. Henüz iki elin parmaklarını geçmeyecek sayıda film üretmişse de kendi ekolünü oluşturmuş bir isim. Çok zeki birisi. Neyi, nasıl yapacağını çok iyi biliyor. Daha çocukken büyük bir isim olacağı belliydi. Ardından bağımsız film Memento'yu çekerek yeteneğini cümle aleme gösterdi. Kardeşiyle beraber en iyi ikililerden birisi oldu ve bu başarısını her filmde devam ettirdi. Wachowskiler bile Matrix'ten sonra aynı başarıyı gösteremezken Nolanlar bunu her filmde gösterdiler. İlerleyen yıllarda -Batman'den sonra- daha iyi işlere, bizleri mest edecek filmlere imza atacağı kesin. Inception filmiyle zekasının uçsuz bucaksız olduğunu kanıtladı.

Batman Begins'le Batman'i dirilten ve ortaya iyi bir Batman filmi çıkaran Nolan, bu filmde çıtayı yükseltti doğal olarak. Filmi sevdim ama nedense çok büyük bir tantana yapıldı. Avatar'da da Inglorious Basterds'ta da Inception'da da neredeyse her sene, bir iki filmde böyle tantanalar oluyor. WB özellikle bunu çok iyi başarıyor. The Dark Knight'ı sevdim ama bir başyapıt değil, Avatar da başyapıt değil, Inception da... Öyle bir pazarlama anlayışları mevcut ki eskiden güvenebileceğimiz Imdb'de her film ilk ona girmeye başladı. Uygar Şirin buna çok iyi değiniyordu: "Imdb'ye bakarsak sinema sektörü 120 yılda aldığı yolun tamamını 4-5 yılda almış." Sözlüklerde, sitelerde, vs "başyapıtlar" gırla gidiyor. Bence Nolan henüz başyapıtını ortaya koymadı. Memento'nun hikayesi basit, kurgusu çarpıcı-etkileyici-sarsıcıydı. Insomnia orta halli bir polisiye. Prestige etkileyici bir yapım ama başyapıt değil. Batman Begins de TDK da Inception da öyle. Başyapıt izlenmek isteniyorsa Hitchcock, Godard, Dreyer vs yönetmenlerin filmleri izlenmeli. Bağımsız Amerikan filmlerinde de başyapıtlar mevcut. Hollywood'ta da var: Godfatherlar, Heat, .... diye gider.

Neyse konudan sapmayalım. TDK başyapıt değil. Olmasını isterdim ama değil. İyi bir devam, ama abartmamak gerek. Yukarıda bazı yorumlarda "Adı Batman ama Joker önplanda" falan denilmiş. Birinci filmde Nolan Batman-Bruce'a yer vermişti. Bu filmde de Joker'i önplana aldı. Gerçi Batman'in ruh haline de değiniliyor ama filmin yıldızı tabiki Joker. Burton'un filminde de öyleydi.

EKSİLERİ/OLMAMIŞLIKLARI:

1-Öncelikle film, birden çok hikaye anlatmaya yelteniyor. Bunu en son Sam Raimi denemişti SM 3'te.Kum Adam'dan Venom'a, Mary Jane - Peter Parker ilişkisinden Örümceğin karanlık tarafına, Sandman'ın hasta kızına ve çaresizliğine, Gwen - Peter ilişkisine, Eddie'nin kıskançlıklarına, Peter - Mary - Hanry aşk üçgenine, peter - Hanry dostluğuna kadar onlarca hikaye, onlarca olaya değinmişti Raimi. Yazarken bile yoruldum. Artık filmdeki halini bir düşünün. Zaten bu yüzden seri baştan başlatılıyor. Nolan Kardeşler de, Raimi Kardeşler gibi bir senaryo yazmışlar. Batman'in karanlık tarafı, Bruce-Harvey-Rachel aşk üçgeni, Joker, Gordon ile Harvey arasındakiler, vs vs vs Yani onlar da böyle bir hataya düştüler. Bunu Coppolla da başaramazdı. Bu kadar hikayeyi iyi bir şekilde anlatmayı. Zaten bakıldığında Godfather hikayesi üç parçaya bölünerek anlatıldı. İlk filme bir de ikinci filmi yerleştirseydi halen konuşulan bir başyapıt olmazdı. Nolanlar'ın en büyük hatası burada. Bu da seyir zevkini etkiledi doğrusu. Hatta filme vereceğim puanın düşmesinin en büyük nedeni bu.

2-Feribotların birbirini patlatmaması... Biliyorum, eksilik gibi görünmüyor ama bence öyle. Film boyunca Gotham'ın Batman'ı cüzzamlı gibi dışlamasını, daha sonra ondan yardım istemesini vs izledik. Kısacası iki yüzlü bir halk bu. Feribot sahnesinde birbirlerini patlatmaları gerekirdi. Bu hem filmin karanlığına daha da arttırır, hem de insanların gerçek yüzünü gösterirdi. (The Mist başarmıştı örneğin). Ama Nolan'ın feribotları patlatmaması filmin karanlığını sarsıyor.

3-İlk maddede belirttiğim gibi çok hikaye vardı. Bu kadar hikaye anlatmak, önemli bazı şeyleri geçiştirmeye neden olmuş. Bunların başında Batman-Bruce'un ruhsal durumlar var. Çok fazla gösterilmiyor, bir iki sahneden ve replikten sonra izleyiciye bırakılıyor ruhsal durumu. Bunun dışında Harvey Dent'in Two Face'e dönüş hikayesi çok gerçekçi olmamış. Bunun nedeni tabiki çok hikayeli senaryo. Harvey, Rachel'ı çok seviyordu ama onun uğruna temsil ettiği adalete karşı gelecek kadar mı? Şimdi çoğu kişi "evet" diyecek ama neden gerçekten basit kalmış. Eğer öyleyse bile Nolanlar bunu göstermediler. Yani ya büyük bir aşk vardı ama gösterilmedi, ya da büyük bir aşk yoktu. Her ikisi de aynı kapıya çıkıyor: Two Face'e dönüşüm daha inandırıcı bir nedene bağlanabilirdi.

Ne yazık ki tüm bunlar filmi ve seyirliğini etkiliyor. Keşke Nolan, Raimi gibi bir sürü hikayeye değinmeye çalışmasaydı. Umarım son filmde gene onlarca hikaye anlatmaz bize. Artılarını da sonra yazarım.

Puanım: 6,5/10

Hayat uzaktan bakıldığında trajedidir, yakından bakıldığında komedidir. Chaplin

pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.

Bu yazıyı rapor et. Kural dışı içeriğe rastladığınızda editörlerimize rapor ederek müdahale edilmesini sağlayabilirsiniz. (Hangi durumlarda rapor edebilirim?)

arama

bu site

Bu site hep beraber içerik üretip, gelirini paylaştığımız pillinetwork'ün bir parçasıdır.

son yorumlar

pilli ilan

coktutulan

Kategoriler

network siteleri