Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan 3ayak.org'da: "alexi lubomirski"


sinepil.org

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.
tuttum

orioncabbar | 16 Ağustos 2008 09:31 | 19 yorum var

the man from earth

the man from earth
the man from earth

bilim kurgu denince genellikle akla dev robotlar, mutasyona uğramış yaratıklar ya da kahraman - anti kahraman gelir. ama bilim-kurguyu bilim-kurgu yapan aslında, beslendiği alt metindir.

bu önermeden yola çıkarak, belki de şimdiye kadar çekilen bilim kurgu filmler arasında maliyeti en düşük, kadrosu en minimal bir filmden bahsetmek istiyorum, the man from earth. senaryosu, 60'lı yıllarda Star Trek, Fantastic Voyage gibi tv dizilerinin (bazı) bölüm senaryolarını yazan Jerome Bixby'ye ait. filmin, şahsi kanaatimce, en ilginç tarafı 87 dakika uzunluğundaki filmin size 10 dakika sürüyor gibi gelmesi. aksiyondan hoşlanmayan bilimkurgu severlere duyrulur.

neredeyse tüm kadro!
neredeyse tüm kadro!


Etiketler: , , , , , , , , ,

Yorumlar

Mükemmel bir filmdir. Kendinin ölümsüz olduğunu söyleyen bir profesör ve diğer profesörlerin onun bu argümanını çürütmeye çalışmasını konu alır. Mükemmel bir film için büyük bütçelere gerek duyulmadığının kanıtıdır. Bu film ayarında bir de 12 Angry Men filmi vardır. İzlenilmesi gereken filmler.

Bence tüm zamanların en iyi kurgu filmi. Gece yarısı yatmak üzere hazırlanırken konusuna bakmak için açtığım filmi bitene kadar merakla seyrettiğim bir filmdir. Filmin bütçesine gelince hiç denecek kadar az olan bir film. İçinde bir şömine bir kanepe olan kulübede geçer. Sanki bir filmin konusunu tartışan senaristlere benzer akıcı bir sohbet ortamı olan film ve bence kurgu seven sevmeyen herkesin seyretmesi gereken bir film.

Hayatımın filmidir kendisi. Kesinlikle izlenilmesi gereken bir başyapıt. Ucuz fiyata da film yapılabileceğinin en iyi örneği... İlk yorumda belirtildiği üzere 12 Angry Men tarzında ve ikisi de iyidir.

Sinemada alt metinin, diyaloğun ve ana temanın arkasındaki felsefenin işleyişinin öne çıktığı... bu kadar basit ve hatta neredeyse amatörce görünen görüntülerin hiç batmadan seyirciyi sürükleyen bir film nasıl yapılır sorusunun cevabı niteliğinde bir film! Sinemada zekice ve düşünülerek yazılmış diyalogları seven biri için bulunmaz hint kumaşı değerinde; ve tekrar tekrar izlenebilir. Zannedersem aslen bir tiyatro oyunundan adapte edilmiş (ki 12 Kızgın Adam da böyledir)... o nedenle bir durağanlık hissediliyor; fakat bu sadece mekansal.

...zeynox...

Arkadaşlara hak veriyorum, çok iyi bir film...

orioncabbar ve yorumcu arkadaşlar filmin çoğu özelliğini ve güzelliğini anlatmışlar. Ancak, alt yazı okumaktan ve dini teorileri düşünmekten, teatral sahneleri izlemeye pek fırsat kalmadığını da kişisel dipnot olarak düşeyim. Sadece tespit.. :)

Tekrar izlesem bile sıkılmayacağım nadir filmlerden birisi.Uzatılmış versiyonu olsada tekrar tekrar izlesek.

benim için de gerçekten unutulmayacak filmlerden birisidir.
bir insanın hayal gücü(?)nün karşısında nasıl çaresiz kaldığı hala cevaplayamadığımız bu kadar çok gerçeğin arasında yaşamak, bir virgülünü bile değiştirdiğimizde darmadağın olan insanlık tarihi...
kesinlikle izlenmeli

olsa da izlesek hakkaten pyro :)

E nasıl izleyebiliriz peki?

"İnsanlar önce kelimeleri öğrenirler, sonra da anlamlarını."

şimdi merak ettim böyle yorumların üzerine, bu haftasonu bulup izlemek düşer bana artık :)

http://aycanindukkani.blogspot.com ... http://dunyayikurtarankadin.blogspot.com

@exorientelux

Filmin yapımcısı torrent ile filmi paylaşanlara ve indirenlere teşekkür ediyor. Yani torrent yoluyla rahatlıkla bulup indirebilirsin. Fakat altyazı kısmında biraz sıkıntılar çıkabilir, elle ayarlama yaparak uydurursun.

Filmin yapimcisi, ortaya koydugu parayi muhtemelen katbekat kazanmistir ki, torrent ile indirenlere tesekkur ediyor.

filmin hikayesi ise cok basarili.
zeitgeistten once ya da sonra izlendiginde, uzatilmis versiyonunu izlemis havasi yaratiyor.

Bu film gerçekten çok zekice yazılmış. Ne kadar bilirsen o kadar sorarsın yada tersi mantığından yola çıkan basit ama etkili repliklerle tek plan ama iyi kurgu ile kurtarılmış bir film. Senarist neler yapıyor çok iyi bir örnek.

Doğrusu ben beğenmedim. Hatta sıkıcı buldum.

İyi film yapmanın okadar çok para gerektirmediğine güzel bir örnek. Tavsiye olunur.

biOss.deviantart.com

şuanda azureus'u maksimumda ve sadece bu filmin inmesi için harcıyorum. Çok merak ettim harika bir film bulmuş çıkarmışsın arkadaşım, en azından farklı bir bakış açısına sahip olduğu kesin, bide tiyatro oyunu dediniz ya, işte benim bittiğim an o andır :)

I want to hear the scream of the butterfly. The Doors-Jim Morrison

hikaye çalıntıdır. Çocukken TRT 1 de "alacakaranlık kuşağı" diye bir dizi vardı, oradan izlediğim bir bölümün genişletilmiş ve değiştirilmiş bir versiyonu.

NOT: Alt taraftak yazıyı filmi izlemeyenler okumasın.

dizide gençbir çocuğun (15-18 yaş arasıydı sanırsam) filmdeki gibi sürekli yer değiştirerek yaşamına devam etmesi konu alınıyordu.
Çocuk ölüm ilanlarından aileleri buluyor ve onların çocuğu gibi yaşıyordu,yaşlanıncada değişiyordu
Daha sonra bir roman okudum, daha doğrusu o romanın adının geçtiği geniş bir makale türkçesi yok hollandalı bir adamın kitabı.
Kitap bu hikayeyi gerçekleştirme çabası içiner giriyordu,
sarışın açık teli miyon tipli bir kişinin tarihte çizdirdiği portleri ele alıp o kişilerin aynı çocuk olduğunu idda ediyordu. çocuk çok zengin bir yazılım şirketinin sahibi diye belirtiliyordu ve bir asilzade olarak kendini tanıttığı idda ediyordu, roman yazıldıktan sonra çocuk kayboluyor tabikide.
sonuçta sinema filmi olarak güzel ve farklı bir açıdan aktarılmış,ama alaca karanlık kuşağının hakkını vermek lazım her bölümü bi filmin konusu olacak nitelikteydi.

I want to hear the scream of the butterfly. The Doors-Jim Morrison

filmi izledikten sonra ilk tepkim 'aman o kadar da iyi bir film değil' olmuştu. ama üzerinde düşününce senaryonun çok zekice yazılmış olduğunu anladım. özellikle buda'nın öğretilerini anadolu'ya getirmesi, dokunmayla iyileştirme yönteminin mucize olarak algılanması kısmı aklımda kalan ayrıntılardan biri. üzerinde düşündükçe neredeyse ben bile inanacağım böyle bir insanın var olduğuna =)

ironik blog freedom is just another word for nothing left to lose..

pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.

Bu yazıyı rapor et. Kural dışı içeriğe rastladığınızda editörlerimize rapor ederek müdahale edilmesini sağlayabilirsiniz. (Hangi durumlarda rapor edebilirim?)

arama

bu site

Bu site hep beraber içerik üretip, gelirini paylaştığımız pillinetwork'ün bir parçasıdır.

coktutulan