Filmi gösterime girdiği gün izledim ve halâ yeniden izlemek için fırsat kolluyorum, iki şehir arasında mekik dokuduğum için bu isteğim sanırım bu hafta sonu gerçekleşecek...
Tek kelime ile sıkılmadan izleniyor, yönetmenin gece nöbeti ve ardından gündüz nöbeti filmlerini izleyen kesim karşısında ne tür espriler olacağını bilerek koltuklarına yerleşmiştir kesin, ancak o gürûhta olmama rağmen ben bile çoğu küçük detaydan büyük haz aldım -kahramanın sürekli özür dilemesi, filmin sonunda perdeden "naber" diye bana laf atması, klavye tuşları ile beliren kelimeler...- aldım da ne oldu? Yine yine izlenecek, dvdsi alınıp iki diskli özel versiyonu çıksa da keyfe gelsek denilecek bir film oldu ne olacak.
Dövüş Kulübü veya Matrix ile yakınlıkları konu değil duygusal anlamda olduğu için izleyicinin gözüne batmıyor ayrıca, yönetmen "ben bu filmleri en az 10ar kez izledim; farkediliyor mu?" diye izlenemeyen kodlar yerleştirmiş sanki film makarasının içine. Benzetiyorsunuz veya aynı hazzı alıyorsunuz ama yakıştıramıyorsunuz?
Son yılların başyapıtı değil ancak son yılların -taa Matrix den bahsediyorum ha- en hoş aksiyon sahneleri benim için. "ÇRda kalem ve kağıt ile ne yapılıyorsa beyaz perdeye aktarıyoruz! OK?" demiş adam ve herkes geçmiş işinin başına, çok büyük keyif aldım da ondan mı bu kadar hayranım bu filme bilemiyorum...
Neyse izleyin izlettirin...