Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan torpilli.com'da: "Hafif'te Tutulmanın 10 Kuralı (Hafiften tüyolar-1)"

sinepil.org

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.
tuttum

queennothing | 07 Temmuz 2008 10:29 | 12 yorum var

Yumurta

\

1963 yılında İzmir’de doğan Semih Kaplanoğlu, Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sinema Televizyon Bölümü'nden mezun oldu. 2000 yılında ilk film projesi “Herkes Kendi Evinde” ve 2004 yılında ikinci projesi “Meleğin Düşüşü”nü sinemaseverlerle paylaştı.
Çeşitli reklam ajansları, dergiler, belgeseller, TV programlarında önceleri “asistan”, sonra ise “yapımcı” ya da “yardımcı yönetmen” olarak bulunan Kaplanoğlu, ‘Türkiye’deki sinema endüstrisinin içindeki heyecana yetmeyeceğini’ söylüyor.
2007 yılında Kaplanoğlu, 3. sinema filmi “Yumurta”yı sundu. Kaplanoğlu’nun yazıp yönettiği “Yumurta”, sadece Türkiye’de değil, bir çok ülkede ilgi çekti.

Kaplanoğlu’na Sevilla Film Festivali’nde “Eurimages Ödülü”, Estoril European Film Festivali’nde “İkinci Film Ödülü”, Eurasia International Film Festivali’nde “NETPAC En İyi Asya Filmi Ödülü”, Valdivia Uluslararası Film Festivali; Fajr Film Festivali ve Bangkok World Film Festivali’nde “En İyi Yönetmen” ödüllerinin sahibi oldu. Ayrıca film, Seul Uluslarası Film Festivali, 27. Uluslararası İstanbul Film Festivali, 40. Siyad Ödülleri ve 44. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde de ödül aldı.

\

Uluslarası bir çok festivalde gösterilen filmin konusu şöyle;
Şair Yusuf, İstanbul’da bir sahaf dükkanının sahibidir. Annesinin ölüm haberi üzerine çocukluğunun geçtiği kasabaya gider. Boş bulacağını sandığı eve gidince 5 yıldır annesiyle yaşayan Ayla ile karşılaşır. Üniversite sınavlarına hazırlanan Ayla, kendi halinde, saf ve iyi yürekli bir insandır. Birkaç gün kasabada kalan Yusuf, Ayla’dan Zehra annenin bir adağı olduğunu ve bu adağın gerçekleştirilmesi gerektiğini öğrenir. Kendine ait inançları ve İstanbul'lu yaşamı olduğunu bilen ama aslında kendi içinde kaybolan, gelgitler yaşayan Yusuf, annesinin ona bıraktığı değerlerin farkına geç varacaktır.

\

Nejat İşler ve Saadet Işıl Aksoy’un başrollerini paylaştığı “Yumurta”, aslında bir ‘üçleme’nin son filmi. Kaplanoğlu, projeyi şöyle açıklıyor; “Adları sırasıyla 'Bal', 'Süt' ve 'Yumurta' olan üç uzun metrajlı film projesinden oluşan kronolojik üçlemeyi çekmeye son hikaye 'Yumurta' ile başladım.. Ki gösterimler de 'Yumurta', 'Süt' ve 'Bal' olarak geriye doğru programlanacak.”

\

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , ,

Yorumlar

çok övdüler de izlemedim hala nasıl iyi mi?

süt'le bal da geliyomuş.hadi bakalım kahvaltıya yetişsin bari

Kaplanoğlu, "Yumurta"nın senaryosunu yazarken "Apu Trilogy"den etkilenmiş. "Apu Trilogy", Sajyajit Ray'in eseridir.
Ming-liang Tsai de, Kaplanoğlu'nun etkilendiği bir diğer isimdir.

Bunları da bugün öğrendim, yazayım dedim.

"ödüllü filmse gitme!" sözü Yumurta için de geçerli...ne anlattıkları anlaşılmayan ama katıldığı Film Festivallerinden mutlaka ödül bir ödül çıkaran bir film...gözlerime yazık ki bu filmi izlemek için yorm uşum

İzledim ya berbattı ödül alacak bişeyi yok yani öyle

genelde yorum yazmam ama bu film için yazacam. Hayatımda izlediğim en sığ film sanırım. Durağan film yapmak nuri bilge ceylan'nın işi kardeşim, başkası yapmasın olmuyo lütfen. biz ne korku filmi nede durağan film yapabiliyoruz. sinamada izlediğime lanet ettiğim sanırım ilk film. Verdiğim paraya, harcadığım zamana yazık...

Ben Türkiyede son zamanlarda yapılan filmlerin çoğunu pek başarılı bulmasam da, özellikle yerel meselere el atan filmlerin bir kısmının iyi yapldığını düşünüyorum. Popüler kültürün bize adeta bir hap gibi sunduğu çabuk ve kolay anlaşılır olanmainstream yani anaakım sinemadan, temposu, anlatım tarzı kurgusu, vs. bakımından farklı ve hikaye anlatmak yerine durum anlatmayı seven filmlerden biri olan Yumurta- eksikleri olsa da- bunlardan biri...

süpriz yumurta

mı acaba içinden ne çıkıyor

sanatsal yönünü değerlendiremeyeceğim ama son derece durağan ve tatsız.

ismail yk dinliyorum gözlerim kapalı.

Kaplanoğlu'nun "Yumurta", "Bal" ve "Süt" üçlemesinin ikinci filmi "Süt", bu sene Venedik Film Festivali'nde yarışıyor. Başrollerde Başak Köklükaya ve Melih Selçuk yer alıyor.

ikinci izleyeşimde annem sürekli kızım niye bu kadar sessiz diye sorunca kızıp anne işte sanat filmi yahu deyip 15 dakika sonra dvd playerın sesinin kapalı olduğunu fark ettim.

ismail yk dinliyorum gözlerim kapalı.

pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.

Bu yazıyı rapor et. Kural dışı içeriğe rastladığınızda editörlerimize rapor ederek müdahale edilmesini sağlayabilirsiniz. (Hangi durumlarda rapor edebilirim?)

arama

bu site

Bu site hep beraber içerik üretip, gelirini paylaştığımız pillinetwork'ün bir parçasıdır.

coktutulan